Kırmızı güllerden 'V is for Vodka'ya
Sevgililer Günü, modern takvimin en tartışmalı, en ticarileşmiş ve aynı zamanda en köklü ritüellerinden biri olarak, çağdaş yaşamın duygusal ve ekonomik kavşak noktasında duruyor. 14 Şubat fenomeninin tarihsel köklerini, büründüğü ekonomik formu, toplumsal cinsiyet rollerini nasıl yeniden ürettiğini ve modern bireyin "akışkan" ilişkiler dünyasındaki karşılığını, edebiyatın ve sosyal teorinin aynasından geçerek tartışıyoruz.
Yazı: Yasemin Kaya ve Utku Özer
Kutlanması üzerine en fazla tartışma çıkan günlerden biri yine geldi çattı: Sevgililer Günü. Eleştiriler tanıdık: Fazlasıyla ticari, yapay, "kapitalizmin oyunu". Aşkı metalaştırdığı, insanları “bir şey yapmaya” zorladığı ve çoğu zaman iyi hissettirmekten çok baskı yarattığı söyleniyor. Buna bir de sık duyulan itiraz ekleniyor: “Biz sevgimizi her gün gösteriyoruz; özel bir güne ihtiyacımız yok.”
Eleştiriler kulağa makul gelse de, bir yandan da hayat nasıl geçtiğini anlamadan akıp gidiyor. Bu yüzden Sevgililer Günü’nü savunanlar, günü bir zorunluluktan çok bilinçli bir duraklama anı olarak görüyor. Sabahları huysuz, gün içinde meşgul, akşamları yorgun oluyoruz. Sevgi çoğu zaman niyetin gerisinde kalıyor. Bu yüzden bazıları için Sevgililer Günü, romantik bir “performans”tan çok basit bir hatırlatıcı gibi işliyor: Durmak, bakmak, birine değer verdiğinizi ya da değer gördüğünüzü fark etmek. Üstelik bunu illa çiçekle, çikolatayla ya da bir yemek rezervasyonuyla yapmak şart değil.
Asıl mesele de burada başlıyor. Sevgililer Günü artık modern ilişkilerin nasıl kurulduğu, yalnızlığın neden bu kadar büyüdüğü ve “çift olma” fikrinin neden hâlâ merkezde durduğuna dair daha geniş bir sorunun vitrini hâline gelmiş gibi. Aşk neden bu kadar yük taşıyor, yalnızlık neden bu kadar korkutuyor ve Sevgililer Günü bu hikayenin neresinde duruyor?
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Berlin Film Festivali'nde Wim Wenders'in "Sanatçılar siyasetin dışında kalmalı" sözleri tartışma yarattı. Münih Güvenlik Konferansı’nda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD ve Avrupa'nın birlik olması gerektiğini vurguladı.
15 Şub 2026

İLGİLİ OKUMALAR



