ABD'nin İklim Krizine Yönelik Yatırımları Yeterli mi?

Paket tarihî değişiklikler sunsa da, Biden'ın vaatlerinden çok uzakta
ABD'nin İklim Krizine Yönelik Yatırımları Yeterli mi?

Biden'ın geçtiğimiz günlerde imzaladığı Enflasyon Azaltım Yasa Tasarısı içerisinde en büyük harcama 370 milyar dolar ile iklim krizine ait. Bu rakam oldukça yüksek görünse de, aslında ilk yasa tasarısından ve Biden’ın seçimlerde vaat ettiği 2 trilyon dolarlık harcamadan oldukça düşük.

Demokratlar bu yasal değişiklikler ile 2005 yılına göre emisyonların %40 oranında azalacağını belirtiyor. Bununla beraber uzmanlar yasal değişiklik olmadan da 2030’da emisyonların %20 oranında azalacağını öngörüyordu.

Bu değişikliğin en büyük ayağı güneş enerjisi, rüzgar türbinleri, ısı pompaları, enerji verimliliği yatırımları ve elektrik araçlarının verilecek kredi ve vergi iadeleri ile desteklenmesi olacak.

Yasa paketi ile enerji sektörüne yapılacak yatırımların iklim krizinin ötesinde enflasyonu da düşüreceği düşünülüyor. Uzmanlar ABD Tüketici Fiyat Endeksi’nde yaşanan %9’luk artışın %30 kadarının enerji fiyatlarındaki artışlardan kaynaklandığını belirtiyor. Fosil yakıta olan bağımlılığı azaltarak tüketici fiyatları üzerindeki bu etkinin azalacağı belirtiliyor.

Kömürlü termik santrallerinin kapatılmasına teşvik

Photo: Twitter/@turcopundit


Detaylarda ABD’nin çoğu kırsalda bulunan 172 kömürlü termik santralinin kapatılmasına yönelik planlar dikkat çekiyor. 10 milyar dolarlık bir bütçenin kırsaldaki elektrik kooperatiflere yöneltilerek, yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi planlanıyor. Zira bu kooperatiflerin ürettiği enerjinin %32’si kömürden geliyor.

Sadece kooperatiflerin değil, diğer enerji şirketlerinin ve hatta tüm sanayinin de yenilenebilir enerji ve teknolojilerini üretmesi teşvik ediliyor.

Tabii ki bu teknolojileri üretirken, endüstriyel üretim bölgelerinde enerjinin daha verimli kullanılması da teşvik edililiyor. Sanayi bölgeleri için özellikle ilk defa metan gazına yönelik sınırlandırma ve sınırın üstüne çıkan üreticilere yönelik cezalandırma da uygulanacak.

Özellikle son dönemde yapılan araştırmalar sanayi ile enerji üretiminde metan gazı kaçaklarının genellikle ölçülmediğini ve karbondioksitten kısa ömürlü ama neredeyse 20 kat daha güçlü bu sera gazının etkilerinin düşündüğümüzden fazla olduğunu tartışıyordu.

Yaşam alanları iyileştiriliyor

W.Va.ERIN SCHAFF/NYT


Harcamaların ciddi bir kısmı da dezavantajlı bölgelerde yaşayan topluluklara yönelik planlanmış. Gelir düzeyi düşük olan bu toplulukların bulunduğu bölgelerde hava kirliliğinin ölçülmesi ve bu kirliliğin temizlenmesine yönelik projelere destek verilecek. Bu bölgelerin aynı zamanda iklim krizine karşı değişikliklere uyum sağlamasına yönelik projelere de destek sağlanacak.

Proje ile 4 milyar dolarlık bir bütçenin bu topluluklardaki yürüme yollarının ve toplu taşıma sistemlerinin geliştirilmesi, otoyollar için ses bariyerlerinin eklenmesini ve özellikle ısıl ada etkisinin azaltılmasını da hedefliyor.

Projede dikkat çeken bir diğer nokta ise ağaçlandırma ve toprak iyileştirmeye yönelik çalışmalar. Yaklaşık 20 milyar doların, örtücü bitkiler gibi uygulamaları kullanan “iklim akıllı tarıma” aktarılacağını belirten Biden, çiftçilerin böylelikle toprakta daha fazla karbon tutabileceğini belirtiyor.

Özellikle son dönemlerde orman yangınları yüzünden oldukça alan kaybeden ve ilerde de kaybetmeyi bekleyen ABD, orman yangınlarına karşı önlemler alınması ve eski ormanların korunarak karbon yutağı kapasitesinin geliştirilmesi konusunda 5 milyar dolarlık bir yatırım ile adım atmış durumda.

Karbon yakalanır mı?

Her ne kadar buraya kadar, iklim değişikliğine yönelik değişiklikler oldukça mantıklı gözükse de, paketin en çok tartışılan konusu karbon yakalama teknolojilerine yönelik yatırım oldu.

Genelde daha fazla sondaj yapılması için kullanılan bu teknolojinin son dönemde karbon yakalama teknolojisi olarak kullanılması ve var olan, hızını almış yenilenebilir teknolojilere alternatif olarak gösterilmesi tepki aldı. Çünkü son dönemlerde karbon yakalama tesislerinin milyar dolarlık yatırım almasına rağmen istenilen verimi sağlayamaması ve bunun yüzünden kapatıldığını görmek mümkün. Bununla beraber federal bir yatırım ile bu teknolojilerin ilerleyeceğini savunanlar da var.

Bu federal yatırım ile karbon kredisi için en az 100 bin ton karbondioksit yakalaması gereken “fabrikalar” artık 12,5 tonluk alt sınır ile, tam kapasitede 9 milyon dolara yakın vergi indirimi kazanacak. Bu fabrikaların aynı zamanda daha fazla karbondioksiti işleme sokmak için, yeni kurulacak boru hatları ile taşıma yapabileceği konusunda yorumlar var.

Karbon yakalama teknolojilerinin indirekt olarak doğalgaz ve petrol şirketlerinin ömrünü uzatması bekleniyor. Tepki çeken başka bir gelişme de bu sonucu destekleyecekmiş gibi gözüküyor.

Federal topraklarda bulunan ve gelecekte kurulacak yenilenebilir enerji projeleri devam eden petrol ve gaz projelerinin gelişimine bağlanıyor ve açık artırmayla rüzgar ve güneş enerjisi ile devam etmeden önce karada en az 2 milyon dönüm ve denizde 60 milyon dönüm petrol ve gaz çıkarılmasını teklif etmesini gerektiriyor. Bu da aslında iklim krizine karşı yapılmış değişiklerin konuşulduğu bir pakette tabii ki tepki topluyor.

Peki bu yatırımlar yeterli mi?

Photo: Image RYTIS DAUKANTAS/UPSTREAM


Birçok ülkenin iklim düzenlemeleri ve yeşil altyapıya dair yatırım yaptığının altını çizen Bloomberg’den Aaron Clark, Enflasyon Azaltma Yasası’nın karbon fiyatlandırmasına değil, daha çok yatırımları ucuz hale getiren sübvansiyonlara odaklandığını belirtiyor.

Yenilenebilir enerji kaynakları artışta olsa da, ABD'nin enerjisinin yüzde 80'inden fazlası fosil yakıtlardan geliyor. ABD kişi başına karbondioksit üretimde 15,5 ton ile birinci, toplamda ise 5 bin megatonun üstündeki karbondioksit salımı ile Çin’den sonra ikinci sırada.

Tabii ki, bu dev ülkenin yaptığı her değişim oldukça önemli ve iklim krizine büyük bir etkisi de olacak. Ama karbon yakalama gibi verimsiz teknolojilerinin ve yenilenebilir enerji üretimi öncesi petrol ve doğalgaz üretiminin teklif edilmesi, enerji lobilerinin hâlâ çok güçlü olduğunu gösteriyor.

Yine de, ABD’nin bu yasa değişikliği paketinin doğru yolda atılan ilk adım olduğunu söyleyebiliriz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Çevreci GeekÇevreci Geek

BÜLTEN SAYISI

Tarihî İklim Paketi Krizi Durdurur mu?

ABD'nin yeni yasa tasarısı doğru yolda atılan ilk adım

30 Ağu 2022

Financial Times

YAZARLAR

Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkiler lisansından sonra, İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilir Kalkınma üzerine yüksek lisans yaptı. 7 yıllık içerik üretme deneyimini Çevreci Geek ve Yeşil Öneriler ile sürdürüyor.

Çevreci Geek

İklim haberleri üzerine yorumlar.

İLGİLİ OKUMALAR