Bilgiye tahakküm, kurumsal erozyon

Bilgiye tahakküm, kurumsal erozyon

15 Nisan - Vaillant
Vaillant ile birlikte

Vaillant Türkiye’nin Kafa Rahatlatan Sohbetler ’i yeni sezonuyla bizlerle

Kafa Rahatlatan Sohbetler podcast yayınları, 4’üncü sezonunda da dinleyicilerini bekliyor. Nedir? Vaillant Türkiye ’nin alanında uzman ve ünlü isimlerin konuk olduğu podcast yayınları, dinleyicilerin kafalarını rahatlama ve onlara farklı…

Daha fazlasını öğren →

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Bloomberg’de yayımlanan haberde, “TÜİK’in onayı olmadan çevre, demografi, fiyat, işgücü, tarım ve ulusal hesaplar alanlarında herhangi bir platformda veri yayınlanan araştırmacılara 3 yıla kadar hapis cezası öngören bir yasa tasarısı üzerinde çalışıldığı” iddia edildi.

Taslak çalışmada, “Belirli bir metodolojiye dayanmayan ve bilimsel çalışma adı altında kamuoyuna sunulan manipülatif istatistikler TÜİK’i hedef almakta ve ekonomik göstergelere olan güveni zedelemektedir.” ifadesi yer alıyor. Bu ifadenin yayımlanacak olan istatistiklerde kullanılacak metodolojilerin TÜİK tarafından onaylanması gerektiği belirtilerek bir bakıma bilgi üretiminin bir kurumun tahakkümüne bırakılmasının  amaçlandığı değerlendiriliyor.

Söz konusu yasa tasarısı birçok araştırmacı ve kurumu hedef almasına rağmen gözler öncelikle Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) çevriliyor. 2020 yılında bir grup akademisyen ve bağımsız araştırmacı tarafından kurulan ENAG, kendi metodolojisiyle düzenli olarak enflasyon oranlarını hesaplayıp kamuoyu ile paylaşıyor. TÜİK’in mart ayında %61.14 olarak açıkladığı yıllık enflasyon oranına karşın ENAG, yıllık enflasyonu %142.63 olarak duyurmuştu. TÜİK ve ENAG’ın hesapladığı enflasyon oranları arasındaki büyük farklar iki kurum arasında çeşitli tartışmalara yol açmış ve TÜİK geçtiğimiz yıl ENAG’ın verilerinin yayınlanmaması için dava açarak ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştu.

“Asıl hedef ENAG”

ENAG, konuyla ilgili Twitter hesabından “ENAGrup, bu sayfada ve her zaman enflasyon oranını halkımız ile paylaşacaktır.” açıklamasında bulundu. Enflasyon Araştırma Grubunun kurucusu ve yöneticisi olan Prof. Dr. Veysel Ulusoy, söz konusu dava ile ilgili Aposto!’ya verdiği demeçte “Bu yasa tasarısı tek kelimeyle saçmalıktır ve asıl hedefi ENAG’dır. Biz, ENAG olarak, bunlara kulak asmadan çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.

Bir diğer bağımsız araştırma grubu olan DİSK-AR ise, özellikle açıkladığı işsizlik verileri ile zaman zaman TÜİK ile karşı karşıya geliyor. Yasa tasarısının muhtemel hedeflerinden biri olan DİSK-AR ise “DİSK Araştırma Merkezi bağımsız, bilimsel ve emek odaklı istatistiki çalışmaları yayımlamaya devam edecek. TÜİK geniş tanımlı işsizlik gerçeğini bizim çalışmalarımızdan öğrendi ve 10 yıl sonra kabul etti. Emeğin hakikati peşinde koşmaya devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu.

Çağ dışı bir olay

Düzenli olarak yaptığı anketlerin sonuçlarını kamuoyu ile paylaşan Türkiye Raporu Direktörü Can Selçuki, ilgili yasa tasarısı hakkındaki görüşlerini Aposto! İle paylaştı. 

Selçuki “Tüm dünyada istatistik paylaşımı devlet tekelinden çıkıyor ve veri sağlayacak alternatif yapılar oluşuyor. Türkiye’de ise dünyadaki trendin aksine devletin bilgi ve istatistik üzerinde tahakküm kurma politikaları çağ dışı bir olay. TÜİK’in istatistik üzerindeki merkezi gücünü artırma çalışmaları bilgi üzerinde tahakküm kurmaya çalışmaktır.” ifadelerini kullanıyor.

 Tasarının yasalaşması durumunda uygulanabilirliği ile ilgili sıkıntılar olacağına dikkat çeken Selçuki “Bu yasa tasarısı sadece Türkiye’de yerleşik kurumları mı kapsıyor yoksa uluslararası kurumların istatistiklerine de mi bir kısıtlama getirilecek belli değil. Örneğin, Dünya Bankası ve IMF gibi kurumlar da Türkiye ile ilgili istatistikler paylaşıyorlar. Bu kurumların TÜİK’ten onay almasını beklemenin veya paylaşımlarını engellemenin uygulanabilirliği pek mümkün görünmüyor.” diyor. Hapis cezası ihtimalinin bağımsız araştırmacı ve kurumları caydırabileceğini belirten Selçuki, “Alternatif veri üretmeye çalışan ticari ve akademik kurumların artık bu işi yapmaktan imtina edeceği bir döneme gireceğimizi düşünüyorum.” diye konuşuyor.

Editörün notu: Uzun yıllardır Türkiye’de devam eden kurumsal erozyon süreci, birçok kurumun bağımsızlığını ve güvenilirliğini halk nezdinde büyük oranda zedelemiş durumda. Akademide, istatistik kurumlarında ve medyada yaşanan kurumsal erozyon ve uygulanan devlet tahakkümü dezenformasyonu yaygınlaştırarak beraberinde manipülasyonları artırıyor. İnsanların doğru bilgiye erişme hakları ise alternatif yapı ve kurumların çalışmaları ile devam ettirilmeye çalışılıyor. Söz konusu yasa tasarısı da iktidarın kurumsal erozyon politikalarının bir devamı ve dezenformasyon ile kamuoyu algısı üzerinde kurmak istediği tahakkümün bir parçası olarak görülebilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem
∙

BÜLTEN SAYISI

🗞 TÜİK tahakkümü, Musk-Twitter hesaplaşması

TÜİK'ten izinsiz istatistik paylaşımına hapis cezası yolda, Elon Musk'tan Twitter'a 41 milyar dolarlık teklif, YSK'da seçim hazırlıkları.

15 Nis 2022

Vaillant ile birlikte
Ukrayna Cumhurbaşkanlık Basın Ofisi

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta