Bibliyoterapi'de bu hafta

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Yazı: Aslı Perker

"Yapay zeka benden daha hızlı düşünebilir, daha çok üretebilir, hatta yaptığım işi benden daha iyi yapabilir. Peki bütün bunlar elimden alınırsa geriye ne kalır? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkuyorum.

Bilge D. "

İnsan geçen binyıllarda nelerden nelerden korktu; şimdi sıra bizde, biz de kendi yaratımımız olan yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz. Hoş, binyıllardır, yani insan var olduğundan beri kendi yaratımı olan çocukları da onların yerini almadı mı? Bir bakıyoruz ki altını değiştirdiğimiz çocuk bizden daha zeki, daha donanımlı, daha ileri ve üstelik bizim yerimizi almaya da gayet istekli. Hatta kurt kocayınca kuzunun maskarası olurmuş derler; bir de üstüne üstlük çocuğun ebeveynlik tasladığı bir zaman da gelir. Bütün kontrolü ele geçirir ve size artık araba kullanamayacağınızı söyler. Kontrolü kaybetmiş olursunuz.

Sanırım bizim korkumuz da kontrolü kaybetmek. Yani kitleler olarak "yaşlanmış birey histerisi" yaşıyor olabilir miyiz? "Bir dakika bir dakika," diyoruz, "Ben bütün bunları zaten yapabiliyorum. Ne demek artık bunu benden daha iyi yapan biri var? Ne demek artık bana gerek yok? Eğer bana değer kazandıran şey işe yararlı olmazsa ve yapay zeka benden daha işe yarar hâle geldiyse şimdi ben nasıl değerli olacağım?"

  • Peki madem konuya ebeveyn-çocuk üzerinden başladım oradan devam edeyim. Bizi büyütenler, anne-babalarımız ya da diğerleri artık bunu yapamaz hâle geldiklerinde onları tamamen gözden çıkartıyor muyuz? Artık onları sevmiyor muyuz? Hayır. Onları aynı şekilde sevmeye, onlara değer vermeye devam ediyoruz; çünkü onlar varlar. Var olmaları yeterli.

Erich Fromm’dan İnsan Olmak Üzerine

Hızımı almışken buradan hemen ilk önereceğim kitaba geçeceğim: Erich Fromm’un İnsan Olmak Üzerine kitabı. Fromm’un yirmi yıla yayılan makalelerinden oluşuyor. Beni konumuz özelinde çok etkileyen bir kitap.

Fromm kısaca aslında şunu söylüyor da diyebiliriz: İnsan da zaten bir makine değil mi? Biz çoktan birer makineye dönüşmedik mi? Belki de yapay zekanın sebep olduğu asıl kriz makinenin insana benzemeye başlaması değil, insanın kendisini çok uzun zamandır makineye benzer ölçütlerle değerlendirmesidir.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🦕 The End of Oak Street, Meryl Streep sineması

David Robert Mitchell’ın yeni dinozor filmi "The End of Oak Street"i inceledik. Oscar şampiyonu Meryl Streep'in kariyerine ve seyirci üzerinde yarattığı etkiye mercek tuttuk.

14 Ağu 2026

MUBI ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR