Üç gün etkisi

1980’ler boyunca rafting eğitmenliği yaptıktan sonra Salt Lake City’de sahaflığa geçiş yapan Ken Sanders’ın zihninin işleyişinde fark ettiği bir değişliklik, bilim insanlarına yeni bir araştırma alanının kapılarını açtı: Üç gün etkisi. Sanders, yaban alan gezilerinin üçüncü gününde duygu ve düşünce durumunda bir dönüşüm gözlemlemişti: Zihni sakinleştiren, algıyı keskinleştiren, zamanı ve mekanı yavaşlatan bir bilinç durumu…
Yazı: Deniz Aytekin
1980’ler boyunca rafting eğitmenliği yaptıktan sonra Salt Lake City’de sahaflığa geçiş yapan Ken Sanders’ın zihninin işleyişinde fark ettiği bir değişliklik, bilim insanlarına yeni bir araştırma alanının kapılarını açtı: Üç gün etkisi. Anarşist çevre korumacı ve yazar Edward Abbey’nin de yakın arkadaşı olan Sanders, yaban alan gezilerinin üçüncü gününde duygu ve düşünce durumunda bir dönüşüm gözlemlemişti: Zihni sakinleştiren, algıyı keskinleştiren, zamanı ve mekanı yavaşlatan bir bilinç durumu…
Sanders, bu dönüşümü her seferinde üçüncü günde yaşadığını tespit ettikten sonra gözlemini Utah Üniversitesi’nde nörobilimci ve cep telefonlarının beyin ve dikkat üzerindeki etkileri konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından David Strayer ile paylaşarak “üç gün deneyleri”ni başlatmış oldu.
Doğanın iyileştirici gücü, insanlığın başlangıcından bu yana kayıtlara geçirdiği bir olgu ancak bu iyileşmenin tam olarak ne zaman ve nasıl yaşandığını tespit etmeye soyunan Strayer, 2012 yılında gönüllü bir grubu, yanlarında teknolojik hiçbir eşya olmadan üç günlüğüne doğada kamp yapmaya yolladı ve bu deneyimin öncesinde ve kamp dönüşünde katılımcıların yaratıcı düşünme testi puanlarında ortalama %47’lik bir artış olduğunu gözlemledi. Bunun üzerine bu alanda daha fazla araştırma ve deney yapılmaya başladı.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yapılan tüm tatil planları bir yana boş boş gezmenin, plan yapmadan yollara düşmenin faydalarını listeledik. Doğa tatillerinin beyin üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalara baktık, bir seçki hazırladık.
20 Tem 2025

İLGİLİ OKUMALAR


