El işlerinin şaşırtıcı serüveni

Kadınları evcimenleştirip toplumsal cinsiyet rollerini pekiştirdiği varsayılan tığ işi, nakış, örgü gibi uğraşlar nasıl oldu da bir direniş aracına dönüştü? El işlerinin şaşırtıcı serüveninin peşine takılıyoruz.
Yazı: Seda Yılmaz
Ellerimizi en çok akıllı telefonlarımızı tutmak için kullandığımız bugünlerde el emeği, zanaat gibi kavramlar da nostaljik çağrışımlarla anılır hâle geldi. Bu uğraşların "nesli tükenmekte olan bir tür" muamelesi görmesi ise kapitalizm tarafından kullanılan birer etikete dönüşmekten kaçamamalarını beraberinde getirdi. Artık seri üretimden çıkan ürünlerin üzerinde bile "el emeği" ibaresini görebiliyoruz. Öte yandan gitgide dijitalleşen dünyada eller, günden güne kıymete biniyor. Ellerin daha ziyade üretmeye ve yaratmaya yaradığı zamanlara duyulan özlemin alameti olabilir bu.
Aslına bakarsanız, elle üretilen nesneler arasında da bir hiyerarşi var. Bir marangozun yaptığı masa değersiz sayılmazken bir kadının el emeğiyle işlediği iğne oyası pek de itibar görmez. Dikiş, nakış, örgü gibi uğraşlar “kadın işi” olarak kabul edildiğinden, hep arka planda kalmıştır. Çağlar boyunca kadınların geri plana itilmesiyle yakından ilgili bu durum. Kadınlar görmezden gelindikçe, onların uğraşları da gündelik hayatın “altı üstü” kategorisine hapsedilir. "Altı üstü nakış işte!"
Bunları düşünmeme, 28. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin tanıtım filmi sebep oldu. Filmde saçları ağarmış bir kadını parmağında yüksük, elinde iğne iplikle dikiş dikerken görüyoruz. Sonunda üzerinde “Benzersiz kadınlar benzersiz hikayeler” yazan renk renk desenli bir yorganı sırtına atıyor. Yorganın alt kısmında kocaman gözlerini bize dikmiş komik bir örümcek motifi çarpıyor gözüme.
Yunan mitolojisinde, ölümlülere el işlerini öğreten baş tanrıça Athena, kendisiyle rekabet etmeye kalkışan bir ölümlü olan Arakhne’nin dokumasının güzelliği karşısında öylesine öfkeye kapılır ki Arakhne’yi örümceğe dönüştürür. Böylece Arakhne, durmaksızın ağ örmekle cezalandırılmış olur. İp eğirme, dokuma, örgü gibi uğraşların eski çağlardan beri kadınlarla bağdaştırıldığını gösterir bu.
Uçan Süpürge’nin tanıtım filmi, burun kıvrılan el işlerine itibarını iade ediyor bence. Kadınların ilmek ata ata oluşturdukları kadınlık mirasına tatlı bir katkı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
15 dilden, doğa olaylarını algılayış biçimimizi, kozmos ile kurduğumuz bağları anlatan 15 farklı kelime üzerine düşündük. El işlerinin şaşırtıcı serüvenini, bir direniş aracına dönüşen dikişin yolculuğunu inceledik.
07 Haz 2025

İLGİLİ OKUMALAR


