Çevrimiçi radikalleştirmenin yeni kuralları

Yalova’da öldürülen IŞİD militanlarının aileleriyle yapılan röportajlar gösteriyor ki IŞİD'in iletişim ve devşirme stratejisi 10 yıl önceden pek farklı değil. Ailelerin anlattıkları, teröristlerin küçük farklarla bire bir aynı yoldan geçerek radikalleştiğine işaret ediyor. Peki bu yöntemlerle ilgili neler biliyoruz? Acaba IŞİD'in iletişim stratejisi hâlâ etkili mi?

Yazı: Utku Başar

Bir terör örgütün hedeflerine ulaşabilmesi için, iyi hazırlanmış bir stratejiye sahip olması ve bu stratejiyi doğru kanallar üzerinden hedef kitlesine iletmesi gerekir. Bu süreçte hedef kitleyle kurulan ilişki, söylenenler, propaganda için kullanılan görseller, bunları iletmek için seçilen araçlar ve yapılan eylemler arasındaki uyumu sağlama sürecine “stratejik iletişim” denebilir.

  • Stratejik iletişimin etkili olabilmesi için, amaç ideolojisiz ve nihilist şiddet olsa dahi, örgüte sempati duyabilecek kişileri etkileyebilecek liderlerin ve aktif iletişimcilerin bu sürecin parçası olması gerekir.

Bu anlamda stratejik iletişimin ilk temel amacı devşirme/eleman kazanmaktır. Potansiyel hedef kitlelerin dikkatini çekmek ve onları bölgesel ya da küresel ölçekte terör örgütüne dahil etmek ana hedefe ulaşmada ilk adım gibi görülebilir.

IŞİD'in stratejik iletişim faaliyetleri

IŞİD kuruluşundan itibaren Ebu Bekir el-Bağdadi’nin “ideolojisini” destekleyebilecek kitlelerin dikkatini çekmeye çalıştı. Sürekli gelişen katmalı stratejik iletişim faaliyetleriyle özellikle gençleri hedefledi. “Çevrimiçi radikalleştirmenin” adeta kitabını yazdı. Suriye ve Irak dışından “yabancı savaşçıları” kendilerine katılmaya davet etti.

  • Irak ve Suriye’de, uluslararası koalisyon tarafından “kurumsal olarak” bitirilene kadar IŞİD’e bölgeden ve dünyadan katılım ile örgütün yarattığı terör ve vahşetin seviyesi ne yazık ki bu alanda ne kadar etkin olduklarını kanıtladı.

Ancak bu etkinlik sadece örgütün kontrol ettiği “sahada” geçerli değildi. Zira IŞİD’in “devşirme kampanyası” özellikle uluslararası alanda yalnızca “savaşmayı seçenlere” yönelik değildi. Kampanya kendi ülkelerinde kalıp örgütün işleyişi için gerekli birçok “görevi” yerine getirerek IŞİD’e destek veren kişileri de hedef alıyordu.

Uluslararası istihbarat ve güvenlik danışmanlığı şirketi Soufan Group’un 2015’te yayımladığı bir araştırmaya göre örgütün yürüttüğü stratejik iletişim kampanyaları sonucu IŞİD’in kurulduğu Nisan 2013’ten 2015’e kadar Suriye ve Irak’a 31.000 yabancı terörist savaşçı gitti. Ne var ki bunlardan kaçının Nusra Cephesi’ne, kaçının El Kaide’ye, kaçının IŞİD’e gittiği belli değil.

2016’da NATO Stratejik İletişim Mükemmeliyet Merkezi yayınlarından çıkan bir rapora göre de aynı dönemde farklı Avrupa ülkelerinden yaklaşık 5.000 kişinin IŞİD’i doğrudan desteklediği tespit edildi. Kim bilir bu rakam 10 yılda kaça çıktı?


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🛢️ Venezuela'nın paradoksu, çevrimiçi radikalleşme

Venezuela'nın talihsiz zenginliği, enerji emperyalizmi, Maduro sonrası, Suriye denklemi, Somaliland'ı tanımak, IŞID'in iletişim stratejisi, 3 yıllık üniversite düzenlemesi.

09 Oca 2026

🛢️ Venezuela'nın paradoksu, çevrimiçi radikalleşme

İLGİLİ OKUMALAR