
Bu bölümün başlığı "Yollar Bilinmez" şarkısından ilham almıştır
Barış’ın birden fazla enstrüman çalabildiğini biliyordum ama asıl merak ettiğim trompetle olan yolculuğuna ne zaman, nasıl başladığı ve buna nasıl karar verdiğiydi. Bu yüzden onu tanımaya bu sorumla başladım.
Barış’ın müzikle olan yolculuğu gitarla ve grup kültürüyle başlasa da trompet merak ettiği bir enstrüman olarak o yıllarda hayatında yer almış, 2009 yılında trompetle olan bağını güçlendirecek kararı vermiş ve o zamanki grubunda trompet çalmaya başlamış, sonrası uzun pratik süreçleri ve öğrenme sancıları. Üretmeye çalışan herkes gibi özgüveni düşüren o "Ben yapabiliyor muyum acaba?" sorusu. Üretmenin ve bir enstrümanla sürekli pratik yapmanın zorlayıcı yanıyla, benim gördüğüm kadarıyla müziğin nefes aldıran hissiyle başa çıkmış Barış. İyi ki de çıkmış!
Üretim yapanların (şu anda benim de deneyim bu yönde) ürettikleriyle geçinemediği dönemi Barış da tecrübe etmiş; 21-31 yaşları arasında hem kurumsal yerlerde çalışıp hem de o geçinme sürecinden kalan zamanlarında müzik yaparak, fiziksel olarak yorucu ama müzik yaparken nefes aldığını hissedebilme halini ben çok kıymetli buldum.
Fail play albümüyle ilgili tabii önce albüm kapağını sordum oradan şarkıların isim hikayelerine olan merakımı dile getirdim, Barış’ın bu soruma cevabını kendi cümleleriyle kayıtlara geçirmek istiyorum.
-Kapak görseli babamın çektiği bir fotoğraf. Giresunluyuz ailecek ve Giresun'a gittiğimizde tabi ki de yaylaya çıkılır böyle piknik yapılır falan. O zamanlarda çekilmiş 92 yılından bir fotoğraf CD’nin arka tarafındaki arabalı fotoğrafta o günün dönüşünde çekilmiş bir fotoğraf.
Şarkı isimlerinin hikayesi ise;
-Babamgil; babamı anımsatan şarkıydı, rakı masasına çıkmıştı.
-Nene; bizim Tibet’in (davulcumuzun) anneannesini kaybettikten sonra yaptığı parçaydı ona ithafen.
-Bilemiyorum şarkısının ismi ise tamamen parça çıktıktan sonra, ben stüdyoda ilk arkadaşlarıma gösterdiğimde ortaya çıktı, telefona kaydediyorduk parçayı ve parçanın fikirlerini “Barış parçanın adı ne dediler?” dedim “bilemiyorum”.
O zaman bilemiyorum olarak yazıyorum dedi bizim Tolga, basçımız. Şarkının adı bilemiyorum oldu.
-Kanadıkırık; onun böyle bir kanadı kırık hissiyatı var böyle bir düşük ama bir yandan da Muhsin Bey filminde Şener Şen'in oynadığı Muhsin Kanadıkırık karakterine selamda bulunarak yaptım.
-Eftibato.html şarkısı ise isimlerimizden geliyor Efe, Tibet, Barış, Tolga.
-Akale; bir konser dönüşünde Efe, Fransa'da müzik yapan bir grup dinletmişti bana, onun müziğinden, böyle bir melodisini etkilenerek bir provada bir şeyler çıktı. Sonrasında bu şarkı çıktı ve parça ismi Akale kaldı.
-Dere; Efe'yle ikimizin yıllar önce 2013 yılında yaptığımız bir parça, bir akış ve dingin hissiyatı var. O yüzden o ismi vermiştik ona.
-Çok derinlerde o kadar mutluydum ki; o parçada çok güçlü olduğum bir zamanda çıktı, onun ismini de aslında o zaman ki kız arkadaşımla beraber koymuştuk. Bize o şarkıdaki hissiyatı veren anahtar kelimeleri birleştirmiştik ve böyle bir cümleye döküp çok derinlerde mutluydum gibi bir şey olmuştu aslında ismi.
- Yollar bilinmez; şarkı yollar bilinmez cümlesiyle başladığı için ismini öyle koymuştuk.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Esra Ece Kuleci
Üreten insanların, süreçlerini kayıt altına almaya merak sarmış biri 👀

Üretim Kaydı
Kültür ve sanat alanında üreten insanlarla buluşarak “üretim süreçlerini” kayıt altına alan ve bu buluşmalardan kendine kalanların da kaydını tutmayı dileyen yayın.
İLGİLİ OKUMALAR




