Batuhan Özokan ile Haftanın Maçı #3: CHE vs MCI

Premier Lig’de haftanın en önemli maçında Manchester City, üç puanı hanesine yazdırarak kritik bir virajı kazasız döndü. Tuchel’in yenilmemeyi fazla düşünmesi ise yenilginin başlıca sebeplerinden biriydi.
Batuhan Özokan ile Haftanın Maçı #3: CHE vs MCI

Şampiyonlar Ligi’nde bugün başlayacak ikinci hafta öncesinde Manchester City kritik bir periyodun ilk maçına Londra’da çıktı. Bugün Paris Saint Germain’e konuk olacak City, önümüzdeki hafta sonu Liverpool deplasmanına gidecek. 

Bu zorlu sürecin ilk ayağı olan Chelsea maçı ise, Manchester City’nin bu haftayı nasıl götüreceğini az çok gösterecekti. Alınacak bir yenilgi dünyanın sonu değildi ancak psikolojik olarak rakiplere avantaj sağlayacaktı. Chelsea’nin ardından Anfield’dan da boş dönülmesi halinde Manchester City ve Guardiola için farklı şeyler gündeme gelebilirdi.

Geçtiğimiz sezonun Şampiyonlar Ligi’ndeki iki finalistinin bu sezonki ilk maçında Manchester City, oyunun ilk dakikasından itibaren maçı kazanmak istediğini fazlasıyla gösterirken, ev sahibi Chelsea ise Lizbon’daki final gibi kontrol ve savunmayı ön plana çıkarttı.

Maçın ilk saniyelerinden itibaren yüksek baskıyla başlayan Manchester City, rakibini hataya zorlasa da Chelsea’nin geride nitelik ve nicelik olarak yeterli seviyede olması, bu baskının kırılmasına ve işlevsiz hale gelmesini sağladı. Oyunun belirli bölümlerinde City yapmış olduğu presle gol fırsatlarını bulsa da presteki başarı, son vuruşlarda yakalanamadı.

Reece James’in sakatlığının ardından savunmada küçük çaplı bir rotasyon olmasına rağmen Chelsea savunması prese karşı zorlanmadı. Maçtan önceki plan, Lizbon’da olduğu gibi Manchester City’nin arkada bırakacağı boşlukları değerlendirmek olsa da Chelsea, bunu sadece 14. dakikada Azpilicueta’nın uzun topunda yakaladı ancak bu pozisyondan gol çıkmadı.

Manchester City’nin yapmış olduğu presin kalitesini ve yoğunluğunu da ev sahibi takımın kontra ataktan sadece bir kez pozisyon üretebilmesinden anlayabiliriz.

İlk yarının son bölümünde yayına gelen bu istatistik iki takımın yapmış olduğu pres farkını net bir şekilde gösteriyor. Maçın ilk 10-15 dakikalık bölümünde Chelsea de City gibi yüksek baskı denedi ancak City’nin bu alanda mahareti sonrasında presin yoğunluğu kademe kademe düştü.

Chelsea’nin pas isabet oranı yüzde 83’te kalırken, City ilk yarıda yüzde 92’lere ulaştı. Buradan da Guardiola’nın istediği presin başarıya ulaştığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Maçın ikinci yarısının ilk bölümünde gelen golle birlikte Manchester City, sahip olduğu oyun gücünü daha da artırırken rakibin dakikalar ilerledikçe artan direncini de erken sayılabilecek bir anda kırmış oldu.

Golün ardından Chelsea’deki değişiklikler Manchester City’nin daha fazla boşluk bulmasına yardımcı oldu ve ilk yarıda bulamadığı alanları fazlasıyla buldu. Yakalanan pozisyonların değerlendirilememesi farkın açılması engellerken, takımın forvet eksiğini bu maç bir kez daha göstermiş oldu.

Yanlış İkili

Geçtiğimiz hafta oynanan Tottenham maçında Kante’nin oyuna girmesinin ardından Chelsea 3-5-2’ye dönmüş ve bu bir nevi bu maçın provasını yapmıştı. Ancak forvet hattını oluşturacak ikilinin seçimi doğru olması gerekiyordu ve Tuchel, Manchester City maçında Lukaku’nun yanındaki ismi farklı bir şekilde doldurabilirdi. Lukaku’nun bağlantı oyununu oynayabilmesi ve topu saklayabilmesi kontra atak için Chelsea hanesine artı olarak yazsa da yanındaki ismin de biraz daha hareketli bir profilde olması (Havertz-Hudson Odoi) ev sahibi adına daha doğru bir seçim olabilirdi.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Kuzey Londra'da Renk Kırmızı, Emile Smith Rowe

Haber Turu, NLD, Emile Smith Rowe, City'nin Londra Ziyareti...

28 Eyl 2021

Kuzey Londra'da Renk Kırmızı, Emile Smith Rowe

YAZARLAR

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR