'Euphoria'nın yeni sosyolojisi

"Euphoria", doğduğu günden beri Z jenerasyonunun üzerine giydirilmiş bir projeksiyon, simli bir aynaydı. İlk iki sezonda bu ayna, lise koridorlarının neon ışıkları altında kimlik arayışını, bağımlılığı ve ilk hayal kırıklıklarını yansıtıyordu. Ancak araya giren beş yıllık zaman sıçramasıyla birlikte, üçüncü sezonda karşımızda artık lise fantezisinden uyanmış, 20'li yaşlarının başında gerçek dünyanın sert yüzeyine çarpmış genç yetişkinler var.
Yazı: Tuğçe Madayanti Şen
Dizinin yeni sezonunun ana meselesi tam olarak bu: Z kuşağının o pırıltılı rüyadan çıkıp borçla, metalaşmayla, dikkat ekonomisiyle yüzleşmesi ve eski sistemin enkazını devralıp onu yönetmeye ya da yönetememeye çalışması.
"Her 15 saniyede bir boomer ölüyor… 10 yıl ileri sarın, bu bir ölüm dalgası."
İlk bölümün erken sahnelerinden birinde Nate Jacobs'ın (Jacob Elordi) bu repliği, dizinin kurduğu yeni sosyolojiyi çıplaklaştırıyor. Cümle sadece Nate'in narsisistik hırsını değil, çok daha geniş bir kırılmayı işaret ediyor. İtiraf etmeliyim ki, aynı "hıyarlık" bende de var. Nate'in o buz gibi istatistiği, benim de benzer bir gizli planımı kendime deşifre etti: Dünyayı cehenneme çeviren liderlerin ve büyük sermaye sahiplerinin biyolojik yok oluşuyla, dünyanın nefes alabilme ihtimalinin doğacağına karşı beslediğim o karanlık, sessiz inancı. "Hıyar" kelimesi sert ama işaret ettiği o temenni tanıdık.

2030'a doğru ilerlerken, yaklaşık 73 milyon Amerikalıdan oluşan baby boomer kuşağının 65 yaş üstüne ulaşmasıyla hızlanacak demografik dalga; cenaze hizmetlerinden yaşlı bakımına uzanan devasa bir "ölüm ekonomisi" yaratıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Beş yıllık bir sıçramayla ekranlara dönen "Euphoria"daki sosyolojik değişimi inceledik. "A Ghost Story" ve "The Green Knight" filmleriyle tanınan David Lowery’nin vizyona bugün giren "Mother Mary"sinden izlenimlerimizi aktardık.
17 Nis 2026

İLGİLİ OKUMALAR


