Baskıyı Yönetmek

Manchester United, Arsenal'ı mağlup ederek derin bir nefes aldı.
Baskıyı Yönetmek

Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece, İngiltere’de sezonun gidişatına yön verecek önemli bir derbi oynandı. Maç iki taraf için de çeşitli nedenlerden dolayı büyük önem arz ediyordu. Buradan gelecek galibiyet Arsenal tarafından, Şampiyonlar Ligi iddiasını güçlendirmek; Manchester United tarafından da Ralf Rangnick’in Old Trafford’taki ilk maçında, takımın üzerindeki kara bulutları dağıtmak demekti. Üniversitede bir hocam “Baskıyla başa çıkılmaz, baskı yönetilir” der hep. Rangnick’in dokunuşlarının net şekilde hissedildiği maçta, United baskıyı daha iyi yöneten taraf oldu.

Fikir sahibi olmak için maç planlarına baktığımızda, bana kalırsa oyunun seyrini değiştiren hamle Arteta’nın orta alandaki Elneny tercihiydi. Partey’e partner olarak Elneny’i seçmek, aslında “Ben oyunu geride kabul edip, kontra ataklarla skora gitmeyi deneyeceğim” demekti. Fakat belki de Manchester United’ın pasifliğinden dolayı, savunmasını ilerde kurarak başlayan ve ön alan presi deneyen taraf şaşırtıcı şekilde Arsenal’di. İlk 15 dakikada sağlı sollu ataklarla rakiplerine adeta dayak attılar. Bu ısıran oyun meyvesini de verdi. Saka’nın yerine tercih edilen Martinelli, en başından beri savunma zaaflarını bildiği Telles ile uğraşmasının sonucunu alarak, tartışmalı bir golü getirecek duran topu takımına kazandırdı. Bu golden sonra ise sanki biri, sahaya bir ayna tutmuştu. İşler simetrik şekilde tersine döndü.

Maça çok statik başlayan Manchester United silkelendi. Bruno Fernandes’in uzun topları, oyunu Partey-Elneny ile top çıkarmakta zafiyet gösteren Arsenal’in yarı sahasına yıktı. United’ta artık stoper Maguire bile hücumda önemli bir rol edinmişti. Devrenin sonunda Fernandes kilidi açtı. Soyunma odasına 1-1'lik eşitlikle girildi.

Rangnick’in takımının baskısı ikinci devrede de hız kesmeden devam etti. Rakip sahaya iyi dağılan ManU, orada organize olmayı başardı. İlk 15’ten sonra dalga dalga gelen bir özgüven vardı. Çıkamayan Arsenal topu kaptırdı. Rashford’ın içeri çevirdiği topta, Ronaldo altı pas içinde kariyerinin 800. golünü attı. Kırmızı Şeytanlar daha bu gole sevinmeden, Odegaard ile cevap geldi. Martinelli’nin bu golde de payı büyüktü. Aslında iki gol de şekil olarak birbirine çok benziyordu. Eşitlik yine sağlanmıştı.

Dakika 60’ta tempo hala çok yüksekti ama artık orta sahalar düşmüştü. İş tamamen rus ruletine dönerken de takımının ikinci golünü atan Odegaard büyük bir hata yaptı. Ceza sahası içerisinde Fred’i düşüren Norveçli futbolcu penaltıya sebebiyet verdi ve Ronaldo yeniden sahneye çıktı. Maç içinde pek aktif olmasa da galibiyeti getiren golü penaltıdan ağlara gönderdi.

Tekrar geriye düşen Arsenal, can havliyle kulübeden Saka-Lacazette ve Nketiah’ı yakın dakikalarda sahaya sürdü. Aubameyang çıkmadan net bir gol pozisyona girdi ama o da bitirişi yapamadı. Manchester United oyunu iyice soğuttu. Arsenal’in çabası birkaç cılız ataktan öteye gidemedi ve United 3 puana uzandı. Maçı bana kalırsa Fred-McTominay ikilisinin hem savunmada hem de hücumdaki iki yönlü pozitif katkısıyla kazandılar. Hepsinden de önemlisi, geçtiğimiz haftaki Chelsea maçında da gördüğümüz kolektif oyunu bu hafta da sahaya yansıtmayı başardılar.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Aston Villa & Jack Grealish Aşkı Sonlanmadı

Gündem, MUN vs ARS, Jack Grealish Röportajı...

03 Ara 2021

Aston Villa & Jack Grealish Aşkı Sonlanmadı

YAZARLAR

Görkem Alkan

Author @This is England.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR