Ezginin Günlüğü ile ilgili hikayeler
“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

20 Şub 2026
Kemal zihninde yarattığı Füsun imgesine öyle âşıktır, ona öyle yapışıp kalmıştır ki Füsun’u tam olarak tanımaz, onun kim olduğunu bilmez bile. Bu da Füsun’da büyük bir öfkeye sebep olur. Görülmeyişin öfkesine. Bu öfke Füsun’u da Kemal’i de öldürecek güçtedir. Gücünü de nereden alır biliyor musunuz? Füsun’un aslında kendini göremeyişinden.

Her şeye rağmen edebiyatın siyasete bulaşan alanlara kıyasla daha dik durduğunu düşünüyorum. Hâlâ “diplomatik” bir dili var edebiyatın. Hâlâ devlet karşısındaki, toplum karşısındaki, aidiyetler karşısındaki bireyi inceliyor. Bu da bir şeydir.




