Aşkın patolojik ve karanlık yollarında

Kemal zihninde yarattığı Füsun imgesine öyle âşıktır, ona öyle yapışıp kalmıştır ki Füsun’u tam olarak tanımaz, onun kim olduğunu bilmez bile. Bu da Füsun’da büyük bir öfkeye sebep olur. Görülmeyişin öfkesine. Bu öfke Füsun’u da Kemal’i de öldürecek güçtedir. Gücünü de nereden alır biliyor musunuz? Füsun’un aslında kendini göremeyişinden.

Yazı: Tuğçe Isıyel

Masumiyet Müzesi dizisini bitirip yatağıma yattığımda zihnimde Ezginin Günlüğü’nden "Martı" şarkısı çalmaya başlamıştı;

Gece gündüz bana birdir ah güzelim
Çünkü gözlerim hep kördür
Kanatsız kuş olmak zordur ah güzelim
Denize varmayan ırmak
Gör beni gör beni gör gel gözüm ol gör beni
Sar beni sar beni sar gökyüzüm ol”

Bana kalırsa çok hüzünlü bir şarkıdır bu. Hüznü ötekinin bakışına bu denli muhtaç olmaktan gelir. “Sen beni görmezsen ben yokum” der adeta. “Kolum, kanadım, gözüm, kulağım sensin” der. “Sen beni gör ki yaşamaya bahanem olsun.”

Masumiyet Müzesi’nin özellikle son bölümünde görülmeyen bir kadının öfkesini izleriz en çok. O öfke kişiye kendini de yaktırır, ötekini de, gerekirse Roma’yı da. Öyle yıkıcıdır. Evlerden uzak olsun. Kişi o öfkeden görünmez bir duvar örer de nasıl tosladığınızı şaşırırsınız.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🌻 Masumiyet Müzesi, punk fanzinleri

"Masumiyet Müzesi" üzerinden aşkın karanlık ve patolojik yüzlerine baktık. Yeraltı müziği ve DIY estetiği üzerine çalışan Hüseyin Serbes'le Türkiye'nin punk fanzinlerini konuştuk.

20 Şub 2026

Nurus ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR