AYM’den uluslararası hukuk yolunu açacak adım: Vicdani ret gündeme alındı

Yakın zamanda Türkiye'nin zorunlu askerliğe alternatif olarak bir kamu hizmeti seçeneği yaratması için yasal bir yükümlülük doğabilir. Vicdani retçilerin daimi "kaçaklık" statüsüne ve para cezalarına çarptırılıyor olması konusunda AİHM'in yeni değerlendirmesi ve AYM'nin son kararı, bu konuda gelişmeler olabileceğine işaret ediyor.
AYM’den uluslararası hukuk yolunu açacak adım: Vicdani ret gündeme alındı

Vicdani ret, savaş ve militarizm karşıtı insanların dünya genelinde kullandığı temel haklardan biri. Özellikle zorunlu askerliğin bulunduğu ülkelerde bu hakkı kullanan kişiler, zorunlu askerlik yerine alternatif modellerin devreye sokulması için mücadele ediyor. Türkiye’de de 1980’lerden bu yana vicdani retçiler, önemli bedeller ödeyerek kazanımlar elde ettiler. 

  • Ancak uzun bir süredir Anayasa Mahkemesi, vicdani ret dosyalarını gündeme almayarak AİHM’ye başvuru yolunu kapatıyordu. AİHM’nin yakın zamanda verdiği vicdani ret kararı da Anayasa Mahkemesi’nin neden bu yöntemi uyguladığını gösterir nitelikte. 

AYM, uzun bir süre sonra ilk defa bir vicdani ret başvurusunu gündemine aldı. Olumsuz bir kararla sonuçlandırmış olsa bile dosyanın gündeme alınarak görüşülmesi, AİHM yolunun açılması açısından büyük önem taşıyor.

Bir adım geriden: 1980’li yıllardan itibaren vicdani retçiler, Askerlik Yasası ve Türk Ceza Kanunu'ndaki hükümler konusunda ağır bir mücadele verdi. Askerlik yapmayı reddedenlere, “halkı askerlikten soğutma,” “emre itaatsizlik,” “emre itaatsizlikte ısrar” suçlarından cezalar verildi. Vicdani retçiler, cezaevine konuldu. Çıktıklarında kışlaya götürüldü ve yeniden yeni davalarla karşı karşıya kaldı. Fiilen ömür boyu hapis yatmalarına yol açacak bir döngü oluştu. Ancak yılmadan mücadele verdiler. Türkiye, vicdani reddi bir hak olarak tanımadı ancak uygulamada hapis yaptırımından vazgeçildi, vicdani retçiler için farklı caydırıcı yöntemler uygulanmaya başlandı.

Gelinen noktada vicdani retçiler, askerlik yapmayı reddettikleri için yoklama kaçağı ve bakaya hâline geliyor. Ardından Millî Savunma Bakanlığı, bu isimler hakkında “yakalama emri” çıkartıyor. Yakalanmaları durumunda idari para cezası kesilen vicdani retçilere bu sürecin sonunda dava açılıyor. Her yakalamada bu durum geçerli oluyor. Vicdani retçiler, bu nedenle sürekli kaçak yaşamak zorunda kalıyor. Yolculuk yaparken, başka bir kente gittiklerinde, işe girdiklerinde sürekli para cezası ve davalar ile karşılaşıyorlar. Ayrıca kanun gereği, işlerinden de oluyorlar.

Vicdani retçilerin bu duruma karşı dava açmak dışında atabilecekleri bir adım yok. Ancak bu davalar da istisnalar dışında olumsuz sonuçlanıyor. Bu nedenle vicdani retçiler Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıyor. AYM’nin geçmişte verdiği istisnai olumlu kararlar var ancak uygulama değişmedi. AYM, uzun süredir başvuruları gündemine bile almıyor. Bu da AİHM’ye başvurmayı olanaksız kılıyor. AİHM’ye başvurmanın önemi ise yakın zamanda verilen kararlardan geliyor.

AİHM’den kritik karar

AİHM, kısa süre önce, zorunlu askerlik uygulaması ile ilgili kritik bir karara imza atarak, yasalarda, zorunlu askerlik yapmak istemeyenler için alternatif kamu hizmeti seçeneği sunulmamasını hak ihlali saydı. Karar, Kıbrıslı bir avukatın, bir günlük askerî yedek hizmet yükümlülüğüne vicdani retçi olduğunu belirterek itiraz etmesi üzerine hapse mahkum edildiği davada verildi. Daha önce, vicdani ret ile ilgili davalarda "işkence yasağı" kuralının ihlal edildiğini belirten ve vicdani ret hakkını düzenlemenin ülkelerin takdir yetkisinde olduğunu vurgulayan AİHM, bu kez düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkının düzenlendiği 9. maddeden ihlal kararı verdi. 

  • Neden önemli? Karar, emsal oluşturabilecek. Türkiye, seri kararlar verilmesi durumunda vicdani retçiler için zorunluğu askerliğe alternatif kamu hizmetleri belirlemek zorunda kalabilecek.

AİHM, Avrupa Konseyi KKTC’yi devlet olarak tanımadığı için ihlal iddialarını Türkiye aleyhine açılmış dava olarak görüşüyor. Bu davayı da Türkiye aleyhine açılmış olarak görüştü. Hükümet, davada yedek rezerve hizmetin zorunlu askerlik anlamına gelmediği savunmasını yaptı ancak AİHM, bunu da zorunlu askerlik olarak saydı.

Türk yargıç Saadet Yüksel'in de görev yaptığı AİHM Dairesi, oybirliği ile zorunlu askerliğe alternatif sivil hizmetin yasalarda olmamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 9. maddesinin ihlali anlamına geldiğine karar verdi.

9. madde ne diyor? 

1. Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir; bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, kamuya açık veya kapalı ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir.

2. Din veya inancını açıklama özgürlüğü, sadece yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda kamu güvenliğinin, kamu düzeninin, genel sağlık veya ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli sınırlamalara tabi tutulabilir.

AİHM, 2016’da da vicdani ret hakkıyla ilgili bir dosyayı karara bağlamıştı ancak orada dinî sebeplerle askerlik yapmak istemeyen kişiye yönelik eylemler işkence ve kötü muamele yasağının ihlali olarak yorumlanmıştı. Vicdani reddi tanımak konusunda devletin takdir yetkisi olduğu yorumu da yapılmıştı.

Bu davada ise AİHM, zorunlu askerliğe alternatif sivil hizmetin yasalarda bulunmamasını, takdir yetkisi kapsamında yorumlamadı ve AİHS’nin 9. maddesi uyarınca ihlal kararı verdi.

AYM gündemine aldı

AİHM’ye başvuru bu karar nedeniyle daha büyük önem kazandı. Ancak AYM’nin başvuruları gündeme almaması, bu yolu kapatıyor.

Buna karşılık, kısa bir süre önce AYM Birinci Bölüm Birinci Komisyon, Avukat Gökhan Soysal’ın vicdani retçi olmasından dolayı kendisine verilen para cezasına yaptığı itirazı görüştü ve geri çevirdi. Karar olumsuz olsa da AİHM yolunu açmış olması açısından önemli.

Vicdani retçi avukat Gökhan Soysal, askere gitmediği için kendisine gönderilen ödeme emrinin iptal edilmesi talebiyle dava açmıştı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum
∙

BÜLTEN SAYISI

🐾 Belediyelere gözdağı, soyadı tavizi

Erdoğan, belediye bütçelerine el konulabileceğini söyledi. Sokak hayvanlarına dair yasa görüşülüyor. Meclis'te kavga. Bahçeli'den hayvanlara destek söylemi, AK Parti'ye destek oyu.

25 Tem 2024

🐾 Belediyelere gözdağı, soyadı tavizi

YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu

Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR