Nostalji kuşağında bugün: Pazarlamanın karanlık çağı

Nostalji kuşağında bugün: Pazarlamanın karanlık çağı

Otobüslerde sigara içmenin serbest olduğu yılları bilir misin? Resmen insanlığın karanlık yılları… Ben hayal meyal hatırlıyorum, iğrenç bir koku, dumanlar arasında mide bulantısı ile git git bitmeyen yollar.

Şimdi düşününce yok artık ya bunları da yaşamış olamayız bu ne saçmalıktır diyorum kendime kendime ama yaşadık.  O zamanın normali buymuş herhalde ki bir kişi de çıkıp biz ne yapıyoruz dememiş. 🤷🏻‍♀️

O günlere ve hatta daha da gerilere gidince yapılan reklamlar için de aynı şeyi söyleyebiliriz 😊 Bugün geriye dönüp bakınca, yok artık bu kadarı da olmaz dediğimiz ilginç çalışmalara göz atacağız, hazır mısın?

Analarımız babalarımız nelere maruz kalmışlar görünce her şeye rağmen normal insanlar olmayı başardıkları için onları takdir edeceksin...

Hadi başlayalım!

Hanımlar hadi yine iyisiniz!

Cinsiyetçilik asla bitmeyen bir problem orası malum zaten ama zamanının pazarlama çalışmalarında gayet normal şekilde göze sokuluyor, ürünlerin mesajları bile hiç sakınmadan oluşturuluyormuş. Düşünsene öyle bir ketçap şişesi ki kadınlar "bile" kapağını açabiliyor. Vay anasını!

Kaynak: Shareably

Hanımlar herkes vitaminlerini alsın, daha çok, daha çok, daha çok ev işi yapsın ve yine de harika gözüksün! Çünkü değerli beylerinize ancak bu şekilde layık olabilirsiniz!

Kaynak: BoredPanda

Bir de evlenip eşine hizmet edecek kadar şanslı olamayanlar var. Düşünsene 30 yaşına gelmişsin, hep nikah şahidisin, düğünlerin demirbaş konuğusun ama bir türlü o gelinliği sen giyemiyorsun. Çünkü ağzın kokuyor. Düşman başına... Neyse ki listerine var!

Kaynak: AdAge

Bir erkeğe kendini beğendirememek ve bir türlü izdivaç yapamamak tabii ki Türk kızlarının da en büyük problemi olmalıydı. Altınbaş kremleri hedef kitlesinin bu ihtiyacını görüp değer önermesini yapıştırmış; kremi sür 1 ay içinde yuvanı kur! 

"Dünyadaki kremlerin en iyisi" yazmayı da ihmal etmemiş. 🥇 Bugün herhangi bir araştırma verisine dayandırmadan yaz bunu da gör dünya kaç bucakmış eyyy Altınbaş Kremleri!

Kaynak: HaberTürk

Türk kızları evlense de çilesi bitmiyor bu kez de rest çekip yalnız kalıyorlar... 

Kaynak: Twitter

İşte erkek be!

Şimdi haklarını yemeyelim erkekleri hedef alan markalar da ilginç çalışmalar ortaya koymuşlar. Pherma Sharp erkekliğin tanımı 6 maddede yapmış, geçmişten gelen at, avrat, silah üçlüsü ile yetinmemiş bıyık ve rakı ile kendi dokunuşunu da yapmış. Böylece yukarıdaki evlenmeye hasret genç kızlara ideal (!) eş prototipi de ortaya konmuş. 

Sen her gün Altınbaş kremini sür, Listerine ile ağzını çalkala, Kellog's vitaminini al ve sonunda eş adayı diye karşına böyle bi tip çıksın 🫣 Bedbahtlık forever!

Kaynak: HaberTürk

"Bebelere balon 🎈" dönemi meğer gerçek bir rönesansmış... 

Kadınlar, erkekler derken çocukların olmadığı bir reklam dünyasını düşünmemiştin herhalde?

Kendi çocukluğumu düşününce, bana en çok pazarlanan ürün "bebelere balon" sloganıyla kulaklarımda yer eden lastik balonlardı sanırım. Oysa başka bir zamanda ve mekanda çocuklar gazoz, televizyon, jilet ve hatta sigara ile sınanıyorlarmış. Şimdiki çocuklar ne şanslı falan derken aşağıdaki reklamları görünce anladım ki benim çocukluğum bir aydınlanma çağının başlangıcıymış 🤯 

Bak mesela şimdiki annelere sütün içine bir o kadar da gazoz koy çocuğa öyle içir  desen seni bi temiz döverler. Oysa zamanında zorunlu olmadığı halde içindekileri ambalajına yazan yüce gönüllü markalar böyle akılları tüm topluma vermiş.🍼 

Kaynak: BoredPanda

Gazozlu sütü içen bebe traş da olabilir tabii. 🪒 Çünkü neden olmasın? 

Büyüyünce at, avrat, silah, rakı, bıyık der mi acaba? 😉 

Kaynak: Pinterest

Sinek kaydı traş da tamamsa bebeniz daha iyi davranışlar ve okulda daha yüksek notlar için Motorola televizyonun karşına geçip keyif yapabilir. 📺  

Zaten bu aşamada artık annesine soracak hali de yok. Çocuk Aynalı Tahir'e döndü 😂 

Kaynak: Pinterest

Tüm bunlar sizi çileden mi çıkardı, küçük Chucky'nizi azarlamadan önce yakın bi Marlboro atın derdi kederi üzerinizden... 🚬 Bir çocuğun annesine önerebileceği mucize olsa olsa sigara olurdu zaten. Bu, yaratıcılık ve etiğin zirvesi değil de nedir sorarım sana?👇🏻 

Kaynak: thesocietypages

Bu arada hadi bebenin önerisine kulak asmadın bari doktorları dinle kardeşim. Daha kimler dil döksün bu sektöre para kazandırman için?

Sigara konusu Türk reklamlarında da kendisine yer bulmuş elbette. O zaman site trafiği, oturum süresi, tıklanma oranı falan yok tabi adamlar ne yapsın, sigara dumanı ile haber çekiciliği arasında bağlantı kurmuşlar. Dijital pazarlamacılar hiç ağlamayın kardeşim bakın adamların KPI'ı sigara dumanı uzunluğuymuş!

Kaynak: Pinterest

Gördüğün üzere pazarlamanın karanlık çağı oldukça enteresan. Amacım kimseyi suçlamak değil tabii ki, o zamanın şartlarında bunlar da otobüste sigara içmek gibi normal algılanıyormuş. Belki bundan 50-60 yıl sonra bizim yaptığımız çalışmalar için de torunlarımız aynı hislerle yorumlar yapacak, kim bilir...

Son olarak, öncekilerin aksine kendisi nostaljik olsa da günümüzde de çokça ihtiyaç olduğunu düşündüğüm bir ilanla bitiriyorum. Şunun güzelliğine bakar mısın? Saygısızlıkla Savaş Derneği...

1945 yılında Prof. Dr. Zeki Zeren başkanlığında İstanbul'da kurulan derneğin amacı İstanbul'da ileri, medeni bir şehir topluluğu yaşayışının getirdiği karşılıklı saygı adabını kökleştirmek ve yaymak imiş.

Dernek faaliyetlerini sadece 7 yıl sürdürülebilmiş ve başkan derneğin kapanış sebebini saygılıların saygısızlardan çekinmeleri, mücadeleye girişmektense temas etmemeyi tercih etmeleri olarak açıklamış. 🥺 

Bazı şeyler kökten değişirken bazılarının hiç ama hiç değişmemesi ne kadar da ironik değil mi?

Sonraki sayıda görüşmek üzere!


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

The Marketeer The Marketeer

BÜLTEN SAYISI

Nostalji kuşağında bugün: Pazarlamanın karanlık çağı 🌑

Bugün olsa yerden yere vuracağımız reklamlar

23 Eyl 2022

Getty

YAZARLAR

The Marketeer

Güncel pazarlama stratejileri, ilginç marka örnekleri ve az bilinenleriyle pazarlama dünyasını masaya yatırıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR