Ara beni lütfen

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.

Yazı: Sinem Dönmez

“Niye dönmedi?”, “Mesajını noktayla bitirmiş, trip mi atıyor?”, “Bu story’deki ima bana mı?”

Herkesin kafasında beyaz gürültü gibi dönen bu küçük sorular, daha büyük bir sorunun belirtisi olabilir mi? Birbirimizi anlamak ve dinlemek külfetli geldiği için anlaşma işini bir taşerona vermese miydik?

İnsanlığın ne kadar acemi olduğunu düşünmeden alıştığı bir şey var: Yazışmak. Yazışarak anlaşmak. Her an. Her gün. Herkesle. Az tanıdık, çok tanıdık, banka çalışanı, aile, arkadaş, eş, sevgili, flört.

Bir süredir insanların birbiriyle nasıl iletişim kurduklarını izliyorum. Hem gündelik hayatımda hem de sosyal medyada. İzlemesi eğlenceli, eğlenceli olduğu kadar da endişe verici. Kimse kimseyi tam olarak anlamıyor. Hani öyle daha çok bağıranın dinlendiği bir yerde de değiliz, artık herkes bağırıyor ve kimse birbirini dinlemiyor.

Bu kadar kolay ve anlık iletişim kurmak, çok cepte bildiğimiz bir alışkanlık gibi görünse de insanlık tarihi açısından gelişimini düşününce Mars’a koloni kurmak gibi bir şey. Günlerce mektup bekleyen, kartpostal gönderen, yerine ulaşıp ulaşmadığından emin olmasa da kadere güvenen, mektubu gecikti diye ikincisini yazan, “ghostlanıp ghostlanmadığını” anlamak için postacıdan başka güvenecek bir şeyi olmayan insanları düşünün. O insanların çocukları telefonla konuşmak için santral sırası beklemekten ev telefonundan konuşmaya, çağrı cihazına, cep telefonuna, SMS’e, anlık mesajlaşmaya birkaç on yıl içinde geçtiler.

Bu baş döndürücü dönüşüme uçan araba çok yakışırdı ama hayatımızda çığır açan teknolojiyi en çok hissettiğimiz alan, haber alma ve birbirimize ulaşma hızımız oldu. 1975’te Bakırköy Postanesi’nde Kars’la konuşmak için geceyarısına kadar bekleyen ve konuşamadan evine geri dönen annem, bugün bana WhatsApp’tan "Evdeysen arayayım" yazdıktan sonra arıyor.

Hayal etmesi bile zor bir iletişim hızımız var artık ancak insanlar, birbiriyle pek iletişim kurmak istemiyorlar. Artık kimse kimseyle konuşmuyor ama telefonlarından yapay zeka ile sohbet ediyorlar.


YAZININ DEVAMI


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📬 Picasso'nun dönüşü, 13 bin yıllık heykeller

2018’de çalınan Picasso imzalı "Torero" baskısı, sekiz yıl sonra boşaltılan bir daire temizlenirken bulundu. Bilecik’teki Gedikkaya Tepesi ve İn Mağarası kazılarında ise 13 bin yıllık 25 kaplumbağa heykelciği gün yüzüne çıkarıldı.

23 Ağu 2026

Anisah Coffee ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR