Azizler ve Tutarsızlıklar

Oyun olarak baktığımızda her zaman pozitif kalmaya çalışan The Saints (bir diğer deyişle Azizler) için bu sezon mental açıdan oldukça yıpratıcıydı. Genel bir kadro istikrarı yakalamakta zorlandılar ve yılın ilk galibiyeti için 8. haftadaki Leeds United maçını beklemeleri gerekti. Ligin ilk çeyreğinde ciddi bir üretkenlik sorunu çektiler. Kadrodaki değişkenliğin sebebi de buydu.
Bu galibiyetsiz geçen süreç olağandan biraz farklıydı çünkü aynı zamanda kolay yenilmeyen bir ekip ortaya çıkmıştı. İlk haftalarda oynadıkları, sezona iyi başlayan iki Manchester ekibinden beraberlikler koparmaları bir noktada kafayı kaldıracaklarına işaret ediyordu. Nitekim öyle de oldu.
- Mohamed Elyounoussi’nin 11’e dahil olması, Che Adams’ın sakatlıktan dönmesi ve Kyle Walker-Peters'ın yükselen formuyla birlikte bir galibiyet serisi yakalandı. Takım artık yakaladığı şansları gole çevirebiliyor, dipte başladıkları merdivenin basamaklarını sırasıyla tırmanıyordu.

Görsel: Reuters
Serinin bitişi ligin en zayıf takımı Norwich’e karşı oldu. Bu onların sezonunu en güzel özetleyen maçtı. Sonrasındaysa işler yeniden tersine döndü. Peş peşe gelen puan kayıplarıyla birlikte kadroda yeniden bir arayış başladı.
- Kullandıkları çift 6’lı 4-4-2'den vazgeçip, Che Adams’ı yedeğe çekerek ileride Broja ve Redmond’ın olduğu dinamik bir 3-5-2'ye döndüler ve bu şok tedavisiyle ikinci yarıya başladılar.
Hasenhuttl’ın arayışları yine sonuç verdi. İlk devrede uzunca galibiyet alınamayan seri bu sefer; West Ham, Tottenham, Everton ve Norwich’ten 3’er; Manchester City ve United’tan ise 1’er puan şeklinde geçildi. Southampton kendini güvenli bölgeye atmayı başarırken Hasenhüttl da şubat ayının menajeri oylamasına aday gösteriliyordu.
Mart ayına girildiğinde Southampton’ın, Avrupa potasıyla da küme düşme hattıyla da arasındaki puan farkı 10’du. Onlar yukarı ivmelenmek yerine, şalterleri indirmeyi tercih ettiler. 40 puanla tamamladıkları ligdeki son 12 karşılaşmada 9 mağlubiyet almaları, sıralamadaki durumlarını tepetaklak hale getirse de en azından ligde kalmış olmalarından dolayı taraftarlarının yüzünde buruk bir tebessüm oluştu. Bu sezonu “Her şey daha iyi olabilirdi” hissiyle hatırlayacaklar.

Görsel: iNews
Endüstrinin bu kadar içinde olduğu bir branşta, para konuşmadan futbol konuşmaya çalışmak artık neredeyse imkansıza yakın. Ligin orta sıra ekiplerinden biri olan Southampton için sahiplerinin el değiştirmesi, saha içindeki birçok sonuçtan muhtemelen daha önemliydi.
Dünya futbolunda son zamanlarda ismini sıkça duyuran başarılı CEO, Rasmus Ankersen’in önderliğindeki Sports Republic şirketi Hampshire’daki yeni futbol aklı olarak göreve geldi. Bu aynı grubun İngiltere’deki ilk projesi de değil.
- Daha önce Brentford’ta yaptıklarını düşünürsek, yeni yılda Southampton’ın dönüşümünü izleyecek olmak heyecanlanmak için iyi bir sebep.
Alım güçlerine, yatırımlarına ve oyun felsefelerine bakınca her şeye rağmen Azizler, hala kötü bir durumda değil. Sene içinde pek çok kez dara düşmelerine rağmen her zaman düştükleri yerden kalkmaları, gelecek yıl için de taraftarların daha iyi yerleri hayal etmelerini sağlıyor.
Kırılma Anı
Tüm duyguların pik yaptığı sezonda Southampton için şüphesiz en unutulmaz an Tottenham Hotspur deplasmanında geriden gelerek 3-2 kazandıkları maçtı. Maç öncesinde teknik patron Hassenhuttl “Belki de ayrılığın vakti geldi” minvalindeki açıklamalarıyla emekliye ayrılacağını işaret etmişti. Fakat takımının Heung-Min Son’un golünden sonraki 10 dakikada verdiği reaksiyonla birlikte duygularına engel olamadı ve futbola karşı olan tutkusunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Bir yerde James Bond filmlerinden tanıdığımız ünlü aktör Daniel Craig’in, seriye devam edip etmeyeceği sorulduğunda “Bir kere daha Bond oynamaktansa bileklerimi keserim!” deyip, araya pandeminin girmesiyle birlikte fikrini değiştirerek son Bond filminde tekrar oynadığını okumuştum. Bu galibiyet 54 yaşındaki teknik adam için aynı etkiyi yaptı desek yanlış olmaz.
Menajere Not
Ralp Hasenhuttl 5/10
Alman ekolünden gelen Hasenhuttl, oyuncu kalitesi ne olursa olsun keyif veren bir futbol oynatmaya çalışmasıyla sempati liginde hayli üst sıralarda. Fakat bu durumun kendisi için bazen olumsuz sonuçlar doğurduğu da aşikar. Ne yazık ki insanın hafızasında olumsuz hatıralar, olumlu olanlardan çok daha fazla yer tutuyor.
6-0’lar, 9-0’lar ve bitmek bilmeyen mağlubiyetler geldikçe de ortalama bir futbolsever için sahadaki iyi oyun, bir noktada hiçbir şey ifade etmemeye başlıyor. Hasenhuttl’ın İngiltere macerasında önündeki en büyük bariyer sürdürülebilirlik oldu. Fakat her şeye rağmen bu sezona baktığımda ben onun için başarısız da diyemem. Ne iyi ne kötü, orta şekerli bir 5.

Görsel: Saints Marching
Sezonun Oyuncusu: James Ward-Prowse
Southampton için Ward-Prowse takımının en yetenekli oyuncusu olarak bu sezon sadece tavanlarını değil, aynı zamandan tabanlarını da belirledi. Dalgalanan sezon içinde o hep bir seviyede kaldı ve kalitesini her zaman hissettirdi.
James klasmanında duran top becerisi yüksek oyuncuların akan oyunda bu kadar efektif olması eşine az rastlanan bir durumdur. Ward-Prowse takımının en hızlı ya da en güçlü oyuncusu olmasa da iyi yaptığı şeyleri o kadar belirgin şekilde yapıyor ki ortaya hep tutarlı bir performans çıkıyor. Bu tutarlılık ve ivme yok sayılabilecek gibi de değil. İngiltere’nin Dünya Kupası kadrosunu yapmaya çalışan Gareth Southgate’in, eğer James’i dışarıda bırakırsa olası bir kötü senaryoda uykuları fazlasıyla kaçacaktır.
Beklentiler: 22/23 Sezonu
Yeni sahip grubunun önderliğinde yaz dönemini aktif bir şekilde geçirmeleri bekleniyor. Teknik direktör Hasenhuttl içinse nihai karar henüz verilmedi. Bundan önceki son beş sezonda net harcamalarının 22,3 milyon Sterlin olduğunu düşünürsek Avusturyalı teknik adamın geniş bir bütçe ile takımı daha iyi yerlere getireceği öngörülüyor.

Görsel: Hampshire Live
Kulüp yönetiminin nasıl bir politika izleyeceği gelecek sezon için belirleyici olacak. Southampton makul transfer ücretleriyle genç oyuncular çıkartıp onları bir üst klasmana yükselmek istiyor ancak 11 tane Livramento tipi oyuncuyla sözleşme imzalayarak da birinci sınıf bir takım olamayacakları ortada.
Ligi daha yukarılarda bitirmek için kulübün daha önce yaptıklarını hatırlaması; Dusan Tadic, Sadio Mane, Adam Lallana gibi potansiyellere yeniden yönelmesi gerektiğini düşünüyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Benitez için işler neden ters gitti? Dragan Solak'ın planları neler?
07 Haz 2022

YAZARLAR

Görkem Alkan
Author @This is England.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



