Gabriele Esposito ile bedenin görsel hafızası üzerine

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.
Yazı: Bartu Bıçak
Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi.
- "Amici" ile başlayan profesyonel kariyerinde Madonna, Rosalía ve Elodie gibi isimlerle çalışan sanatçı, bugün koreograf, hareket yönetmeni ve sanat yönetmeni olarak üretimlerini sürdürüyor.
Hareketi yalnızca koreografinin bir parçası olarak değil, bir görüntünün, karakterin ve atmosferin oluşumunda önemli bir araç olarak gören Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.
Biraz kendinden bahseder misin? Hareket ve koreografiye olan merakın nasıl başladı?
Yolculuğuma altı yaşında dans ederek başladım; zamanla çalışmalarım koreografi ve sanat yönetmenliğine doğru evrildi. Bugün, hareket yönetmenliğiyle birlikte bu alanlar işimin merkezinde yer alıyor. Bedenin, kelimelere ihtiyaç duymadan bu kadar çok şey anlatabilmesi beni her zaman büyüledi. Bir jest, bir duruş ya da birinin odaya giriş biçimi bile o kişi hakkındaki algımızı tamamen değiştirebiliyor. Koreografi bana bu dili hareket üzerinden kurma imkanı verirken, sanat yönetmenliği onu bütünüyle görsel bir dünyaya dönüştürmemi sağlıyor.
Koreografi ve hareket yönetmenliği arasında senin için nasıl bir fark var? Hareket yönetmeni olarak bir projeye dahil olduğunda rolün nasıl değişiyor?
Bence hareket yönetmenliği, bedenin belirli bir estetik ya da görsel dünya içinde nasıl var olması gerektiğini anlamaya odaklanırken; koreografi, hareketin yaratılması ve yapılandırılmasıyla ilgileniyor. Örneğin koreografide bir hareket dili, sekans ya da ritim yaratıp bunu zaman içinde geliştirebiliyorum. Hareket yönetmenliğinde ise müdahalem çok daha incelikli olabiliyor; birinin nasıl durduğundan yürüyüşüne, kıyafeti taşıma biçiminden başka biriyle kurduğu etkileşime kadar pek çok detaya dokunabiliyorum.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dün sona eren Adana Altın Koza Film Festivali'nden notlarımızı aktardık. Son yıllarda genç kuşak arasında popülerleşen arabeskin yükselme nedenlerini müzikseverlere sorduk.
05 Eki 2026

İLGİLİ OKUMALAR


