Akran zorbalığının sessiz tanıkları

Okullarda yükselen şiddet son günlerde en çok konuştuğumuz gündem maddelerinden. Öte yandan şiddetin fail ve mağdur dışında bir aktörü daha var: İzleyenler. İzleyenleri nasıl güçlendirip aktif savunuculara/destekçilere dönüştürebileceğimiz üzerine daha fazla kafa yormamız gerekiyor. Ve belki de en kritik soru şu: Çocuklara sessiz kalmayı mı öğretiyoruz, yoksa haksızlık karşısında birbirlerinin yanında durmayı mı?
Yazı: Ayşe Alan
Son günlerde öne çıkan gündemlerimizden biri de okullarda yükselen şiddet oldu. Akran zorbalığı bu şiddetin biçimlerinden biri.
- Zorbalık, bir kişi ya da grubun, kendisinden güçsüz gördüğü bir kişi ya da grup üzerinde sistemli baskısıdır. Zarar verme, dışlama, korkutma ya da aşağılama gibi farklı biçimlerde ortaya çıkabilir.
Kaba davranıştan, münferit gerilimlerden farklı olarak, zorbalığın üç temel göstergesi vardır: Fiziksel, sosyal, ekonomik, yaş, statü ya da sayısal üstünlük gibi durumlardan beslenen güç eşitsizliği; karşı tarafı incitme, sindirme, küçük düşürme ya da kontrol etme niyetiyle ortaya çıkan kasıt ve kalıcılaşan bir hasar vermeye yönelen bir süreklilik ve tekrar.
Zorba, gücü, konumu ya da avantajını kullanarak başka biri üzerinde baskı kuran, korkutan, küçümseyen, dışlayan ya da zarar görmesine neden olan kişidir. Bunu fiziksel şiddetle, sözle, alayla, tehditle, dedikoduyla, sosyal dışlamayla ya da dijital ortamda yapabilir. Mağdur, zorbalığa maruz kalandır. Zarar gören, hedef hâline getirilen, aşağılanan, dışlanan, korkutulan ya da kendini savunmakta zorlanan kişidir. Mağduriyet sadece fiziksel zarar ile değil, duygusal, sosyal ve psikolojik etkilerle de oluşur.
Akran zorbalığı çoğu zaman iki kişi arasında yaşanan bir sorun gibi düşünülür. Oysa zorbalığın tarafları arasında üçüncü bir grup daha vardır. Literatürde bu kişiler “bystander” (izleyen / seyreden / seyirci) kavramı ile ifade edilir.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ramazan'ın ve bayramın görsel bir deneyim ve paylaşım mecrasına dönüşmesini inceledik. COP31 öncesi Türkiye'nin "sıfır atık" yaklaşımını Sedat Gündoğdu ile konuştuk.
21 Mar 2026

İLGİLİ OKUMALAR


