BENLİK VE PROFİL AYRIMI

Goffman günlük yaşamı organize eden sistemi tanımlarken bireyin dışında da bir yapı kurarak, ötekilerle sosyal olarak örülen ve çeşitli uzlaşma aşamalarına göre belirlenen bir kurallar dizisi tanımlamıştır ve bu sistemin işleten mekanizmanın temelinde duygular da yer almaktadır. Duygular denilince Lie To Me dizisiyle hayatımızda daha önemli bir yer edinen Paul Ekman’dan bahsetmeden geçmek olmaz tabii.
Paul Ekman insan ifadelerini sınıflandırarak evrensel olduklarını savunuyor. Geliştirdiği yüz hareketlerini tanımlama sistemi ile insan yüzünde oluşan kas hareketleri ve mimiklerle insanların duygularını çözümlemekte. Özellikle insanların yalan söyleyip söylemediğini anlamak üzerine yoğunlaşan bu sistemde insanın duygularını yüz kasları ile dışa vurması tanımlanıyor. Bu da aslında bizim başkalarının karşısındayken rol yaptığımız, kendimiz olmaktan uzaklaştığımız zamanlarda bazı şeylerin üstünü örtmek için kullandığımız bir kaçış yolu niteliğinde aslında. Goffman, bu konuyu kişinin başkalarına verdiği izlenimler ile örneklerken verdiğimiz izlenimlerin gerçekte de insanların kendi içlerindeki kişilerden bir şekilde edindikleri türde bir izlenim olduğunu belirtir. Biz her ne kadar davranışlarımızı kontrol etmeye çalışsakta dışarıdan izleyenler olaya daha geniş açıdan da bakabilmekte.
Günümüzde ise bu durum bence sosyal medyada oluşturulan profiller üzerinden ilerliyor. İletişim yeni medya ile beraber artık telefon ekranlarına kaymışken sosyal ağlar ve toplum benliğimizi ortaya çıkarmaya çalıştığımız bir alana dönüşüyor. Guy Debord’un da belirttiği gibi:
“ Gerçek anlamda altüst edilmiş dünyada doğru, bir yanlışlık anıdır.”
Gösterinin görünür kıldığı dünya metaların dünyasına dönüşüyor. Sosyal platformlarda oluşturduğumuz kimliklerle bir de bu metalar arasında yerimizi alıyoruz. Kendimizi baştan inşaa edip sürekli tüketen bir konuma geçiyoruz. Instagram, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlarda kendimizi göstermek istediğimiz tüm arkadaş listelerimiz aynı şekilde birer metaya dönüşüyor. Bu da bizi içinde kaybolduğumuz tüketim toplumuna götürüyor. En büyük karakteristiği göstergeleri tüketmek olan bir toplumda özel gündelikliğin alanı ile kitle iletişimleri arasında bir anlaşma başlıyor.
Bireysellikten uzaklaşarak toplumun ürettiği bir “ben” yaratmaya başlıyoruz. Toplumdan dışlanmamak için özgünlükten uzaklaşıp kitleye hitap etme eğilimi içinde yaşıyoruz. Olduğumuzdan daha farklı gözükmek için sosyal ağlarda yeni bir profil yaratıyoruz, yaşantımız, kendimiz olduğundan daha renkli daha mükemmel gözükmesi için çabalıyoruz. Sosyal kimliğimiz başkalarına göre şekillenirken bu kimliğe uygun davranmaya çalışarak hayat tarzımızı da değiştiriyoruz. Yaşama sebebimizi anlamlı kılmak için daha çoğunu arayanlar topluluğu haline dönüşmekteyiz. Koyduğumuz hedefler, hayata ve mutluluğa dair arayışlar aslında gerçekten onları bulmaya yönelik değil onu görünüşte yapma gerekliliği üzerine dayanmış durumda.
Bu da aslında “konformizm” kavramını gün yüzüne çıkartıyor. Hal Niedzvecki verdiği örnekle durumu çok güncel bir açıdan açıklıyor.
“ Konformistler alışveriş merkezlerinde dolaşıp yarı bireysel ürünlere para harcıyor, istedikleri kişi olmalarını sağlayacak kıyafet ve aksesuarlara bakıyorlar. Özel olanı istiyorlar. Ama kendilerine bir görünüş satın almak dışında, kendi kıyafetlerini yapmıyorlar. Bu da bireyselliğin konformizmini açıkça gösteriyor.”
Yaşadığımız bu kimlik kaybı yeni medya ile beraber daha da görünür bir hal almakla beraber kişinin tüm sosyal yaşamını da etkilemekte. Görünür olma çabası, farklı olmaya çalışmak ama bir o kadar da toplumsal normların dışına çıkmadan, başkalarına benzeyerek farklılaşma eğilimi bireyleri içinden çıkamayacakları bir ikileme sürüklüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sosyal medya, gerçek "ben"i doğru yansıtabilme çabası, yeni bir "ben" inşaa etmek ve Goffman üzerine kısa notlar...
26 Haz 2021

YAZARLAR

1Kitap1Mekan
Gerek klasik, gerek modern edebiyattan kitap önerilerimi ve birçok yeni mekan tavsiyemi 1Kitap1Mekan bültenimde bulabilirsiniz!
İLGİLİ OKUMALAR


