‘Mizah ekonomisi’ üzerine

Bir espriyi anladığınız o “jeton düşme” ânını düşünün. Psikoloji çalışmalarıyla sabit ki bu durum beynin ödül sistemini harekete geçiriyor. Hayatın en büyük zorlukları karşısında gülme yeteneği; gücün, umudun ve insanlığın meydan okuyan ruhunun bir ifadesi. Bunu suç kapsamında konuştuğumuza inanmak çok güç.

Yazı: Ümit Alan

Mizah ekonomisi deyince, “Ünlü komedyen klasik araba koleksiyonuna yeni bir parça ekledi” gibi magazinel bir yerden girmem beklenebilir. Hiç derdim değil, helali hoş olsun. Küçük mekanlarda sahne alan komedi emekçilerinin ekonomik sıkıntılarından da bahsetmem beklenebilir. Bunu dert ederim belki ama şimdi değil. Karikatür dergilerinin, bugünün mizah ekonomisinde bir karşılığının olmaması gibi eski bir tartışmayı, yeni medya dinamikleri üzerinden açmam beklenebilir. Bunu zamanında yazmıştım; tekrara düşmek istemem. Komedi filmlerinin sinemalarda neden eskisi kadar gişe yapmadığı konusunda bir analize de girmeyeceğim. O bilet fiyatları ve salon şartlarıyla, bu ekonomide birkaç cümlelik yazı olur, hiç lüzum yok.

“O zaman bu yazı, nasıl bir mizah ekonomisi yazısı olacak?” derseniz pası Terry Eagleton’dan alıp, topu Sigmund Freud’a yuvarlayacağım. Eagleton, Mizah isimli kitabında şöyle anlatır:

“'Espriler ve Bilinçdışı ile İlişkiler' kitabında Sigmund Freud, şakaların normalde bazı sosyal açıdan esas olan engelleri sürdürmeye harcadığımız psişik enerjinin serbest bırakılmasını temsil ettiğini savunur. Süper egoya dair bu tür baskıları gevşetirken onun talep ettiği bilinçsiz çabadan tasarruf ederiz ve bunun karşılığında onu şaka ve gülme şeklinde harcarız. Tabii ki bu bir mizah ekonomisidir. Bu bakış açısına göre şaka, süper egodaki edepsiz bir lezzettir.”

İşte mizah ekonomisi derken benim de bahsedeceğim bu. Hayatı normal bir insan gibi sürdürebilmek, olan bitene katlanabilmek için farkında olmadığımız bir enerji harcıyoruz ve bunu dengelemek için gülmeye ihtiyacımız var.

Bilindiği üzere Youtube’ta yayımlanan "Soğuk Savaş" programının sunucusu Boğaç Soydemir bir şaka yaptığı, konuğu Enes Akgündüz de bu şakaya güldüğü için haksız bir şekilde tutuklandı. Oysa ki Boğaç Soydemir, bu şaka nedeniyle evvelce özür dilemiş ve programın o kısmını kaldırmıştı bile.

Ne var ki son dönemde sosyal medya üzerinde örgütlenen bu tip hedef göstermeler genellikle benzer sonuçlar veriyor. Bu kültür, ayrı bir analizi hak ediyor ama bu aşamada “İnanılır gibi değil” demekten ve tutuklananların bir an önce serbest bırakılmasını istemekten fazlası elden gelmez.

Bu nedenle, bu yazıda aslen mizahın işlevine ve özellikle zor zamanlarda ona neden ihtiyacımız olduğuna değinmek istiyorum. Çünkü mizah; insanın sadece mutlu, dertsiz, tasasız, olduğu zamanlarda eğlenmek için başvurduğu bir şey değil, tam tersine en zor zamanlarda ayakta durabilmek için kullandığı bir mekanizma. Bunu sadece otoriteyle mücadele aracı olarak görmek de eksik bir tanım. Nedenini açıklayacağım.

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📮 Gürsel Tekin'e ihraç, Danıştay'dan izin

CHP, Gürsel Tekin'in aralarında bulunduğu altı ismin partiden “kesin çıkarma” cezası almasına karar verdi. Kartalkaya’daki yangında sorumluluğu bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda görevli 9 personel hakkında soruşturma izni verildi.

27 Eyl 2025

Huawei ile birlikte
📮 Gürsel Tekin'e ihraç, Danıştay'dan izin

İLGİLİ OKUMALAR