'İyi niyetli' korumacılığın sildikleri

Dünya Çocuk Kitapları Haftası'nda "Çocuklar okusun" temennisi her yerde yankılanıyor ancak kitaplarla hangi dünyaların kapısını araladığımız üzerine yeterince düşünmüyoruz. Bugünkü tasavvurumuz, çocukları şekillendirilmesi gereken bir “hamur” mu, yoksa birer özne olarak mı kabul ediyor? Yoksa onları korumaya çalışırken onlarla birlikte düşünmeyi ihmal mi ediyoruz?

Yazı: Metin V. Bayrak

Kasım’ın ikinci pazartesi günü Dünya Çocuk Kitapları Haftası başlıyor. Her yerde aynı cümle yankılanıyor: “Çocuklar okusun!” Asıl ve yakıcı soru ise şu: Ne okusunlar?

Çocuk kitapları, yalnız çocuklara değil, bir toplumun nasıl düşündüğüne de ayna tutar. Bir kitabın dili, kurgusu, çizimi ve ritmi, geleceğin bilincini sessizce şekillendiren gizli bir müfredattır. Bu yüzden mesele yalnızca kutlamak değil, haklar zemininde düşünerek çocuğu özne olarak kabul etmektir. Dünya Çocuk Kitapları Haftası da çocukla, imgelerle ve kendi bilinç haritamızla yüzleşme çağrısıdır.

Okuma hakkı-koruma geriliminde çocuk hakları

İnsan, hakları ile insanlaşır. Haklar da kuşkusuz manzume olarak birlikte var olabilirler. Sekiz haktan birini eksiltince geriye yedi hak değil hiçlik kalır.

BM’de 20 Kasım 1989’da kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12., 13. ve 17. maddeleri çocuğun görüş bildirme, düşüncesini açıklama ve bilgiye erişme hakkını güvence altına alır. Öte yandan okuma ya da dinleme hakkı çoğu zaman "koruma" adı altında boğduruluyor; tıpkı devletlerin özgürlükleri "ulusal güvenlik" gerekçesiyle askıya almaları gibi...

  • Samuel Johnson’ın “Efendim, cehennem iyi niyetlerle döşenmiştir” sözü, niyetin değil, bilginin temelsizliğine ilişkindir. Bizim muradımız, çocuğa servis edilen kitapları belirleyen otoritelerin hipotezlerini görünür kılmak. Bunu da sansür, koruma, okuma hakkı, travma ve katharsis gibi kavramlar ile yapmaya çalışacağız.


YAZININ DEVAMI


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

✍️ COP30 gündemi, el yazısının yitimi

10 Kasım'da başlayan iklim zirvesi COP30'un ilk hafta gündemini değerlendirdik. Kağıt-kalemle yazmaktan klavyeye geçişin beynimizin çalışma biçimi ve hafıza üzerindeki etkilerini inceledik.

15 Kas 2025

İLGİLİ OKUMALAR