
Pek sevgili hikaye anlatıcısı Mabel Matiz’i Maya albümünden sonra dinlemeye başladım. Kişiliğine en başından beri saygı duyduğum Mabel, beni Toy single’ı ile yakaladı ve bu yakalayış beni Maya albümüne götürdü. Eski şarkılarına yine de bir şans verdim Maya albümü ardından ama bende bu albüm sonrası müziğine yönelik bir hayranlık mevcut. Bu nedenle en başından beri takipçisi olmadığımı belirterek konser yazısını yazacağımı şimdiden belirtmek isterim değerli okurlar.
Bayram tatili için geldiğim Altınoluk’ta konser afişini gördük evvela ve hemen maaile biletimizi alıp, sahilden koşarak eve döndük. Hazırlıklarımızı yaptık ve konsere koştuk. Altınoluk Amfi Tiyatro yakınlarına zar zor arabamızı park edebildik. Malum Mabel’in konseri var ve tüm kalabalık onun için orada toplanmış.
Çok yakın zamanda çıkardığı Karakol single’ı ve yine malum klibi dolayısıyla kimimize kırgındı Mabel (yani öyle olmalı) ama yine de konserlerinde kendisi ile aynı fikirde olmama ihtimali olan dinleyicileriyle bir araya geldi bu konserde. Bana hissettirdiği karakter tam olarak şöyle oldu: “gönlü kırgın da olsa bayramlarda el öptüren bilge dede”. Onu anlayan ve klibine bilhassa bayılan dinleyicileri olarak, bilge dedeye hakkını teslim etmek istediğimiz için bu konsere özellikle koşarak gittik.
Velhasıl, konsere açık mavi bir pantolon ve yelekle çıktı Mabel. Sanıyorum bu turnede aynı dikim farklı renk kostümlerle çıkmış konserlerine. Sahne dekoru çok iyiydi fakat kendi kendime bu adam nerede dans edecek, sahne küçücük derken, gerçekten de Mabel sahnede genelde sabit durdu. Arada gitaristin cesaretlendirmeleri ile hareket ettiğini saymazsak. Konserde benim için öne çıkan kişi perküsyoncusu oldu, özellikle Mendilimde Kırmızım Var şarkısında bendir çalarken. Ama pek tabi sahnedeki mükemmellik tam bir grup çalışması ürünüydü. Emek veren herkes sağolsun.
Mabel "Hep Maya albümünden istiyorsunuz ama eski albümlere de haksızlık etmeyelim" dedi ve tüm albümlerinden karışık şarkılar söyledi. Potbori yaptığı şarkıları da oldu ve bu potbori arasında hızlıca çalınan “Boyalı da Saçların” şarkısına üzüldüğümüzü söylemeliyim. Acaba zurna çalacak biri olacak mı diye merak ederken, zurnaya ihtiyaç bile olmadı maalesef. Konsere hareketlilik katmak istemiş olacak ki, Yuh Yuh, Caney Caney ve Hanım Hey türküleri ile de halaylara doyduk (bu üçlünün konserlerinde bir klasik olduğunu araştırmalarım sonucu öğrendim). Son şarkısı Karakol’u söyledikten sonra da "Bu şarkıyı söyledikten sonra tüm enerjim tükeniyor, bilmiyorum iyi bir şey mi ama” dedi. Neden iyi bir şey olsun ki, dedim ben de içimden. Umarım öyle pozitif bir reaksiyon olur ki, artık enerji dolar canım Mabel.
Yani şunu diyeceğim sevgili okurlar, Mabel Matiz konserleri çok güzel oluyormuş; daha önce canlı dinlememişseniz; gidiniz, başkalarını da gitmeye zorlayınız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş



