Vaatler ve beklentilerin gölgesinde

Bonn’da çözümsüz kalan iklim finansmanı ve fosil yakıtlardan çıkış gibi kritik başlıklar, Antalya’daki COP31’e taşındı. Zirvenin verilen sözleri somut adımlara dönüştürüp dönüştüremeyeceği, ev sahibi ülkelerin liderlik performansı ve müzakerelerin özellikle iklim krizinden en ağır etkilenen ülkeler için gerçek bir ilerleme sağlayıp sağlayamayacağı merakla takip edilecek konular arasında.

Yazı: Alev Karakartal

Dünya Meteoroloji Örgütü ve çeşitli ülkelerin meteoroloji servisleri, önümüzdeki aylarda şimdiye dek kaydedilen en ciddi El Niño hava olayının meydana gelme riskinin giderek arttığına dair art arda uyarılar yayımlıyor. Yeryüzünün neredeyse yarısını kaplayan Pasifik Okyanusu’nun suları, daha önce ölçülmemiş derecelere çıktı. Derinlerde, normali 6°C üzerinde seyreden dev bir sıcak su kütlesi, uzmanların artan kaygıları eşliğinde yüzeye doğru yükselişini sürdürüyor.

  • Bu tablo, bilim insanlarının “Süper El Niño” adını verdiği, tarihte görülmemiş güçte bir doğa olayının başlangıcına işaret ediyor. “Pasifik ısınırsa, her yer ısınır” diyorlar ve görünen o ki bu ısınma sürecinin henüz ilk aşamalarındayız.

Nedir? El Niño, tropikal Pasifik’deki deniz yüzeyi sularının normalden daha fazla ısınmasıyla ortaya çıkan ve tüm dünyadaki hava olaylarını etkileyen doğal bir iklim olayı. Onu ortaya çıkaran ise insan kaynaklı iklim değişikliği değil. Ancak biz atmosfere ağırlıklı olarak fosil yakıtlardan kaynaklı sera gazlarını pompalayıp gezegenin sıcaklığını yükselttikçe bu fenomenin etkileri de çok daha şiddetli, yıkıcı ve öngörülemez bir hâle geliyor. Yani yarattığı doğal ısınma, iklim krizinin etkileriyle birleşerek atmosferdeki hava akımları üzerinde bir domino etkisi ortaya çıkarıyor.

Sonuç; rekor sıcaklıklar, sıklaşan ve ölümcül hâle gelen ekstrem hava olayları, seller, fırtınalar, heyelanlar, dev orman yangınları, tarımsal üretim kayıpları, özellikle deniz ekosisteminde büyük ölçekli harabiyet ve kitlesel ölümler...

Bir adım geriden: Bilinen en güçlü El Niño olayı, 1877-1878'de yaşanmış; dünya çapında kuraklığa bağlı kıtlık yüzünden 50 milyona yakın kişi hayatını kaybetmişti. 1997-98’in El Niño’su ise dünyadaki mercan resiflerinin tahminî olarak yüzde 16’sını yok etmiş ve büyük insani krizlere yol açmıştı. 2026-2027'nin bunları aşacağından endişeleniyor.

Copernicus C3S’in çok modelli mevsimsel tahminlerine (HTA 2026) göre, Türkiye ve Yunanistan’ın da içinde yer aldığı Doğu Akdeniz’de yağışların ortanca değerin üzerine çıkma olasılığı yüzde 60-70 bandında. Yani hem kavurucu sıcaklar hem de normalin üzerinde yağış olaylarıyla geçecek bir yaz kapıda olabilir.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🌡️ Sıcak hava dalgası, analog çağı

Avrupa kentlerinin sıcak hava dalgasından daha fazla etkilenmesinin nedenlerini araştırdık. Analog kameraların beklenmedik geri dönüşünü meraklılarıyla konuştuk.

04 Tem 2026

DAIKIN ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR