Düşmanlığı öğretmek
Son dönemde İsrail'de, Filistinlilere "hayvan" muamelesi yapılması gerektiğinden Gazze'ye atom bombası atılabileceğine, Filistinlilere tecavüzün "hak" olduğundan aç-susuz bırakmanın "önemi"ne Filistinlileri insani özelliklerinden yalıtan pek çok söyleme şahitlik ettik. Peki bu söylemler İsrail toplumunun ciddi bir bölümünde nasıl karşılık buluyor? Cevabı eğitim sisteminde yatıyor olabilir.
Yazı: Kavel Alpaslan
İsrail’in Gazze’deki soykırım savaşı ile birlikte pek çok kan dondurucu ifade işittik. Hükümetin en üst kademelerinden sıradan TV yorumcularına, yapılan çoğu açıklama Tel Aviv’in savaş politikasına paralel bir şekilde Filistinlileri "insani" özelliklerden yalıtılmaya yönelikti.
Yeri geldi bir bütün olarak Filistinlilere "hayvan" muamelesi yapılması gerektiği söylendi, yeri geldi Gazze’ye atom bombası atılabileceği dile getirildi, yeri geldi aç-susuz bırakmanın "önemi" vurgulandı. Hatta Filistinlilere tecavüz edilmesinin doğru olup olmadığı bile mecliste "tartışma konusu" oldu; cezaevleri kapılarında ve meclis koridorlarında açık açık "tecavüz talebi" dile getirildi.
İnsansızlaştırmayı pratikte mümkün kılan şüphesiz ABD öncülüğünde İsrail’e tanınan uluslararası dokunulmazlık. Ancak işin daha da korkunç kısmı "içeride" saklı. Çünkü sözünü ettiğimiz yaklaşım, İsrail toplumunun da önemli bir kesiminde karşılık buluyor. Peki ama tüm vahşetiyle Filistinlilere yönelik bir soykırım nasıl "gerekli" ya da "kaçınılmaz" gösterilebiliyor? İnsansızlaştırma ile şekillenen bilinçleri nasıl inceleyebiliriz?
Bu doğrultuda Siyonist eğitim sisteminin köşe taşlarını incelemek, kitlesel imha ya da tecavüz "hakkı" gibi barbarca yaklaşımların nasıl toplumsal söylemde normalleştirildiğini anlamlandırmamızı kolaylaştırabilir.
NEREDE YAYIMLANDI?
Suriye'de yeniden başlayan çatışmalar, Gazze'de açlık krizi, İsrail toplumunda nefretin kaynağı, Güney Kafkasya'da yeni cepheler, beyaz yakanın mizahi temsili ve Türkiye'de gençlerin iş arama deneyimleri.
24 Tem 2025

İLGİLİ OKUMALAR



