
Hayatın anlamı demişken varoluşçu edebiyatın en önemli temsilcilerinden Franz Kafka'dan söz etmezsek olmaz. Ama hayır, o çirkin böcekten söz etmeyeceğim! :) Bence Kafka'nın en zevkli bulantısı Dava adlı kitabıdır. Baş karakter Joseph K., ne olduğunu bilmediği bir suçtan yargılandığı davanın içerisine düşmüş bulur kendisini. Onunla birlikte biz de Joseph K.'nın suçunun ne olduğunu bilmeden mahkeme kapılarındaki sürüncemede buluruz kendimizi. Kafka'nın hiciv silsilesinde en büyük payı bürokrasinin aldığını düşünmek ilk akla gelen yorum olur. Fakat Dava'nın aynı zamanda varoluşsal durumumuza işaret eden derin bir mesajı var. Aslında biz de tıpkı Joseph K. gibi hiçbir nedeni olmaksızın yaşam davasının içine düştük. Ya da Martin Heidegger'in dediği gibi, dünyaya fırlatıldık! O kapıdan bu kapıya savrulup duruyoruz...

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




