Romantik ilişkilerde dürtüsellik

Çağımızda birçok insan “özgür” olduğunu sanıyor ama aslında yalnızca dürtülerinin peşinden sürükleniyor. Birini arzuluyor ama temas kuramıyor. Birini istiyor ama yakınlığa dayanamıyor. Seks yapıyor ama sevişemiyor. Sürekli bağlantıda ama kimseyle bağ kuramıyor. Yalnızlık ise buralarda başlıyor. Bu kadar yalnız insan varken, niçin bu kadar yalnız insan var? Çünkü insanı yalnızlaştıran şey ötekinin yokluğundan ziyade kişinin kendisine tahammül edememesi ve tek başına kalamamasıyla ilgili…
Yazı: Tuğçe Isıyel
Geçen haftalarda yayımlanan “Kitleler neden dürtüsel liderleri sever?” başlıklı yazımda, dürtüselliği siyaset üzerinden anlatmaya çalışmış ve dürtüselliği, kaygının regüle edilemediği bir taşma/fışkırma hâli olarak düşünürken bunun karşısına yerleştirdiğim spontanlığı ise güvenli bir iç zemin üzerinde ortaya çıkan yaratıcı esneklik olarak tanımlamıştım.
Bu hafta aynı meseleyi bireysel ve romantik ilişkiler bağlamında düşüneceğim. Çünkü dürtüsellik yalnızca siyaseti değil, çağımızın ilişki kurma biçimlerini de büyük oranda belirliyor. Hatta bugün birçok insanın “ilişki problemi” diye yaşadığı şey, biraz daha yakından bakıldığında, bir dürtü düzenleme ve yakınlıkla kalabilme sorunu olarak da okunabilir.
Dürtüsellik ani davranmak mı?
Dürtüsellik denince çoğu kişinin aklına düşünmeden konuşmak, ani kararlar almak, öfkeyle hareket etmek ya da sabırsızlık gelir. Psikanalitik açıdan ise dürtüsellik, çok daha temel bir meseleye işaret ediyor: İçeride yükselen gerilimi düşünceyle taşıyamadığımızda, onu bir an önce davranışla boşaltma eğilimine…
- Başka bir deyişle dürtüsellik yalnızca hızlı hareket etmek değil; beklemeye, düşünmeye, belirsizliğe, eksikliğe ve ruhsal işlemeye tahammül edememek anlamına da geliyor. Duyguyu içeride tutup anlamlandıramadığımızda, onu dışarıya fışkırtırız.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yakın zamanda yeniden popülerleşen örgünün ne anlam ifade ettiğini düzenli olarak örenlere sorduk. Tekinsizliğe alışkın Türkiye toplumunda gelişen güven ve yardımlaşma pratiklerini inceledik.
02 May 2026

İLGİLİ OKUMALAR


