ABD seçim sisteminin kördüğümü: Gerrymandering

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Yaklaşan seçimlerde en çok konuşulan konulardan biri olan gerrymandering, ırkçılıktan seçmen bastırma politikalarında bir araç olmaya kadar giden etkileri sebebiyle politikacıları ve köşe yazarlarını endişelendiriyor.
- Nereden geliyor? 1871 yılında 8'inci Massachusetts Valisi olan Elbridge Gerry tarafından Boston’daki seçimlerde öne geçmek için yaratılan bu yöntemin temel amacı, eyalet içi sınırları partinin lehine uygun olacak biçimde çizdirip seçim sonuçlarını etkilemek. Zamanının bir siyasi karikatürcüsü de Gerry’nin Massachusetts’in bir bölgesini çizdirdiği şekli bir “salamander”a, yani semendere benzettiği için bu işleme gerrymandering ismini takıyor. Peki bu nasıl yapılıyor, yasal mı ve etkisi ne? Tüm resmi görebilmek için ABD seçim sistemini de biraz bilmek gerekiyor.
- Kazanan hepsini alır: ABD seçim sisteminin karmaşık dünyasına hızlı bir giriş yapacak olursak kazanan-hepsini-alır olarak adlandırılan bir seçim sistemi mevcut. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere ABD’de geçerli sistem çokluk üzerine, yani bir aday oyların %41’ini bile alsa, diğer adayların aldığı oyların hükmü kalmıyor. Yani kazanan aday her şeyi alıyor. Ve bölgesel seçimlerde seçmenlerin bir kısmının oyu göz ardı edilmiş oluyor.

- Nasıl işliyor? Gerrymandering’in iki ana türü var: Öbekleştirme ve dağıtma.

- Öbekleştirme, eyalette Demokratların yoğun olduğu bölgeleri tek bir bölge içinde sıkıştırmak. Dolayısıyla geneline bakınca zaman zaman Demokrat Parti oy çoğunluğu sağlıyor ama tek bir bölgeden çıktığı için daha az koltuk çıkarmış oluyor.
- Dağıtma ise yine aynı örnekten gidecek olursak Demokratların yoğun olduğu bir bölgeyi parçalara ayırarak çevredeki Cumhuriyetçi ağırlıklı bölgelere paylaştırıp kalabalığın içinde kaybolmalarını yol açmak. Ve dolayısıyla bölgesel oy oranlarında daha az koltuk çıkarmalarını sağlamak. Yani aslında gerrymandering’in ana amacının bir partinin koltuk sayısını artırmaktan ziyade muhalefet partinin koltuk sayısını düşürmek olduğu da söylenebilir.
- Salıncak eyaletler: Gerrymandering’in bir diğer kurbanı da “salıncak eyalet” diye bilinen; Florida, Michigan ve Kuzey Karolina gibi seçimden seçime kazanan partinin değişebildiği eyaletler. Aşağıdaki bir salıncak eyalet olarak geçen Kuzey Karolina’nın seçim haritasında mavi kısımlar Demokrat seçmeni, kırmızı kısımlar ise Cumhuriyetçi seçmeni temsil ediyor. 2018 öncesi versiyonunda Kuzey Karolina'nın Demokrat yoğunluklu Ashville bölgesi Cumhuriyetçi yoğunluklu komşu bölgeye katılmıştı. Demokrat Parti'nin Kuzey Karolina'daki kalesi olarak görülen bu bölgenin kaydırılması çok yankı uyandırdı. 2018’de yarı dönem seçimlerinden sonra mahkeme kararı sonucu bu harita daha adil olacak şekilde yeniden çizildi ve bu seçimlerde yeni versiyonun kullanılmasına karar verildi.

- Sıfır yılı: Bu yılki seçimlerin önemi üzerinde pek çok kişinin durmasının bir diğer sebebi de bu yılın “sıfır yılı” olması. ABD'de her on yılda bir nüfus sayımı yapılıyor ve bu sayımın sonunda eyalet içi sınırlar, demografik değişikliklere uygun olacak şekilde tekrar çiziliyor. 2010’daki sayımın ardından meclisteki çoğunluk Cumhuriyetçi Parti’de olduğu için, eyalet meclislerinin de büyük bir çoğunluğunu Cumhuriyetçiler kontrol ediyordu. 2010'da sınırların yeniden çizilmesi gündemdeyken Redmap (Redistricting Majority Project) isimli bir proje yaratıldı. Bunun üzerine bilgisayar yazılımları ve algoritmalar aracılığıyla eyalet sınırları; seçmenlerin yıllar içindeki oy verme alışkanlıklarından, hangi partiye oy verdiklerine, hangi ırka ve dine mensup olduklarına kadar derin bilgi eşliğinde yeniden çizildi. Sonuç? Eyaletlerin iç sınırları öyle bir biçimde çizildi ki adeta Cumhuriyetçi Parti’nin seçilmemesi imkânsız hâle geldi. Sebebi de Kazanan Hepsini Alır sistemi ve bu sisteme hizmet veren gerrymandering işlemi.
- Şimdiki nokta: 2010 nüfus sayımı sonrası Michigan’da Katie Fahey isimli bir vatandaş, Flint şehrinde çıkan su krizi sonucu harekete geçti ve oylarının kıymetini tekrar ele geçirmek üzerine bir kampanya başlattı. Başlattığı kampanya sonucunda şu an Michigan dâhil 20 diğer eyaletin sınır çizimi sürecinde iki siyasi partinin üyelerinden veya bağımsız kişilerden oluşan heyetler bulunuyor ve bu heyetler bir sonraki harita çiziminde rol oynayacak. Gerrymandering’i bitirmek, mevcut seçim sistemi düşünüldüğünde mümkün görünmüyor. Ancak halka olan sorumluluğun bu düşüşü de insanlara demokrasinin ne kadar sallantıda olduğunu ve kıymetli oy kullanma haklarının ne düzeyde suistimal edildiğini göstermiş gibi görünüyor. Ve işin en çarpıcı yanı, yüksek mahkemenin bu konuyu yasama organına, yani gerrymandering’den bizzat fayda sağlayan nihai organa yönlendiriyor olması.
- Sonuç olarak, bu seçimleri Demokrat Parti kazansa bile gerrymandering iki partinin de kendi lehine kullandığı bir işlem. Ancak sınırların çiziminin tekrar Cumhuriyetçi Parti’ye gitmemesi, liberal duruş sergileyen ve gerrymandering konusunda ses çıkaran üyelere sahip Demokrat Parti’nin bu sürece katılması, önümüzdeki on yıl boyunca ABD’nin kaderini belirleyecek.
Bu konuyla ilgili daha çok bilgi almak isteyenler için aşağıdaki içerikleri önerebilirim:
- Netflix’te Patriot Act with Hasan Minhaj’ın 6. Sezon 7. Bölümü We’re Doing Elections Wrong
- YouTube’da The Daily Show with Trevor Noah’nın Making Sense of the Electoral College bölümü
- Ari Berman. The Washington Post. Five Myths About Gerrymandering. 8 Mart, 2018.
- Participant Media’nın Barrack Goodman imzalı Slay the Dragon belgeseli
Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olan Akasha Coral, University of Carolina Los Angeles'ta Sinema ve Televizyon Yapımı konusunda yüksek lisans yaptı. Coral, şu anda kısa film yapım projelerinde çalışıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu bültende adayların kampanyalarına, son anketlere ve gerrymandering konusuna odaklanıyoruz.
20 Eki 2020

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



