
Sivil toplum kuruluşları haricinde, akademik ve kültürel anlamda çalışma yapan çok az kurum ve kuruluş bulunuyor. Bu da Afrika’yı sadece tek bir açıdan görmemize ve tanımamıza sebebiyet veriyor. Ülke olarak tüm Afrika kıtasını fakirlik içerisinde kıvranan, suya ulaşmakta güçlük çeken, kemikleri sayılan cılız siyahi insanlardan ibaret sanıyoruz.
Anadolu Ajansı başta olmak üzere, çeşitli araştırma merkezleri ve medya organları sayesinde Afrika’yı tüm renkleri ve yönleriyle tanıma imkanı buluyoruz. Bu açıdan yapılan çalışmalar oldukça kıymetli ve önem arz ediyor.
TİKA aracılığıyla her yıl yüzlerce üniversite öğrencisi çeşitli temalarda projeler yapmak üzere Afrika’ya gönderiliyor. Bu öğrenciler Afrika’nın tüm güzelliklerine ve gerçekliklerine şahit oluyor. Bu açıdan, Afrika ile kurulan ilişkiler duygusal zeminden çıkartılıp realist bir çizgiye oturtuluyor. Her geçen yıl Afrika’ya dair algı daha realist hale geliyor.
Bunun yanında Afrika üzerine akademik çalışmalar yapan ve bölge uzmanı yetiştiren kurumlar bulunuyor. Afrika araştırması yapan bu kurumlar, kıtaya dair ciddi bir müktesebat üretiyorlar. Henüz çok yeni olan bu kurum ve çalışmalar yıllar içerisinde meyvesini verecektir. Halen Afrika denince ülkemizde akla gelen ve çalışma yapan kişi sayısı iki elin parmakları kadar. Yıllar içerisinde bu sayının artmasını ümit ediyorum.
THY Afrika’da 60’tan fazla destinasyona uçuyor. Bu sayı kıta ile ilişkiler bakımından oldukça önemli bir konuma sahip.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş

