Barınamıyoruz Hareketi anlatıyor

Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Cevizlibağ Atatürk Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşanan taciz olayları, KYK yurtlarındaki sorunları yeniden gündeme getirdi. Barınamıyoruz Hareketi, öğrencilerin yaşadığı hijyen, güvenlik ve barınma sorunlarını Aposto’ya anlattı.

Haber: Melisa Gülbaş

öğrenciler, hijyen eksikliğinden güvenlik sorunlarına, yetersiz barınma koşullarından ekonomik zorluklara kadar pek çok sorunla karşı karşıya.

İstanbul Cevizlibağ’daki KYK'ya bağlı Atatürk Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşanan taciz skandalı ise bu sorunları yeniden gündeme getirdi.

Ne olmuştu? Yeni üniversite dönemi için yurda geri dönen öğrenciler, yaz tatili sırasında odalarında ve kilitli dolaplarında bıraktıkları eşyalara zarar verildiğini gördü. Öğrenciler, yazın yurtta tadilat yapıldığını ve tadilat yapan işçilerin odalarına girerek valizlerini karıştırdıklarını, bazı eşyaları çaldıklarını, dolaplardaki kilitlerin kırıldığını söyledi.

  • Ayrıca görüntülerde, öğrencilerin kapı ve dolap kilitlerinin kırıldığı, kadın öğrencilerin iç çamaşırlarının çekmecelerden çıkarılıp kalemle üzerlerine çizimler yapıldığı ve işçilerin öğrencilerin odasına kondom bıraktığı görülmüştü.

Yurttaki taciz skandalı sonrası iki müdür ve bir müdür yardımcısı görevden alındı.

Ancak öğrenciler ve Barınamıyoruz Hareketi, bu tür olayların bireysel yöneticilerle sınırlı olmadığını, KYK yurtlarının yapısal sorunlarının üzerini örttüğünü söylüyor.

Barınamıyoruz Hareketi: ‘Yurtlarda yemeklerden yabancı cisim çıkıyor, asansörler sürekli bozuluyor’

Barınamıyoruz Hareketi’nden Ebru, KYK yurtlarında öğrencilerin en temel sorunlarının barınma koşullarının yetersizliği, yemeğe, temizliğe ve düzene dair hijyen sorunları ve güvenlik olduğunu söylüyor. Öğrenci yorumlarında en çok yemeklerde çıkan yabancı cisim şikayeti geldiğini söyleyen Ebru şöyle devam ediyor:

“Çoğu yurdun mutfağında hijyen koşullarının yetersizliğine dair büyük bir sorun olduğunu sıkça gelen yemek fotoğraflarıyla anlamıştık. Aynı zamanda bakımı tamamlanmamış ve sıkça bozulan asansör şikayeti de oldukça sık geliyordu.”

Ebru, öğrencilerden KYK yurtlarına dair güvenli alan eksikliğine dair pek çok şikayet geldiğini de söylüyor:

“Yurt çevresinden ve hatta yurda girmeyi sağlamış failler tarafından tacize uğrayan birçok kadın var. Kadınların giriş-çıkış saatiyle ilgilenen güvenlikler erkeklerin yurt çevresinde ve içinde kadınları taciz edebilmelerine göz yumuyor.”

Bu tür olayların bireysel yöneticilere indirgenmesinin aslında yapısal sorunların üzerini örtmek anlamına geldiğini söyleyen Ebru, “Bu sorunun kaynağının birkaç yöneticiden ibaret olmadığını biliyoruz. Bu olay her gün öğrencilere reva görülen insanlık dışı koşulların yansımasıdır” diyor.

‘2023’ten beri Cevizlibağ’dan bize çok fazla şikayet geliyordu’

2023'ten itibaren Cevizlibağ Atatürk Kız Yurdu'na dair Barınamıyoruz Hareketi’ne ulaşan pek çok şikayet olduğunu belirten Ebru, bunları şöyle sıralıyor:

“Depremzedelerin yerleştirilebilmesi adına öğrencilerin zorla yurttan tahliye edilmesi. Çıkmamakta direnen öğrencilerin eşyalarının habersizce çöp poşetine koyulması,

Yemekten tırtıl çıkması,

Zeren Ertaş adına yapılacak yürüyüş için çıkılacağı sırada, öğrencilerin polis tarafından yurdun içinde durdurulması,

Asansörün 7. kattan -1'e düşmesi,

Odanın içindeki dolabın düşmesi.”


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🥷 Gençliğin radikalleşmesi, domino etkisi

Filistin'i tanıma kararları, Latin Amerika'da gerilim, Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Mads Christensen ile röportaj, KYK yurtlarında barınma sorunu, gençlerin radikalleşmesi.

26 Eyl 2025

🥷 Gençliğin radikalleşmesi, domino etkisi

İLGİLİ OKUMALAR