Hızın ibadetinden yavaşlamanın devrimine

Makineleşmeyle birlikte çalışmaya neredeyse gerek kalmayacağı söylendi. Bugün yapay zeka için de benzer iddialar dile getiriliyor. Oysa daha az değil, daha çok çalışıyoruz. Boş zaman ise özgürleştirici bir alan olmaktan çıkıp ivedilikle doldurulması gereken tekinsiz bir boşluğa dönüşmüş durumda. Peki, bu distopik tabloda çıkış yolu nerede?
Yazı: Metin V. Bayrak
Bugün her zamankinden daha hızlıyız ama hiç olmadığımız kadar geç kalmış hissediyoruz. Gelecek nihayet geldi ancak fütüristlerin methiyeler düzdüğü o parlak yarınlarda değil, "yetişememe" hissinin kronikleştiği bir beyin sisinin içindeyiz. Çağımız ölçüyü değil, hızı bir ibadet olarak dayatıyor. Oysa Aristoteles’in phronesis dediği pratik bilgelik, hızla değil ölçüyle ilgilidir.
İvme, verimlilik ve hız yalnızca teknik hedefler olmaktan çıktı; ahlaki, hatta varoluşsal ölçütler hâline geldi. Yavaş olan geri kalmış, duran işlevsiz, yetişemeyen “yetersiz” sayılıyor. Nâzım Hikmet’in “Makineleşmek istiyorum” dizeleri, insanın teknolojiyle kurduğu çelişkili arzunun ifadesiydi. Bugün ise makineleşmeyi istemekten çok, makine ritminde yaşamayı arzulayan özneyle karşı karşıyayız.
İnsanlık tarihini emeğin kroniği üzerinden okuduğumuzda, ihtiyaçları giderme yolumuzun radikal bir biçimde dönüştüğünü görürüz. Avcı-toplayıcı toplumlarda "çalışma", hayatta kalmaya yöneliktir. Tarım devrimiyle emek süreklilik kazanır. Sanayi devriminde disipline edilir. Bilişim çağında ise görünmezleşir. Her büyük dönüşüm, “Artık daha az çalışacağız” vaadiyle sunulur.
- Makineleşmeyle birlikte çalışmaya neredeyse gerek kalmayacağı söylendi. Bugün yapay zeka için de benzer iddialar dile getiriliyor. Oysa daha az değil, daha çok çalışıyoruz.
Zaten Russell’ın Aylaklığa Övgü’de belirttiği gibi, çalışmanın erdem olduğuna dair inanç, egemen sınıfların köleleri uysal tutmak için uydurduğu bir masaldır. Lafargue ise Tembellik Hakkı’nda, makinelerin getirdiği verimin işçiye dinlenme olarak değil, daha fazla üretim baskısı olarak döndüğünü, arzulanan işçiliğin kölelerin yaşama standardının gerisinde olduğunu vurgular. Bu düşünceler hâlâ güncel.
Sorun emek değil, hayatın bütünüyle çalışmaya indirgenmesidir. Çalışma, yaşamın bir parçası olmaktan çıkıp yaşamın yerine geçtiğinde, geriye yalnızca yorgunluk kalır. Bugün Endüstri 4.0 ve algoritmalar dünyasında bunca verime ve teknolojik sıçramaya karşın elimizde kalan da derinleşen eşitsizlikler, yorgunluklar, umutsuzluklar, temel yaşam haklarımızı bile karşılamakta yaşadığımız muazzam güçlükler ve bunların yarattığı kaygı dünyamız…
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Banksy’nin 22 Aralık'ta Londra’nın batısındaki Queen’s Mews’te ortaya çıkan yeni eseri, sanatçı tarafından doğrulandı. Kiev Belediye Başkanı, Rus ordusunun kente yönelik hava saldırıları sonucu 22 kişinin yaralandığını bildirdi.
28 Ara 2025

İLGİLİ OKUMALAR


