Bir büyüme(me) kavgası: Kandırıldık mı?

Görsel: Becky Cameron
Yaş mevzusu ile kavgam küçükken başladı. Fark etmiş olacağım ki çocuğum diye görülmüyorum veya sesim duyulmuyor, 7 yaşında “ben bir bireyim” diye diretmeye başladım. Benim için karne hediyesi olan İstanbul ziyaretlerinde en sevdiğim şey vapura binmekti ve belli bir yaşa kadar çocuklara geçiş ücretsizdi. Ne demek! Zavallı annem çoğu zaman çocuklara ayrılmış köprü gibi yerden geçmek zorunda kalırdı çünkü ben bir bireydim ve ben de jeton atmayı hak ediyordum! 10 yaşındayken 14 yaş kıyafetleri giymeye başladım, reşit olduğumda bilmeyen kalmayacaktı çünkü istediğimi yapma özgürlüğüm olacaktı. Sonunda 18 yaşıma geldim… Pastamda nihayet özgür olduğum yazıyordu. Peki ya ne oldu? Hayatımda beklediğim gibi bir değişiklik olmadı. Üzerinden tam on sene geçti ve ben artık kendimi şöyle derken yakalamaya başladım “eskiden 28 yaşındaki insanlar kocaman olurdu.” Büyüme kavgam büyümenin matah olmadığını görmemle tersi yöne evrilmeye başladı. Ben aslında küçücüktüm.
O koca koca insanlar da hiçbir şey bilmiyor muydu, yoksa biz mi (yetiştirildiğimiz) yetişkinlikten başka bir şeyin içinde bulduk kendimizi? Belki bilmeden biliyormuş gibi yapmanın verdiği kocamanlıktı o benim hatırladığım yetişkinlerin duruşu. Bu bir isyana dönüştü içimde. Evet ya, ben bu hayata hazırlanmamıştım. Bu değildi ki gördüğüm; büyükler her şeyi biliyordu hani, hani her şeyin cevabı netti? Bir tek ben miydim böyle hisseden, yoksa bu hayal kırıklığında haklılık payı var mıydı? Şimdi bunu hep beraber göreceğiz.
Yetişkinlik hakkında düşüncelerini sorduğum 35 kişiden sadece 4’ü olumlu cevap verdi. “Saçma ama ok” cevabı da olumlulara dahil. Peki ya kalanlar ne dedi?
“Vaat edilen topraklara erişememişim gibi, vaat neydi onu da çıkaramıyorum.”
“Yetişkin gibi hissedeceğimi bekliyordum, yokmuş öyle bir his.”
“Her şeye kendim karar veririm sanıyordum. Her şeye kendim karar veriyorum… Çok zor.”
“Abartılmış buldum. Yetişkinlikte yetişkin gibi hissederim sanıyordum.”
“Daha bir bilen olunduğunu düşünürdüm, hani şu -bir bilene soralım- gibi. Bilen dediklerimiz de bizim kadar mı biliyorlarmış?”
“Özgür ve mutlu bir hayat bekliyordum; yerine çok fazla sorumluluk, yük ve stres çıktı.”
“Denizlerin üstünde koşarım sanarken batmakla meşgulüm.”
“Çetin bir kışa girmiş gibiyim, güneşli günleri bekliyorum.”
“Hayat anlam kazanacak zannederken bütün anlamlar kaybolmaya başladı.”
“Yaşayamadık ki. Ondan bir şey çıkmadı.”
Yani sevgili 20likler, o koca koca insanlar da bir şey bilmiyordu sanırım; sadece fark etmediler. Biz en iyisi 20’lik hissetmeye devam edelim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Irmak Hacımusaoğlu
Beyine bakar, tespit yapar, yazar, çizer ve günün sonunda “ben ne yapıyorum yaa” der 🫠

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




