İki Yeni Yayın İki Yeni(den) Buluşma

Amerikalı bağımsız art rock grubu The Antlers ile Hollanda’dan bir soluk, bağımsız müzisyen Barış Dai yeni buluşmalar, karşılaşmalara kapı aralıyor…
İki Yeni Yayın İki Yeni(den) Buluşma

The-Antlers-Green-to-Gold-1536x1536.jpg

(Kaynak: https://americanahighways.org/)

Bu sayının karşılaşmaları buluşma niteliğinde desem yeri. Uzun bir süredir sesi soluğu çıkmayan, şehir hayatından uzaklaşan The Antlers çok tatlı ve sakin bir dönüş yaptı. 26 Mart’ta yayınlanan albüm, birçok açıdan özel. Zira grubun öne çıkan ismi Peter Silberman için işler bir süredir yolunda gitmiyordu. Bir dizi hastalık ve işitme sorununun ardından çekildiği inzivadan, kendisinin “tembel pazar sabahları tadında” olarak nitelediği ve davulcu Michael Lerner ile birlikte yazdıkları şarkılarla döndü. Aslında arada sevdiklerine bir solo proje, EP de sundu Silberman. Ancak yine de hikâye anlatıcılığının dikkate değerliği ve şaşırtıcı bir karakter oluşunu “Green To Gold” ile yeniden hatırlayacağımıza benziyor. Mix masasında Nicholas Principe ve masteringde Gus Elg gibi isimleri gördüğümüz Green To Gold’un geri kalan teknik işlerine de Silberman kolları sıvamış. Albümde; Jon Natchez (bas klarnet), Will Harvey (kemanlar), Brent Arnold (çello), David Moore (banco), Dave Harrington (slide gitar), Kelly Pratt (bariton saksafon, flüt, klarnet gibi üflemelilerde) ve Tim Mislock (gitar) gibi müzisyenler bir araya gelmiş.

Bu üretimi bir buluşma gibi görmem biraz da albümü dinlemek üzere oturduğumda, vakit geçirmeye doyamadığım video klip serisi. Klipler Derrick Belcham ve Emily Terndrup ortaklığında çekilmiş. Hikâyeler dansla akıyor ve görüntü yönetmenliği de beni ayrıca tavladı. Zaten çekimlerin yapıldığı ev, doğa, o yeşillik içinde dansla sarmalanmış çatışmalar, kopmalar, kavuşmalar, hatta biraz yalnızlık, tembel mi bilmem ama bir pazar sabahı hüznünü anımsatıp duruyor. Albümü bir bütün olarak- fikri, hikâyesi ve yayınlanışıyla- beğenmiş olsam da “Just One Sec” beni en çok içine alan parça oldu. Bunun alameti farikası da şarkı sözlerinin gücünü o sakinlik içinden açığa çıkarışı diye düşünüyor, hissediyorum. Bu albüm sizlere neler hissettirir, meraktayım.

../Downloads/Baris_Dai_-_ACpt1_cover.png

(Kaynak: Barış Dai)

Bir diğer karşılaşma bizim evde yaşandı. Dinleyenleri karşılaştırmak ve orada oluşacak şey bir kenara, yanı başımda gerçekleşen müzikal bir üretimin bende yarattıkları ancak bu kelimenin içine sığar türden. Eşim Barış Dai’nin Ambient Conditions ismiyle yayınladığı, enstrümantal bir hikâye anlatıcılığında yazdığı EP serisinin ilk ayağı 21 Mart’ta doğdu. Bunu doğum olarak adlandırmak hoşuma gidiyor; çünkü hem yayın takvimi hem hikâyenin fikri ve hem de üretim aşamasına daha yakından tanık olduğum bağımsız müzisyen olma halleri, bana Peter Silberman’ın dönüşüne benzer bir şeyler anımsattı. EP serisinin tamamı, dört mevsime yayılan döngüsel bir anlatım olarak tasarlandığından ve 21 Mart’ın yayın tarihi seçilişinden ve fikrin Eindhoven’dan bir fotoğraf karesiyle kucaklaşmasından sanırım bende bu hissi yarattı. Hatırlatmak gerekirse, The Antlers de albümü “Equinox” parçası ile kapıyor. Bunun da dinleyici olarak tatlı ve müzikteki ruh haliyle anlamlı olduğunu düşünüyorum. 

Bizim evin tatlı didişme alanlarından bir tanesi; sorular yaratmaya, eleştirel olmaya ve çok disiplinli bir sosyal bilimci olmaya çabalayan ben ile mühendis bir müzisyen olan Barış’ın farklı kimlikleri. Bu yüzden, onun müziğini yazma, kaydetme ve sonrasındaki prodüksiyon aşaması benim için de ayrıca bir öğrenme süreci ve yeni sorularla buluşma hâli oldu. Hem pandemi itibariyle 7/24 birlikte bile olsan yanındakinin hâlâ beklenmedik ve bilinmediklerinin olduğunu hatırlamak hem de bağımsız bir müzisyenin özgürlük ve sıkışma alanlarına tanıklık etmek; bana, çalışmalarda yaptığımız görüşmelerin, alanda aldığımız gözlem odaklı notların derinliğini yeniden düşündürttü. Hele de çevrimiçinde(ki) anlamları kovaladığımız bugünlerde…

Sancılı diyebileceğim bir zamanın ardından gelen birbirine bağlı bu üç parçalık EP, yaşadığımız bölgede kış yürüyüşleri yapan Barış’ın gördüğü, işittiği güzelliklere de işaret ederken, progresif metal ve rock severlere göz kırpacak. Ayrıca Barış, artık kendisini Hollanda’da üreten bir müzisyen olarak da tanımlamaya başladı. Bu da benim göç hikayemin bir başka sorusu… 

Son olarak, EP’nin masteringi, birçoklarının Razor Inc. ve Furtherial’dan tanıdığı Bora İnce’nin elinden çıkma. Bu üretimin de dinleyenlerinde neler oluşturacağı merakım. 

Her iki üretim ve buluşma için iyi dinlemeler / okumalar diliyorum. Öyle ya dinlediğimiz de bir okuma!… 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Müzikli MevzularMüzikli Mevzular

BÜLTEN SAYISI

Müziği Okumak

Kitaplar, dergiler, kağıt yığınları ve kartonetler...

06 Nis 2021

Baroque Library Hall, Czech Republic (https://www.klementinum.com/prohlidky/baroque-library/)

YAZARLAR

Tuğçe Hakarar

Müzikli Mevzular

Müzikli Mevzular

Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR