Beyninizle Date’e Çıktığınız Bir Yazı

Planlar, planlar, ah o planlarımız. Ne kadar çok alarm kurar olduk değil mi şu son günlerde. Pazartesiye yetişmesi gereken görevler, atılması gereken mailler, ödenmeyi bekleyen kredi kartı borçlarımız…
Ne zaman durup boş vaktimin olduğunu düşünsem, sonrasında ne yapacağımı düşünmekten bir bakmışım ağız tadıyla boş vakit bile geçiremez olmuşum. Günümüzde o kadar sık motive olmaya çalışıyoruz ki bazen boş bir şekilde duvara bakmanın da ruhsal sağlığımızı dinlendirebileceğini unutuyoruz sanırım. En son ne zaman bütün planlarınızı erteleyip oturduğunuz yerden karşınızdaki duvarı izlemek için vakit ayırdınız ki?
Çok gerekli iki not:
1) Bu yazıda duvarları izlemek kavramı sembolik olarak kullanılmıştır ama siz isterseniz bunu fiziksel olarak da gerçekleştirebilirsiniz.
2) Yine de aman (!) bu duvar işini fazla uzatmamaya dikkat edelim, böyle bir durumda müessesemiz sorumluluk kabul etmemektedir.
Forbes’un “30 Under 30” gibi başarı listeleri de motivasyon ve üretkenlik algımızdaki kırılmaların sebebi olabilir. Hoş başkalarının başarıları sizi rahatsız ediyorsa durup bu konu üzerine kesinlikle düşünmenizi öneririm. Başarılı olma isteğinin birçok faydası olsa da bazılarımız için stres kaynağı oluşturuyor olabilir. Oysaki başarı fazlasıyla öznel bir olgu bana kalırsa. Bu noktada her bireyin hikâyesinin birbirinden farklı gelişeceğini, düşmeden yerden kalkamayacağımızı ve bu sürecin sağlıklı olduğunu hatırlatmak gerekiyor kendimize.
Belki Forbes listelerinde değil ama kendi final haftamda başarıdan başarıya koşarken (!) pazar günkü finalimde rahatsızlanınca bu yoğun tempoda yavaşlamam gerekti. Siz yavaşlayınca dünya da bir anda yavaşlamıyor belki ama beyniniz sanki o dünyadan ayrılıp alternatif bir evren yaratıyor kendine. İşte o alternatif evrende düşünecek bolca vaktiniz oluyor - sanki beyniniz ve siz zamansız bir date’e çıkmışsınız ve hiçbir bildirim sizi rahatsız edemezmiş gibi...
Durmak üzerine başka bir yazı: Kapitalizm fırtınasının ortasında nezle olmak.
Umarım hasta olup yavaşlamaya karar vermezsiniz, bilinçli bir mola olur gerçekleştirdiğiniz. Bu süreçte beyninizle normalden daha fazla haşır neşir olmaya karar verenlerin için küçük bir öneri listesi:
Evde İzlemelik Dizi: Modern Love (Prime Video)
Evde İzlemelik Film: Satranç (The Royal Game)
Dinlemelik Podcast: Bunu ben de yaparım - İbrahim Selim
Okumalık Kitap: Yaban Koyununun İzinde - Haruki Murakami
Sevgiyle kalın 20’likler ve kendini daima 20’lik hissedenler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Selen Nasırlıer
Ekonomi lisansından artakalan zamanlarımda (!) içerik üreticiliğiyle ve radyo yayıncılığıyla ilgileniyorum. Günün yirmi beş saatini kahve içerek, müzik dinleyerek ve çevremdekilerle "Bir renk olsaydın hangi renk olurdun?" gibi sorular üzerine düşünerek geçiyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




