Değer ve eder kavramı birbirine karışıyor olabilir mi?

6 Ekim 2025 Pazartesi günü Ticaret Bakanlığı internet sitesinde bir duyuru çokça tartışıldı.
Duyurunun başlığı şu şekildeydi:
“Ticaret Bakanlığı, emlak ilanlarındaki fahiş fiyat artışlarına karşı piyasa istikrarını sağlamak amacıyla 1.416 kişi hakkında 172 milyon TL idari para cezası uyguladı.”
Fahiş fiyat konusu yeni değil. Hükümet, kendi yarattığı enflasyonu, eskisinin yerine yenisini atadığı ekonomi yönetimiyle düşürmeye çalışıyor.
Ülkede yaklaşık 24 yıldır aynı hükümet hüküm sürmesine rağmen, her yeni gelen bakan ya da ekonomi yönetimi sanki ilk defa iktidar olmuş gibi davranıyor.
Bugün yaşadığımız yüksek enflasyonun, artan gelir adaletsizliğinin, milletçe fakirleşmemizin ve alım gücümüzün yerlerde sürünmesinin nedeni; yanlış ekonomi politikaları ve bu politikalarda ısrar edilmesidir.
Enflasyonu düşürmek için Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasına eşgüdümlü bir maliye politikası ve yapısal reformlar şart.
Yapısal reform denince yalnızca kurumlar anlaşılmamalı. İki yıldan fazladır görevde olan ekonomi yönetimi göreve geldiğinde “rasyonellikten” bahsetmesine rağmen, o rasyonellik geçen iki yılda mesela TÜİK’e hiç uğramadı. Kurumlara kadar ulaşan bir reformu beklemek benim açımdan çok gerçekçi değil.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bir yandan sanayi üretimi, hazine nakit dengesi gibi verileri izlerken, diğer yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan Halkbank açıklaması ve Nihat Zeybekçi'nin yüksek faiz çıkışı gündemin ana konularını oluşturdu.
10 Eki 2025

İLGİLİ OKUMALAR


