Aşkın çoğul sularında: Nedir bu poliamori?

Sevgililik ve duygusal ilişkiler denince herkesin beklenti ve ihtiyaçlarının farklı olduğu malum. Hâliyle ilişki biçimlerindeki çeşitlilik de dünyada yaşayan insan sayısıyla sınırlı hâle geliyor. Yani neredeyse sınırsız bir olasılıklar nehrinden bahsediyoruz. tabukamu ekibi; aşkın mitlerini, olasılıkların çeşitliliğini ve son dönemde adına daha sık rastladığımız poliamorinin (nâm-ı diğer çokaşklılık) ne olduğunu yazdı.
Aşkın çoğul sularında: Nedir bu poliamori?

17 Şubat - Yapı Kredi Portföy
Yapı Kredi Portföy ile birlikte

Geleceğin yönü: Yapı Kredi Portföy Robotik ve Yarı İletken Teknolojileri Fon Sepeti Fonu Geniş fon evrenindeki ürünlerle müşterilerine en kaliteli hizmeti sağlamak için çalışan Yapı Kredi Portföy , geleceğin sektörlerine bugünden yatırım yapmak isteyenlere Yapı Kredi Portföy Robotik ve Yarı İletken Teknolojileri Fon Sepeti Fonu ’nu sunuyor. Nedir? Yatırımlarınızı Yapı Kredi Portföy uzmanlığıyla kolayca yönetirken; Yapı Kredi Portföy Robotik ve Yarı İletken Teknolojileri Fon Sepeti Fonu ile robotik ve yarı iletken teknolojilerin; robotik, makine öğrenmesi, büyük veri gibi uygulama alanlarında faaliyet gösteren şirketlere yatırım yapabilirsiniz. Böylece, bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin yurt içi ve yurt dışında ihraç edilen sermaye piyasası araçlarına tek bir fon çatısı altında ulaşabilirsiniz. Avantajları neler? Robotik ve yarı iletken teknolojileri, sektörlerinde gerçekleşebilecek dönüşüm sürecine iştirak edebilecek şirketlere yatırım yapmayı ve katılma payı sahiplerine makul bir seviyede getiri sağlamayı amaçlayan fon , yatırımcılara yurt dışı piyasalarda işlem gören döviz bazlı finansal enstrümanlara dayalı borsa yatırım fonlarına da kolaylıkla erişim imkânı sunuyor. Bununla birlikte portföy çeşitlendirmesiyle de riski dağıtmayı mümkün hâle getiriyor. Yapı Kredi Portföy Robotik ve Yarı İletken Teknolojileri Fon Sepeti Fonu hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilir, birikimlerinizi Yapı Kredi Portföy ’de güvenle değerlendirebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

"Sevgili" kelimesini, tanımı üzerine düşünmeyecek kadar sık duymaya alışkınız. Tanım çok düşünülmüyor çünkü belki de sevgililik denildiğinde insanların zihninde benzer görüntüler canlanıyor: İki insan geliyor akla hemen, yani bir “çift”. Toplumun birinin kadın, diğerinin erkek olduğunu varsaydığı iki insan. El ele tutuşan, birbirlerine romantik kelimeler hitap eden, birlikte dizi izleyen iki insan. Bir gün evlenme ve çocuk yapma hayali olan iki insan. Bu örnekler çoğaltılabilir. Çoğaltılmalı da, çünkü sevgililik denildiğinde akla gelebilecekler, dünyadaki insan ve ilişki sayısı kadar çeşitli. Neticede sevgililikten hepimizin aynı anlamı çıkardığını ve aynı deneyimi yaşadığını düşünmek hata olur. İstek, ihtiyaç ve beklentiler bu kadar çeşitliyken nasıl tek bir sevgililik görseline sıkışmayı bekleyebiliriz ki zaten?

En yalın hâliyle sevgililik; birbirlerine karşı sevgi, yakınlık ve bağ hisseden insanlar arasındaki ilişkiyi ifade ediyor. Spesifik olarak bunun deneyimlenme biçimini belirleyen çerçeve ise insandan insana, içinde yaşanan mekan ve zamana göre değişiyor. Örneğin bazı insanlar için sevgililik, romantik bir ilişki anlamına geliyorken, bazıları tarafından cinsel birlikteliği de kapsayan bir ilişki olarak değerlendirebiliyor. Bazı kültürler ya da dönemlerde sevgililik, evliliğin bir ön aşaması olarak görülürken, başka kültür ve dönemlerde kendi başına, evlilik olmaksızın da deneyimlenebilen bir birliktelik olabiliyor. İlişkilerimizi yaşayış biçimimiz, bazen toplumsal değerlerden ve algılardan çok etkilenebilirken bazen kişisel değerlerimize daha yakın olabiliyor. 

Bu çeşitliliğin bizden saklandığı ya da adaletli bir biçimde sunulmadığı durumlarda, belli bir “ideal”e ya da “normal”e ulaşmak konusunda baskı hissedebiliyoruz. İlişkilerimiz “normal” olduğu varsayılanın azıcık dışına çıktığında kendimizi “yanlış” sularda yüzüyor gibi hissedebiliyoruz. 

Bu konuya bir örneği, hakkında pek de konuşulmayan, çokaşklı ya da poliamor ilişkilerden verebiliriz. Bu, ilişki kuran partnerlerin aynı anda birden fazla insana çekim hissedebildiği ve onay dahilinde birden fazla insanla ilişki yaşayabildiği ilişki türünü tanımlıyor. Bazı insanlar için çokaşklılık bir cinsel yönelim olabileceği gibi bazıları için bir hayat tercihi. Bazıları için de politik bir duruş ya da öze dönüşü temsil edebiliyor. 

İnsanlar her zaman ve her yerde tekeşli ilişkiler mi yaşadılar, yaşıyorlar?

Hayır. Çünkü tekeşlilik de bazı toplumlarca, bazen ahlaki, bazen biyolojik temellere dayandırılarak oluşturulmuş sosyal bir yapı. Sevgililik, tekeşlilikle öyle iç içe geçmiş ki tekeşlilik dışında ilişkilerin nasıl yaşanabildiği konusuna birçoğumuz yabancıyız. Dossie Easton ve Janet Hardy’nin kaleme aldığı Etik Sürtük (The Ethical Slut) isimli kitaptaki şu bölüm, bu yabancılık hissini oldukça güzel özetliyor: 

"Hepimize ilişki kurmanın tek yolu olduğu, bunun da ömür boyu tekeşli, heteroseksüel evlilik olduğu öğretildi. Bize tekeşliliğin “normal” ve “doğal” olduğu ve eğer arzularımız bu kısıtlamaya uymuyorsa ahlaki açıdan yetersiz, psikolojik olarak rahatsız olduğumuz ve doğaya karşı çıktığımız söyleniyor. Birçoğumuz içgüdüsel olarak bu resimde bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyoruz. Ama sahip olduğunuzun bile farkında olmadığınız bir inancı nasıl kazıp inceleyebilirsiniz ki?"

“Sahip olduğumuzun bile farkında olmadığımız” bu inançlar ne olabilir? Aşk ve sevgililiğe dair en çok ne tür mitleri duyduk?

Mit 1: Sevgililik en doğal, en önemli ve en ‘gerçek’ ilişki türüdür.

İnsanların aileleri, arkadaşları, iş arkadaşları ya da sosyal çevrelerindeki tanıdıklarıyla ilişkileri olabilir. Fakat “ilişkim var” denildiğinde akla tekeşli bir sevgililik ilişkisi geliyor. Bu ilişkinin diğer tüm ilişkilerden önemli ve öncelikli olduğu ve bir insanın sevgilisine diğer herkesten daha çok vakit ayırması gerektiği düşünülebiliyor. Bu yaklaşım bazen, sevgilisi olmayanların kendilerini değersiz hissetmelerine sebep olabileceği gibi sevgilisi olan insanların üzerinde de baskı oluşturabiliyor. 

Mit 2: Çokaşklı ilişki yaşamak aldatmaktır.

Çokaşklı ilişkiler de tıpkı diğer sağlıklı ilişkiler gibi, onay ve güven üzerine kurulabilir. Çokaşklı ilişkiler, partnerlerin açık ve dürüst iletişim kurabildiği, birbirlerinin başka insanlarla görüşmelerine onay verdikleri bir ilişki türünü tanımlıyor. Taraflar, onay verdikleri bu düzende aldatıldıklarını veya kandırıldıklarını hissetmiyorlar. Çünkü çokaşklılık, partnerlerin tekeşli ilişkideymiş gibi davranıp, bu konuda kafa karıştırıcı ve tutarsız sinyaller verip, gizli saklı bir şekilde başka ilişkiler yaşadığı ilişkileri tanımlamıyor.

Mit 3: Biriyle sevgili olmak, onun davranışlarını kontrol edebilmek anlamına gelir.

Sevgili olmak ≠ birinin sahibi olmak. İlişkilerde insanların duygu, düşünce ve davranışlarını kontrol etmeye çalışmak tüm taraflar açısından zararlı sonuçlar doğurabiliyor ve ilişkinin toksikleşmesine sebep olabiliyor. İlişkilenme biçimimiz ne olursa olsun kimsenin sahibi değiliz, olamayız da. İlişkiler özgürce ve özgürlük hissiyle yaşanmak için var.

Onay dahilinde tekeşli olmayan ilişkiler hakkında sevdiğimiz bazı içerikler:

  • Dr. Kim Tallbear’in ilişkilenme biçimleri ve özellikle de poli ilişkilere eleştirel ve dekolonizasyon penceresinden baktığı blogu,
  • Dossie Easton ve Janet Hardy’nin kaleme aldığı Etik Sürtük,
  • Jessica Fern’in kaleme aldığı Polysecure: Attachment, Trauma and Consensual Nonmonogamy,
  • Thomas Schroedter’in kaleme aldığı Çokaşklılık,
  • Ve son olarak cinsellik, ilişkiler ve seks-pozitifliğe dair başka içerikler için tabukamu’nun e-bültenine üye olabilirsiniz. 
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📮 Muhaliflerin akıbeti, yaşam memnuniyeti

Rus muhalif lider Aleksey Navalni hapishanede yaşamını yitirdi. TÜİK'in yeni araştırması Türkiye'de yaşam memnuniyetinin arttığını ortaya koydu. Finnair havayolu, yolcuları uçağa almadan önce tartmaya başladı.

17 Şub 2024

Reuters

YAZARLAR

Tuğba Gökduman

Fransa EHESS'te Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları alanında yaptığı yüksek lisansının ardından aynı okulda başladığı doktora araştırmalarına devam ediyor. Cinsellik ve ilişkiler hakkında araştırıyor, okuyor, yazıyor; tabukamu'nun araştırma ve editoryal süreçleriyle ilgileniyor.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu
Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta