Savaşın gölgesinde ekonomi

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz

Küresel ekonomi zaman zaman krizlerle sınanır. Ancak bazı dönemler vardır ki yaşananlar yalnızca bir dalgalanma değil, oyunun kurallarını kökten değiştirir. Bugün Ortadoğu’da yükselen jeopolitik tansiyon tam da böyle bir döneme işaret ediyor. Türkiye ekonomisi ise bu sürecin tam merkezinde hem ciddi risklerle hem de sınırlı fırsatlarla karşı karşıya.

Savaşın Türkiye’ye etkisini tek bir başlık altında toplamak mümkün değil. Çünkü bu tür jeopolitik şoklar, enerji fiyatlarından enflasyona, büyümeden cari dengeye kadar ekonominin tüm damarlarına aynı anda nüfuz eder. Nitekim daha ilk haftalarda ortaya çıkan veriler, 25-30 milyar doları bulan sermaye çıkışı ve hızlı rezerv erimesi ile bu sürecin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ciddi bir finansal kırılganlık yarattığını açık biçimde gösteriyor.

İlk senaryoda, yani savaşın kısa sürede kontrol altına alındığı ve enerji fiyatlarının yeniden dengelendiği bir tabloda, Türkiye ekonomisi bu süreci hasarlı ama yönetilebilir bir şekilde atlatabilir. Bu durumda büyümenin %3-3,5 bandına gerilemesi, enflasyonun ise sınırlı bir yukarı revizyonla %22-26 aralığında şekillenmesi beklenir. Ancak burada kritik olan nokta şu: Bu tablo bile görece iyimser.


DEVAMINI OKU


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

🗣️ "Negatif ama yönetilebilir"

Bu hafta veri akışıyla birlikte bol bol açıklama takip ettik. TCMB Başkan Yardımcısı Akçay TCMB'nin derdini yeterince güçlü anlatmadığını düşünürken, Bakan Şimşek ise İran şokunun etkilerini "negatif ama yönetilebilir" olarak tanımladı.

03 Nis 2026

Bloomberg

İLGİLİ OKUMALAR