'Dead Man’s Wire'

Gus Van Sant’ın 1970'lerde yaşanan gerçek bir rehin alma olayını beyazperdeye taşıdığı "Dead Man’s Wire"da kurmaca, gerçeğin ilginçliğinin gölgesinde kalıyor. Film, yönetmenlik ve kurgu açısından sınıfta kalsa da gerçek suç hikayelerinden zevk alanların ilgiyle izleyeceği bir hikaye anlatıyor.
Yazı: Emre Eminoğlu
8 Şubat 1977; günlerden Salı. 45 yaşındaki, Indianapolisli sıradan vatandaş Tony Kiritsis, yüklü miktarda borcu olan mortgage şirketinin ofisine 12 kalibrelik Winchester 1400 model kesik namlulu bir av tüfeğiyle giriyor. Şirketin iki numarası ve CEO’nun oğlu Richard O. Hall’u rehin alan Kiritsis, işini kendi icadı olan bir düzenekle garantiye alıyor: Rehine kaçmaya çalıştığı ya da kendisi etkisiz hâle getirildiği anda ateşlenecek silahı, bir telle rehinenin boynuna bağlıyor.
Kendini borçlarının silinmesini değil sadece ertelenmesini talep edecek kadar dürüst biri olarak tanımlayan Kiritsis’in amacı çok basit: Potansiyel müşterilerini caydırmak suretiyle işlerini baltaladığı, dolayısıyla arazisinde gözü olduğunu düşündüğü şirketin CEO’sunun canlı yayında özür dilemesi ve muhtemelen birçok müşterisine aynı şeyi yaptığını itiraf etmesi.
Oysa hiçbir şey beklendiği gibi gitmiyor. Kiritsis, Florida’da keyfini çatan CEO M.L. Hall yerine oğlu Richard O. Hall’u rehin alıyor ama esas kaosu yaratan medyanın bu olay karşısındaki tutumu oluyor. Ulusal kanalların dahi ilgisini çeken ve toplamda 63 saat süren bu rehine krizinin hemen hemen her dakikası canlı yayınlanıyor. Sabrı taşmış sıradan bir adamın şiddete ve suça başvurmayı seçtiği başkaldırısı, kapitalizme karşı açılmış bir savaş ya da bir devrimin başlangıcı olarak televizyon ve radyolara taşınıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Linklater'ın son filmi "Blue Moon" ile 1940'lar Broadway sahnesinde, dokunaklı bir hikayeye konuk olduk. Gus Van Sant’ın 1970'lerde yaşanan gerçek bir rehin alma olayını perdeye taşıdığı filmi "Dead Man’s Wire"ı inceledik.
27 Şub 2026

İLGİLİ OKUMALAR


