Yazmak eyleminin ümüğüne basan, gölgesiz bir işaret

Şarkı sözlerinin yazarı Âşık Ömer, sevgilinin benlerini, keşfedilen ilk ve en basit noktalama işareti olan noktaya benzetir. Şair Didem Madak ise bir zamanlar “nokta” olan benlerin, kanayan birer “virgüle” dönüşebileceğini hatırlatır. İlhan Berk'in "usçu, diktacı, buyrukçu" olarak anlattığı noktanın tarihi, kullanımı ve özel durumları üzerine...
Yazı: Suha Çalkıvik
Radyoda Zeki Müren’in eşsiz sesinden bir Sadettin Kaynak bestesi dinliyorum:
“Ela gözlerine kurban olduğum
Yüzüne bakmaya doyamadım ben
İbret için gelmiş derler cihana
Noktadır benlerin sayamadım ben”
Şarkı sözlerinin yazarı Âşık Ömer, sevgilinin benlerini, keşfedilen ilk ve en basit noktalama işareti olan noktaya benzetiyor. Şair Didem Madak ise bir söyleşisinde bir zamanlar “nokta” olan benlerin, kanayan birer “virgüle” dönüşebileceğini hatırlatıyor:
“… Bir gün hayatımı hiç nokta konulmadan yazılmış bir çocuk romanı olarak yeniden kurmak istiyorum. Belki her noktanın bir süre sonra kanayan bir virgüle dönüştüğünü bildiğimden.”
Radyolarda artık çok seyrek dinleyebildiğimiz bu şarkı ve Didem Madak’ın sözleri, noktanın geçmişini incelemeye yöneltti beni.
Nokta sözcüğünün kökeni, Arapça “nḳṭ” kökünden gelen nuḳṭa(t) sözcüğüne dayanır. Nokta koymak, nokta nokta, noktası noktasına, nokta-i nazar, nokta-i galeyan gibi kullanımlarına da rastlarız.
Hemen her dilde değişik amaçlarla ve farklı şekillerle kullanılmıştır nokta. Dil bilimci Malcolm Parkes’a göre, Antik Çağ’da distinctiones adı verilen ve cümleleri ayırmaya dayanan noktalama sisteminde yer alan noktalar (punctûs) cümle içindeki işlevlerine göre, satır üzerinde değişik düzeylere yerleştirilerek farklı şekilde adlandırılırmış. Anlam bütünlüğü olan bir cümlecikten sonra veya tamamlanmamış yargıdan sonra kısa süreli duraklamayı göstermek üzere konan işarete substinctio adı verilmiştir.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Papa 14. Leo, Hollywood yıldızlarını özel bir görüşme için Vatikan'daki konutuna davet etti. Netflix, Fenerbahçeli efsane futbolcu Lefter Küçükandonyadis’in hayatını anlatan filmi 14 Kasım’da yayına aldı.
16 Kas 2025

İLGİLİ OKUMALAR


