Kayıp çocukların kayıp verileri

Türkiye’de kaç çocuk kayıp? Bu çocuklara ilişkin veriler nasıl tutuluyor? Çocukların kaybolma nedenleri neler? Kayıpların ne kadarı bulunuyor ve ailelerine dönüyor? Bu sorular üzerinde dönen tartışmalar, veri eksikliği, çelişkili açıklamalar ve şaibeli ifadelerle bir türlü açıklığa kavuşamıyor.

Yazı: Ayça Örer

Yeni Epstein dosyalarının dolaşıma girmesiyle beraber, Türkiye’de kaybolan çocuklar meselesi bir kere daha gündeme geldi. Öte yandan açıklanmayan veriler, sorunun boyutlarını anlayıp anlamlı çözüm önerilerinde bulunmanın önündeki en büyük engellerden biri.

Türkiye’de kaç çocuk kayıp? Bu çocuklara ilişkin veriler nasıl tutuluyor? Çocukların kaybolma nedenleri neler? Kayıpların ne kadarı bulunuyor ve ailelerine dönüyor? Bu sorular üzerinde dönen tartışmalar, veri eksikliği, çelişkili açıklamalar ve şaibeli ifadeler nedeniyle bir türlü açıklığa kavuşamıyor.

Psikolog Kıvılcım Kıran “Bir çocuğun kaybolması bireysel bir trajedi değil, toplumsal bir başarısızlıktır” diyor ve önleyici sistemler üzerine çalışılması gerektiğini vurguluyor. Ve yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da küresel bir krize dönüşen kayıp çocuk meselesi için öncelikli ihtiyaçlardan biri şeffaf bir veri politikasının izlenmesi.

Kaç çocuğun kaybolduğuna dair arka arkaya yeni iddialar ortaya atılırken İletişim Başkanlığı, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Sosyal medya mecralarında yer alan, ‘Türkiye’de her yıl 10 binden fazla, son 8 yılda ise 100 bine yakın çocuğun kaybolduğu’ iddiaları doğru değildir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan bilgiler, bağlamından koparılıp çarpıtılarak kamuoyuna servis edilmektedir. TÜİK istatistikleri, yalnızca hakkında resmî kayıp müracaatı yapılan ve daha sonra bulunan çocuklara ilişkindir. Bu verilerde de iddia edildiği oranlarda bir durum söz konusu değildir. Ayrıca kamu kurumları tarafından, ‘kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı’ başlığı altında yayımlanmış resmî bir istatistik de bulunmamaktadır.”

Öte yandan zaten kayıp çocuklara ilişkin verilerin yayımlanmaması, eleştirilen meselelerin başında geliyor. Mesela 3 Eylül 2024 yılında Narin Güran cinayeti ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Türkiye’nin kayıp çocuklarını TBMM gündemine şu sözlerle taşımıştı:

“Türkiye’de 8 yıldır kaç çocuğun kaybolduğu bilinmiyor. Bu durum başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmak üzere iktidarın ayıbıdır. En acısı da kaybolan ya da kaçırılan çocukların büyük bir bölümü bulunamamaktadır. Konuyla ilgili istatistik en son TÜİK tarafından 2016 yılında açıklanmış, bu tarihten sonra herhangi bir veri açıklanmamıştır. 8 yıl önce yayımlanan TÜİK Adli İstatistik verilerine göre Türkiye'de hakkında resmî olarak kayıp müracaatı yapılan ve güvenlik birimleri ya da vatandaşlar tarafından bulunarak güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısı 2008-2016 yılları arasında 104 bin 531’dir. 2016-2023 yılları arasında kaç çocuğun kaybolduğu, bu çocukların kaçının bulunabildiğine dair herhangi bir istatistik bulunmamaktadır.”


YAZININ DEVAMI


İLGİLİ OKUMALAR