Ayça Çakmak'tan 'Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler'

Ayça Çakmak, ilk romanı Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler'de okurunu hayat ve ölüme, empati duygusuna, doğru ile yanlış arasındaki ince çizgiyi düşünmeye davet ediyor. Yazarla ilk romanını, akıp giden zamanı, empatiyi, birey ve inanç ilişkisini konuştuk.
Söyleşi: Soner Can
Ayça Çakmak, ilk romanı Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler'de okurunu hayat ve ölümü, empati duygusunu, doğru ile yanlış arasındaki ince çizgiyi düşünmeye davet ediyor. Yola değil, yolculuğa odaklanmak gerektiğini vurgulayan yazar romanının misyonunu şöyle açıklıyor:
"Bu romanın bir noktadan geçen farklı doğrulara, empatiye dikkat çekesi var. Ama en çok tarihe not düşme, altı çizilmiş satırlar bırakma derdi var. İşte bunlar, ölümün elinden kurtarılmış şeyler olacaklar."
Öyküleri ve kurgu dışı yazılarıyla tanıdığımız Ayça Çakmak, lisans eğitimini ekonometri alanında yaptı. Yıllar içinde bir süre reklam metni yazarlığı yapan Çakmak'ın, 2019 yılında yayımladığı ilk kitabı Yeniden Doğsam: Aynı Yolda Yürür Müyüm, kısa söyleşilerden oluşuyordu.
Yazar, ilk kitabını yazma nedenini açıklarken hayatın önemli meselelerine dair ince ve zarif vurgular yapıyordu:
"Nasıl oluyor da bazılarımız çok sevdiği, kendini bulduğu ve gerçekleştirdiği alanlarda ilerlemeye dair her türlü cesareti ve sebatı gösterebilirken, dolayısıyla mutlu azınlığı yaratırken, yani sevdiği şeyi yaparken, büyük çoğunluğumuz ise günü kurtarmaya, hayatı idame ettirmeye ve becerebilirsek yaptığımız şeyi sevmeye çalışarak yaşıyoruz?"
Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler de bu duyarlılık ekseninde kurgulanmış bir roman. İyiler, kötüler, hayatın doğru ve etik tarafında duranlarla sahtekarları dinamik bir öyküde buluşturuyor yazar. Bir bakıma kahramanı Doktor Parla üzerinden modern hayatın kakafonisi içerisinde farklı köşelere savrulmuş bireylerin bocalamalarına dikkatimizi çekiyor.
Yazarla ilk romanını konuşurken akıp giden zamanı, empatiyi, birey ve inanç ilişkisini irdeledik.
Romanınızın başında bir Emily Dickinson dörtlüğü var: "Bir kelime öldü derler / Söylendiği gün / Bense derim ki /O gün yaşamaya başlar." Şiirin esiniyle ben de size sözlerle ilişkinizi, ilk romanınızı yazdıran temel düşünceyi sorayım.
Emily Dickinson’ın o şiiri ilk olarak on yaşındayken okuyup vurularak bunca yıl avucumda tutarak yaşadığım bir şiir. İlk romanımı yazdıran temel bir düşünce ya da hissiyat yok. Bir roman yazacağımı bilerek yaşadım. Dün, bugün, yarın diye zamanlamadan, isteyerek yazdım. Ama ne var ki, eğer ilk romanımda böyle bir konu seçtiysem sebebi anneliğimdir. Anne olunca anlarsın lafının bir ton pamukla dolu daimi bir kaygı yumağı olduğunu öğrenmenin sonucudur bu roman.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Emrah Gökdemir'den Antakya’nın sokaklarına kuş figürleri çizen anonim bir sanatçıyı konu alan "Kuşlar Ne Der" belgeselini dinledik. Komedyen Deniz Göktaş "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla tutuklandı.
03 Tem 2026

İLGİLİ OKUMALAR


