Hayata çok maruz kalıp az katılabilen kuşağın dili

Çocukların ve ergenlerin küfre giderek daha sık başvurması belki dikkatinizi çekmiştir. Aslında küfür tamamen ortadan kaldırılması gereken bir “yasak alan” değildir. İnsan bazen öfkelenir, taşar, sarsılır ve küfreder. Bu insanidir. Fakat mesele şudur: İnsan duygularını yalnızca küfürle ifade edebiliyorsa orada dilsel küçülme, dolayısıyla dünyanın küçülmesi söz konusudur. Burada şu soruyu sormak ise yetişkinlerin görevidir: Bugünün yetişkin dünyası çocuklara gerçekten konuşabilecekleri kamusal alan sunuyor mu?

Yazı: Metin V. Bayrak

Metroda kızlı erkekli beş çocuk yere yayılarak oturmuşlar. Konuşmalarının neredeyse tamamı küfürlerden oluşuyor. Küfürler, cinayet ya da kavga sebebi olabilecek nitelikte ama hiçbiri kızgın değil, hatta saçıldıkça, bir örtü gibi ortama rengini verdikçe daha çok gülüyorlar. Bu esnada çevrelerine karşı da kayıtsızlar. Nerede olduklarını biliyorlar kuşkusuz ama umursamıyorlar.

Bunu yazarken muradım, bir kuşağın dilini ahlaken yargılamak asla değil. Meselem, dil ile düşünce, düşünce ile etik ve etik ile kamusallık arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu, çözüldüğünü görünür kılmak. Çünkü bugün çocukların, ergenlerin gündelik dilinde yoğun biçimde karşılaştığımız küfür, kaba bir ifade biçimine indirgenemez. Çağımızın düşünme, hissetme, ilişki kurma biçimlerine dair önemli ipuçları da taşır.

  • Dolayısıyla pedagojik anlamda “terbiye” sorunu ile karşı karşıya olmadığımız kanaatindeyim. Konu/muz, insanın nasıl insanlaştığına dair felsefi, kültürel ve kuşkusuz politik bir sorudur.

Ancak baştan “yanlış anlama”yı bertaraf ederek başlayalım: Küfürü bütünüyle kötücül bir dilsel olanak olarak ele almıyorum. Çünkü küfür, insanlık tarihi boyunca eleştirinin, mizahın, direnişin, öfkenin ve kimi zaman şiirselliğin de ifadesi olagelmiştir.



YAZININ DEVAMI


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

👋 Bakım ihtiyacı, terapist vedası

Günümüzde yaşanan krizlerin merkezinde bakım meselesi olduğunu savunan Lynne Segal ile son kitabı üzerine konuştuk. Doğası gereği alışkın olduğumuz ayrılıklardan farklı bir yerde duran "terapist vedası" kavramını inceledik.

16 May 2026

UNICEF ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR