Zeynep Uzunbay

Zeynep Uzunbay yeni romanı "Nasılsın Hayatım"da, şehirle köy arasında sıkışmış, hep ayrımcılığa uğramış ama yine de hayata ve hayallerine tutunmaya çalışan Meşe'nin öyküsünü anlatıyor. Meşe bu meşakkatli uğraşı "Hayatın boş laf dolu ağır yükünü yıkmak" diye tabir ederken, ara ara "Nasılsın hayatım?" sorusunu sormanın önemine dikkat çekiyor.

Yazı: Soner Can

Hayat ve ölüm üzerine düşünmek, bazen bile isteye bazen de denize düştüğümüzde olduğu gibi umarsızca yaptığımız bir şey. Varoluşun şaşkınlığını yaşarken—ki yıllar geçtikçe büyür bu şaşkınlık—bir yandan korkarak ölesiye bir merakla dikkat kesilmek edebiyatın beslendiği en güçlü damarlarındandır. Bu bağlamda edebiyat, hayatla ölüm arasındaki gerginliği anlama ve kayda alma çabası olarak da kabul edilebilir.

Hayatın salvoları karşısında giderek direncimiz düşse ve her defasında üzerimize çöken kasvet ve elemden bunalsak da anlama çabası; umutsuzluk, panik ve kabullenme çarkında döner durur içimizde. Başka türlü hayata tutunmanın imkanı var mı ki zaten?

Zeynep Uzunbay'ın yeni romanı Nasılsın Hayatım, elbette bu kadar karanlık bir tablo çizmiyor ama bana bunları düşündürdü ilk sayfalarında. Özellikle de kahramanı Meşe, "düşünmekle konuşmak arasında tarafsız bir yer"in varlığından bizi haberdar ederken o tarafsız yer üzerine uzun uzun düşündüm. Aslında o aranın içerdiği anlamı değil, hayat boyunca farkına varmadığımız o süremi...


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

✋🏻 6 Şubat paneli, 'Nasılsın Hayatım'

6 Şubat'ın üçüncü yılında "Cam Gibi Değil, Kum Gibi" panelini düzenleyen Talebeyiz Biz Derneği'nin hikayesini dinledik. Zeynep Uzunbay'la yeni kitabı "Nasılsın Hayatım" üzerine konuştuk.

06 Şub 2026

Arter ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR