Arzunun zihindeki sınırları

Gillian Anderson’ın Ayrıntı Yayınları tarafından (çev. Sevda Deniz Karali) Türkçeye çevrilen eseri İstek, dünyanın dört bir yanından kadınların anonim olarak paylaştığı cinsel fantezileri biraraya getiriyor; arzuyu utançtan ve baskıdan kurtararak kadınların birbirini duyabildiği ortak bir zemine taşıyor. Kitap, biz kadınların "istemeye" dair bastırılmış arzularını görünür kılarak bir özgürleşme vaadi sunuyor. Aklıma takılan şu:

"Kadın arzusu bugün gerçekten özgür mü, yoksa artık fanteziler bile politik sansüre mi tabi?"

Yazı: Ebru D. Dedeoğlu

Ödüllü oyuncu, yapımcı ve aktivist Gillian Anderson, son yıllarda yalnızca oyunculuğuyla değil, kadınlara yönelik politik ve kültürel hamleleriyle de öne çıkıyor. Jennifer Nadel ile birlikte yazdığı We: A Manifesto for Women Everywhere ile feminist bir çıkış yapan Anderson, İstek ile bu kez kadınların arzularını görünür bir hatta taşıyor.

İstek, dünyanın dört bir yanından kadınların anonim olarak gönderdiği 174 cinsel fanteziden oluşuyor. Proje, Anderson’ın hayranı olduğu yazar Nancy Friday'in 1973’te yayımlanan Benim Gizli Bahçem’ine bir gönderme. Friday'in kitabı, kadınların erotik dünyasının erkeklerinki kadar zengin olduğunu ilk kez çarpıcı bir açıklıkta göstermiş, yayımlandığı dönemde de skandal yaratmıştı. Anderson yarım yüzyıl sonra aynı soruyu yeniden soruyor:

"Kadınlar ne ister?"

Bu soru bugün hâlâ bazıları için rahatsız edici. Aradan geçen onca yıla, feminizmin kazanımlarına, cinselliğin kamusal alandaki görünürlüğüne rağmen kadın arzusu hâlâ huzursuzluk yaratıyor. Belki de bu yüzden dünya basını İstek’i yalnızca “seksi” bir kitap olarak değil, politik bir müdahale olarak okuyor. Observer, kitabı “utançla örtülen bir alanda konuşma imkanı yaratan bir platform” diyerek tanımlıyor. Financial Times, kadın arzularının tarih boyunca “tehlikeli” sayıldığını hatırlatıyor. Bu ortak vurgu, İstek’in bir erotik derlemeden fazlası olduğunu gösteriyor.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🥀 Mar DeMarco ile sohbet, Die My Love

Temmuz'daki İstanbul konseri öncesinde, bir süredir partilemeyi bırakıp köşesine çekilen Mar DeMarco ile sohbet ettik. Aşk ve delilik üzerine bir şiir niteliğindeki "Die My Love"ın hikayesini yönetmeninden dinledik.

26 Oca 2026

İLGİLİ OKUMALAR