Olgunluktan itaate

Farklı politikaları aynı şekilde uygulayarak liseyi kendi başına değer taşıyan bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp üniversitenin bekleme salonuna dönüştürdük. Şimdi çocuklara hangi liseye gireceklerini soruyoruz; dört yıl sonra da hangi üniversiteyi kazanacaklarını soracağız. Déjà vu! Peki üniversite, bu bekleyişin sonunda başlayan bir başka bekleme odası olmasın?

Yazı: Metin V. Bayrak

LGS sonuçları açıklandı. Şimdi puanlar, yüzdelik dilimler, kontenjanlar, okul listeleri konuşuluyor. Çocukların birkaç saatlik sınav performansı, önlerindeki dört yılı aşarak hayatlarının en önemli kararlarından biriymiş gibi görülüyor. Evlerden ailelerin sevinçleri, öfkeleri, hayal kırıklıkları yükseliyor. Peki ya çocuklar? Onların sesleri? Ne söylüyor çocuklar, hangi renkte çıkarıyorlar seslerini, sahi çıkarabiliyorlar mı? Peki liseye geçince iş bitmiş oluyor mu?

  • Lise, üniversite sınavına hazırlanmak için dört yıllığına girilen bir bekleme odası mı? İnsanın çocukluktan çıkarak kendi hayatının öznesi olmayı denediği, dünyayla bağ kurarak özneleştiği, kişileştiği, kendiyle, çevresiyle anlamlı ilişkiler kurarak olgunlaştığı yolculuk mu?

Her yolculuk doğrusal anlamda bitimli olsa da zamanın içsel kavranışı bakımından sonsuzdur. LGS üzerine konuşurken sıklıkla çocukların hangi liseye gireceğini dert ediniyoruz. Oysa daha temelde üzerine düşünülesi soru bizi bekler; işte o soru, gömleğin ilk düğmesidir. O ilk düğmeyi ilikleyerek başlayalım düşünmemize: Lise ne demek?

Lise, gençlerin bedenlerini, düşüncelerini, ilişkilerini tanıdıkları; kamusal sorumluluk üstlenmeyi, yanılmayı ve kendi sözlerinin arkasında durmayı denedikleri güvenli bir olgunlaşma alanı olmalıdır. Oysa Türkiye’de lise, gençlerin bugününü üniversite sınavına rehin veren; okullar arasındaki eşitsizliği sınav sıralaması üzerinden toplumsal kadere mühürleyen dört yıllık yarı-açık bir hapishaneye dönüştürülmüştür.

YAZININ DEVAMI


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📬 The Odyssey rekoru, antik havuz

Christopher Nolan'ın yeni filmi "The Odyssey", ilk gününde 50 milyon dolar hasılat yakalayarak gişe rekoruna koşuyor. Aydın'daki Tralleis Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, 300 kişilik antik bir yüzme havuzu keşfedildi.

19 Tem 2026

TheLifeCo ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR