Hasçelikler, evcilik ve oyun

Ne anlattıkları, nasıl anlaşıldıkları, hangi amaçla, ne çeşit temsiller kurdukları bir yana, Hasçelikler’in her türlü sosyo-politik analizi aşan bir tarafı var. İçimizdeki nostalji arzusunu harekete geçiriyor, bizi güldürüyor ya da kızdırıyor olabilirler. Ama her şeyin ötesinde hayatın yaşamaya değer, keyifli, basit ve oyunsu yanını hatırlatmaları çok güzeldi.

Yazı: Deniz Dursun

Belkıs TV ekibinin tanımadıkları birinin düğününe farklı personalara bürünüp gitmeleriyle başlayan Hasçelikler and The City, 12 Haziran’da final yaptı. Hem de yine bir düğünle.

Final bölümü için organize edilmiş bu meşhur düğün, bölüm yayına girmeden haftalar önce, influencer'ların davet edildiği sponsorlu bir etkinlik olarak sosyal mecraları çalkalamaya başlamış, kimileri tarafından gerçek sanılmıştı. Oyunculardan Deniz Gökkan, yani düğünün damadı Uğur, sosyal medya hesabında akrabaları için “Gerçekten evlenmedim. Dizi çekimiydi. Lütfen annemi arayıp tebrik etmeyin” şeklinde bir duyuru bile yaptı. O sırada ben de çok yakın bir arkadaşımdan şöyle bir mesaj almıştım:

“Sude Belkıs düğüne gitmiş, gördün mü? Gerçek hayatta da öyle giyinmesi tuhafıma gitti biraz.”

Sanırım Hasçelikler’in kurmacayla gerçek arasındaki o ince çizgide dolaştığını daha iyi anlayamazdık.

Hasçelikler’i izlemek evcilik oynamak gibi bir şey. Bize klasik anlatı yapısından uzak, kontrollü bir serbestlikle kurulmuş bir oyun alanı sunuyorlar. Kurallar var ama bir yandan sürekli ihlal ediliyor. Oyuna katılan hiç kimse rol yaptığını gizlemiyor. “Bakın, biz oyun oynuyoruz” diyorlar ve biz, kurallarını bildiğimiz bu oyunun içine çekiliyoruz.

Tiyatronun ve anlatının tarihi boyunca oyun, sadece eğlence ya da temsil biçimi değil; aynı zamanda bir düşünme, deneme ve anlamlandırma alanı olarak işlev gördü. Dijital mecraların sunduğu doğrudanlık ve katılımcı kültürle birlikte bu oyun alanı giderek daha geçirgen, daha karmaşık bir yapıya büründü. Hasçelikler de günümüz Türkiyesi’nde internette doğmuş bir anlatı dizisi olarak bu geçirgenliğin güçlü bir örneği aslında.

  • Gücünü kurmacadan alsa da sahicilik duygusu taşıyor. İzleyiciyi hem dışarıda bırakıyor hem de içeride hissettiriyor.

Donald Winnicott, oyunu bireyin iç dünyası ile dış gerçeklik arasında kurduğu bir "ara alan" olarak tarif ediyor. Bu, kişinin oyun oynadığı esnada kendi deneyimlerini işlerken dış dünyayı da prova etmesi demek. Hasçelikler’in kurduğu oyun alanı da buna benziyor. Rollere giriliyor, kişiler taklit ediliyor, ilişkiler teste tâbi tutuluyor. Evciliği andıran bu yapı, hayatın içindeki rollerin yeniden canlandırıldığı bir çerçeve sağlıyor. Karikatürize edilen bu roller, gerçeği silikleştirmediği gibi aksine, daha da keskinleştiriyor.

  • Kadın, aile, mahalle baskısı ve sınıf gibi olgular izleyiciye birer temsil olarak sunulurken aynı zamanda o temsiller yerinden ediliyor.

Sude Belkıs, Hasçelikler’in final yapacağını ilk duyurduğunda bu kararı desteklemeyen coşkulu bir kalabalık vardı. Kimileri kendini o kadar "oyunun parçası" hissetti ki, öznesi olduğu bir konuda ona söz hakkı tanınmamış birinin hırçınlığını sergilediler. Hep birlikte kurulmuş bu oyunun bitip gitmesini istemiyorlardı. Peki bu oyunu, diğerlerinden ayıran neydi? Neticede oyun oynamayı sevsek de her oyun bir değildir. Bazıları öne çıkar.

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🖋 Billie Eilish notları, 'Gibi'ye veda

Viyana'daki Billi Eilish konserini izledik, izlenimlerimizi aktardık. Bir fenomene dönüşen absürt komedi "Gibi"nin ekranlara vedasının ardından karakterleri ve dizinin hikayesini andık. Hasçelikler'in düğününe baktık.

16 Haz 2025

İLGİLİ OKUMALAR