ARANAN NİTELİKLER

Bu hafta 20lik okurlarından Günseli Özdemir yetkinlik, uyum sağlama, seçilen kişi olma namına özümüzü kaybetmemiz üzerine yazısı ile bizlerle.
                                                               ARANAN NİTELİKLER

Yazı: Günseli Özdemir

20liğin çevrimiçi bir rakı sofrası, başka seslere de yer veren bir platform olmasını istediğimi belirtmiştim. Bu nedenle arada sırada, bu bölümde 20lik için yazmak, çizmek isteyenlere yer vereceğim. 20lik okurları arasında bu bültene yazmak, çizmek, video çekmek ya da bülteni övmek isteyenler buraya tıklayabilir.     

Yıllardır defter tutarım. Görünürde bir ajanda olmakla birlikte aslında  her yerinde beğendiğim bir sözün, aldığım ufak notların, kendimle olan dertleşmelerimin ve daha bir çok şeyin olduğu bu defter, Günseli’nin karışık zihninin bir yansımasını temsil eder. 3 gün önce lise 9.sınıfta tuttuğum ajandayı buldum. 15.05.2013 tarihinde sayfanın köşesinde büyük harflerle  “Ben kimim?” yazmışım. Düşünmeye çok vakit bulamamış olmalıyım zira hemen altında o gün çözdüğüm soru sayıları, ödevler ve son deneme sınavında 2. olduğum yazıyor. 

Aradan 8 yıl geçmiş neredeyse ve ben kendime aynı soruyu sorduğumda hala net bir cevabım yok. Hırsla çözdüğüm test kitapları kim olduğumu bana öğretmedi. Bugün  21 yaşında 21.yüzyıl yetkinliklerinin ve “Ben aslında kimim?’”, “Ne istiyorum?” sorularının arasında olduğum kişiyi, özünü bulamadan aranan niteliklere uygun kişiye dönüşmek için çabalarken buldum kendimi. Problem çözme yeteneği, agile modele uyum sağlamak, duygusal zekanın yüksek olması, veri analitiği, MS office programlarına hakim olabilmek gibi niteliklerin kaç tanesinde iyi olabileceğimi düşünüp duruyorum. 

Ben de bir şeyler yapmalıyım, bir girişimim olsun, kod yazmayı öğreneyim, İngilizce yetmiyor artık Almanca falan mı baksam?, tasarım programı bilmeden de olmaz ki şimdi dur ona da bir bakayım derken yine unutuyorum kendimi… İşte tam da bu yüzden yaprak gibi savruluyorum belki de. Ezilmiş yüreğimden bir  gözyaşı seli, boşalıyor ve karanlık bir geleceğe doğru umarsızca ağlıyorum (Genç Werther’in Acıları). Bu söz bana her seferinde farklı hissettiriyor. Geleceğin karanlık olduğunu düşünmüyorum ama sürekli kendimi ispat etmeye çalıştıkça yüreğimin her geçen gün daha fazla ezildiğimi hissediyorum.

Bu cümleleri yazarken bir kez daha fark ettim ki 21.yüzyıl da olsa 18.yüzyıl da hep geçilmesi gereken bir baraj oluyor ve biz hep o baraja dikiyoruz gözümüzü. “Beni seçin çünkü ben…” Oradaki çünkülerin çoğundan sonra söylenen cümlelerde kriterleri sağlamak için kendimizi dönüştürdüğümüz tasvirler yer alıyor. Özümüzden o kadar uzağız ki önümüzdeki örneklere bakıp onlardan biri olmak istiyoruz. Yeteneklerimizi keşfetmekten daha kolay olduğundan aranan nitelikleri paket yapıp koyuyoruz önümüze. Peki ya sonrası? Sonrasında bir tutunma çabası ile devam ediyoruz.  Ara sıra “Belki çok iyi bir tenisçi olabilirdim ama o imkanlar bana sağlanmadı.”, “çok güzel çizim yapıyorum ama bu işte para olmadığından doktor oldum.”, gibi hayıflanmalarımız oluyor tabii. Ama takdir görmek pahasına kendimizi tanımadan yaşamaktansa derin bir nefes alıp kendimizi keşfetme yolunda o ilk adımı atmak için hep bir şansımız vardır belki de. Seçilme kaygımızı, hırslarımızı, yarışlarımızı bir kenara koyup, başkalarının adımalarını değil kendi adımlarımızı atmak, ‘yaşadım’ diyebilmek için yaşamak, içimizdeki o ufak esintiyi oluşturmamıza bağlı. Çünkü o küçük hava dalgası biz kendimizi keşfettikçe güçlenecek. Çavdar Tarlasında Çocuklarda da söylendiği gibi ‘’İnsanlar hep yanlış şeyleri alkışlıyor.’’ 

Kendi rüzgarımızı oluşturup alkışların tuzağına düşmemek dileği ile…

Birkaç cümle ile Günseli:

Kendimi denizdeki küçük kayıklara benzetiyorum. Çok fazla savrulurlar, sert havalara karşı dirençleri çok düşük görülse de devrilmeden durabilmeyi başarırlar. Ben de öyleyim sanırım önemli şeylerde çok heyecanlanır hatalar yaparım, hatalarımın sorumluluğunu daima kendime yükler cezayı kendime keserim. Asla yeterince iyi değilimdir zira yeterince iyi olsam bir çok şey daha farklı olurdu düşüncesinden kurtulmaya çalışan bir üniversite öğrencisiyim. 


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

20ler ile Dolu Bülten

Bu bültende 26 kere 20 sayısını kullanmışım.

20 May 2021

crayonplug

YAZARLAR

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR