Özgün değiliz, hiçbirimiz

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?
Yazı: Tuğçe Isıyel
Bu ülkede artık neye inanacağımı, kime güveneceğimi bilemez bir hâldeyim pek çoğumuz gibi. Hangi birine yetişmeli, neye şaşırmalı, kime öfkelenmeli nevrimiz döndü. Belki biraz da bu yüzden bir süredir sadece kurmaca okuyorum. İnternet yayınlarını, köşe yazılarını bilhassa takip etmiyorum. Instagram, X gibi yerlerde de kim ne yapıyor, ne yazıyor pek umrumda değil bu aralar.
Bunun iki nedeni var; birincisi ülkenin gerçekleri. Bu gerçeklikten sıtkım öyle sıyrılmış durumda ki kendimi edebiyatın dünyasına kapatmakta hiçbir beis görmüyorum. Kendime alternatif bir gerçeklik yaratmazsam iç dünyam kısa devre yapacak diye korkuyorum.
İkinci neden “özgünlük krizi” adını verdiğim durum. İnternet mecralarında, köşe yazılarında okuduğum her şey birbirine çok benziyor artık. Gazetecisinden köşe yazarına, psikoloğundan diyetisyenine kadar birçok meslek grubundan kişinin yapay zekayla hazırladığı içerikler, aynı konuyu benzer cümlelerle ele alan mecralar, yazarlar... Çok sıkıldım.
İşin trajik tarafı ise yapay zekanın sistem tarafından sürekli yüceltilmesinde ve hatta özgünlüğün kusurlu bir durum olarak ele alınmasında. Bu yüceltilme sayesinde yazar olmayanların yazar gibi, fotoğrafçı olmayanların fotoğrafçıymış gibi kendilerine bir yer edinmeye çalıştıklarını görüyorum.
Neyse ki kurmaca, hâlâ algoritmanın kolayca ele geçiremediği bir alan. İnsanın çelişkileriyle, boşluklarıyla, tutarsızlıklarıyla çalışıyor. Kusursuz olanı değil, çelişkili olanı anlatıyor. Yapay zeka cümle kurabiliyor, ama bir karakterin kendi kendine bile itiraf edemediği duyguları okura sezdiremiyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İstanbul Arkeoloji Müzeleri kompleksindeki Eski Şark Eserleri Müzesi, 4 yıllık tadilatın ardından yeniden ziyarete açıldı. 6-24 Eylül tarihlerinde düzenlenecek 6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali'nin biletleri satışa çıktı.
09 Ağu 2026

İLGİLİ OKUMALAR


