Akışta kalmak ve Candy Crush'ın başarısının sırrı

Yazı: Ayşegül Güngör
“Akış hâlinde olmak; kişinin becerilerinin eldeki zorlukla baş etmeye yeterli olduğu hissi taşıdığına, hedef odaklı olduğuna, kurallarla belirli ve kişinin nasıl performans sergilediğine dair ipuçları sunan bir eylem sistemidir. Konsantrasyon o kadar yoğundur ki alakasız şeyleri düşünmeye veya sorunlar için endişelenmeye dikkatiniz kalmaz. Öz farkındalık kaybolur ve zaman hissi bozulur. Bu tür deneyimler üreten bir aktivite o kadar tatminkardır ki insanlar zor veya tehlikeli, olduğunda bile bu aktiviteyi, aktivitenin kendisini sevdikleri için yaparlar ve bundan ne elde edeceklerini umursamazlar.”
Mihaly Csikszentmihalyi Akış kitabında akış hâlini bu şekilde tanımlıyor.
Akış hâlinde olan ve bu duyguyu yaşayan insanlar için zaman farklı akar. Saatler dakikalar gibi geçer ve yaptıkları işten derin bir haz alırlar. Ona göre, akışı deneyimleyen insanlar başarılı olacaklarına inanır ama aynı zamanda başarısız olma ihtimallerini de kabul ettikleri için, yaptıkları işte anlam bulurlar.
Akış deneyimi, yapılan işe yoğunlaşma ve bağlılık, aktif katılım, tutku ile gerçekleşir. Mihaly bu deneyime "ototelik deneyim" adını veriyor. Ototelik deneyimi yaşayanlar bir süre sonra bu deneyimi kişiliklerinin bir parçası hâline getiriyorlar.
- Sözlük: Ototelik kelimesinin kökeni Yunanca Oto (Kendi) ve Telos (Amaç) kelimelerinden geliyor.
Ototelik kişilik, sürekli akış deneyimini yaşama eğiliminde olan kişilik tipini ifade ediyor. Mihaly Csikszentmihalyi bu kişileri, içsel motivasyona sahip, yaptığı işten zevk alan, meraklı, merakını yaratıcılığa dönüştürebilen, zorluklarla başa çıkmaktan korkmayan, bir işi yaparken tam konsantrasyon hâlinde olan, dayanıklı ve deneyimlerinden ders alan kişiler olarak tanımlıyor. Bu özelliklere sahip kişiler, iş ve özel hayat ayrımı olmadan akış deneyimini sık sık yaşıyorlar.
İş dünyasında otoletik kişiliğe örnek olacak isimler sayabiliriz.
- Bunlardan biri Ricardo Zacconi. İsmi ilk başta çok tanıdık olmasa da Candy Crush denildiğinde çok uzak gelmeyecek.
Zacconi, diş hekimi bir baba ve Macar, sanatçı bir annenin oğlu. Babasından merak etmeyi, annesinden de asla pes etmemeyi miras olarak almış. İlginç bir hayatı var. Diş hekimi olabilecekken girişimci olmayı tercih etmiş ve 2000 yılındaki dot.com krizinde büyük kayıplara uğramış. Bir süre bir konut girişim şirketi olan Benchmark Capital’da çalışmış.
Zacconi, burada yeni fikirler geliştirerek ve 2003 yılında biriktirdiği parayla o zamanlar adı Midasplayer olan King’e ortak oluyor. Burada yolları Knutsson ve Hartwing ile kesişiyor. 2007 yılında, Facebook oyun geliştiricilerine açılınca Candy Crush’ın hikayesi de başlıyor.
Zacconi, stratejik bir karar vererek King’i ikiye bölüyor. Şirketin yarısı Facebook için oyun geliştirirken diğer yarısı yeni fikirler üzerinde çalışıyor; Knutsson, Candy Crash’i tasarlıyor. Oyun 2012 yılında piyasaya sürüldükten sonra da 3 Kasım 2015’de dünya oyun devlerinden Activision Blizzard, 5.9 milyar dolara King’i satın alıyor.
King’in gelirlerinin yüzde 90’ı Candy Crush oyunundan geliyor. 2022 yılında Microsoft, Activision Blizzard’ı 68,7 milyar dolara satın alarak Candy Crush’ı bünyesine katıyor.
Ne oldu da yan yana dizilen üç aynı renk şeker, 10 yılda bu noktaya geldi ve hâlâ da oyun dünyasındaki tahtını bırakmıyor?
Bu noktada Mihaly Csikszentmihalyi’nin Akış Teorisi’ne yeniden bakmamız gerekiyor. Teoriye göre, akış durumu aşağıdaki özellikler olduğunda gerçekleşiyor:
- Net hedefler: Kişinin ne yapması gerektiğini tam olarak bilmesi
- Dengeli zorluk: Görevlerin, kişinin beceri seviyesine uygun olması
- Anında geri bildirim: Kişinin, yaptıklarının sonuçlarını anında görmesi
- Yoğun odaklanma: Dikkatin tamamen yapılan işe verilmesi
- Kontrol hissi: Kişinin, yaptığı iş üzerinde kontrol sahibi olması
Candy Crash’ı bu beş nokta üzerinden inceleyelim. Oyunda her seviyede açıkça tanımlanmış net hedefler bulunuyor. Belli bir puana ulaşmak için belli renkte ve sayıda şekerleri topluyorsunuz. Oyunun seviyelerine baktığımızda dengeli bir zorluk görüyoruz. Oyuncuların becerileri arttıkça zorluk seviyesi de artıyor. Bu nedenle akış seviyesine girmek kolaylaşıyor. Oyuncular oyun sırasında anında geri bildirim alıyorlar; ya şekerler patlıyor ya da puan kazanılıyor. Oyunun kendi içinde stratejik bir görsel yapısı var, oyunun sesi slot makinelerinin sesine benzediği için oyuncuların dikkatini çekiyor ve yoğun odaklanma hâli yaşatıyor. Oyuncular hamlelerini ve stratejilerini belirlerken özgürce karar aldıkları için oyunda kontrol hissini yaşıyorlar.
Aslında akış teorisini uygulayan tek Candy Crash değil. Tetris, Minecraft ve Super Mario oyunlarını da bu kategoriye alabiliriz ama bunların hiçbiri Candy Crash kadar çok kullanıcı sayısına sahip değil. Hâlâ dünyada her gün 50 milyon kişi Candy Crush oynuyor. Oyun sektörü akış teorisini en çok kullanan sektör. “Niçin oyun oynuyoruz?” sorusunun yanıtı can sıkıntısında gizli.
Can sıkıntısı kritik nokta
Mihaly Csikszentmihalyi, Akış kitabında yetenek ile zorluk seviyesi arasındaki ilişkiyi bir grafikle açıklıyor.
- Eğer yeteneğimizin az olduğu ama zorluk seviyesinin fazla olduğu bir işte çalışıyorsak endişe ve kaygı düzeyimiz artıyor.
- Yeteneğimizi kullanmadığımız ve zorluk seviyesinin de olmadığı bir işte çalışıyorsak yaptığımız işe bir ilgi duymuyoruz.
- Yeteneğimizin farkındaysak ve yaptığımız işin zorluk seviyesi de düşükse can sıkıntısı yaşıyoruz.
İşte bu can sıkıntısı kritik bir nokta. Zacconi, 2000 yılında dot.com krizi ile karşı karşıya kaldığında yeteneğini kullanamadığı bir işte çalıştı. Bu noktada can sıkıntısını içsel motivasyonu ile harekete geçirerek yapmak istediği iş fikirlerini analiz etmek için kullandı. 49 iş fikrini eleyerek 1 iş fikrine yoğunlaştı ve akış hâline geri döndü.
Akış hâlinde sürekli kalabilmek mümkün değil. Önemli olan akış hâline gelebilecek içsel motivasyonu sağlayarak ototelik bir kişilik olmak. Akış hâlinde kalabilmek için Csikszentmihalyi diyor ki:
“Bir hedefe çok fazla odaklanmadan önce temel soruları sormak değerlidir. Bu sorular can sıkıntısı hâlinde sorulmalıdır. Yapmak istediğim gerçekten yapmak istediğim bir şey mi? Yaparken zevk alacak mıyım? Gelecekte bunu yapmaktan zevk alacak mıyım? Benim ve benimle birlikte olan insanların ödeyeceği bedel buna değecek mi?"
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kariyer.net'in hazırladığı rapora göre, Türkiye'de iş değiştirmeyi düşünen çalışanların %67'si, istifa ettikten sonra iş aramayı tercih ediyor. Bu kararın ardından yine %67'si 6 ay içinde, %85'i de 1 yıl içinde yeni işini buluyor.
25 Haz 2024

YAZARLAR

Liber Kültür Sanat Derneği
Liber Kitap Kültür Sanat Derneği'nin temel hedefi toplumda okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak, okuma fırsatından mahrum kalan kesimlere erişim imkanı sağlamak, sanatı ve sanatçıları destekleyerek yaratıcı düşünceyi teşvik etmek ve gelecek kuşakların daha aydın bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamaktır.

Pareto İçgörü
İş dünyasını ve piyasaları şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



