Bir Rüya Tasarlamak

Büyülü bir dünyayı izleyiciyle buluşturan Alice Müzikali, birçok disiplinden tasarımcı ve sanatçıyı bir araya getirerek hiç kuşkusuz son dönemin en ses getiren yapımı oldu. Peki bu dev prodüksiyonun arkasındaki ekip kim? Alice Müzikali’nin hikayesini, Harikalar Diyarı’nı gerçeğe dönüştüren ödüllü sanat stüdyosu Illusionist’le konuştuk.
Etkileyici görsel-işitsel deneyimler tasarlayan ödüllü bir dijital sanat stüdyosu olarak yaptığınız işi nasıl tanımlarsınız?
Farklı disiplinlerden gelen genç profesyonellerden oluşan, İstanbul merkezli ödüllü bir dijital sanat stüdyosuyuz. Görsel-işitsel sanat eserleri, sahne şovları ve performansları üreten ve yöneten yaratıcı, genç bir ekibimiz var. 8 yılı aşkın bir süredir sanat, tasarım ve teknolojiyi tek bir çatı altında birleştirerek izleyiciye farklı bakış açılarını yansıtan deneyimler tasarlıyoruz. Eşsiz ve başarılı projelerin her daim detaylarda saklı olduğuna inanarak çalışan bir ekibiz. Dolayısı ile her yeni projeyi, tek seferlik bir maceradan öte, bizi daha çok keşfetmeye teşvik eden ve yaratıcılığımızı bir sonraki adıma taşıyan yolculuklar olarak görüyoruz ve ele alıyoruz. İzleyici ile eser arasında yer alan dördüncü duvarı ortadan kaldırmak, seyircinin tamamen eserlerin bir parçası olabilmesi adına yaratıcılığımızı son limitlerine kadar zorlamak her projemizin bir parçası. Oluşturduğumuz fikir, konsept ve sahneleme tekniklerini dijital görüntüleme teknolojileri ve yeni teknolojilerle ile harmanlayarak sahne ve gösteri sanatlarına farklı boyutlar kazandırmayı amaçlıyoruz.

Yeni teknolojileri kullanarak ortaya çıkardığınız performans tasarımları sanal ve fiziksel sınırların bulanıklaştığı çok özel bir deneyim sunuyor. Bu deneyimi tasarlarken multidisipliner bir yaklaşıma sahip olduğunuzu görüyoruz. Projelerinizde hangi tasarım disiplinlerini bir arada kullanıyorsunuz?
Bizler burada, içinde bulunduğumuz gerçekliğe iletişimsel ve sanatsal amaçlarla yenilikçi bir bakış açısı kazandırabilmek adına günümüz son teknolojilerini geleneksel disiplinlerle bir araya getirerek, kendimize has bir ifade geliştirmeyi amaçlıyoruz. Ekibimiz, içinde kreatif senaristler, tasarımcılar ve yazılımcıları barındıran bir yapıda. Bu yapı, her projeyi fikir ve konsept aşamasından başlayarak görsel dünyanın yaratımına, sahne ve ışık tasarımına, çekiminden post prodüksiyona, animasyondan yazılıma, ses tasarımına ve hatta sahne performansına kadar kendi çatımız altında üretmemize olanak sağlıyor.
Son dönemin en çok konuşulan projelerinden Alice Müzikali’nin medya tasarımı ve prodüksiyonu size ait. Alice macerası nasıl başladı?
Alice’in hikayesi her zaman ilgi çekici olmuştur; merak uyandıran, içine girdikçe büyüyen, hala daha keşfedilmeyi bekleyen bir orman ‘Harikalar Diyarı’. Bu projeyi ilk duyduğumuzda stüdyomuzdaki herkesin oldukça ilgisini çekti. Alice ismi bile bizim alanımızda üretim yapan sanatçıların heyecanlanması için yeterli bir sebep. Bizi projeye davet eden isim Beyhan Murphy oldu. Beyhan Murphy ile uzun yıllara dayanan bir dostluğumuz var Illusionist olarak. Birlikte multimedya ve performansın iç içe olduğu birçok proje ürettik. Beyhan Murphy bizi projenin yapımcısı Nisan Ceren Göçen ile tanıştırdı. Nisan Ceren ile yakaladığımız uyum ve enerji ve projenin diğer ortaklarını tanımamız ile heyecanımız kat kat arttı. Bu projeye baktığımızda ilk etapta klasik tiyatro oyunlarının ve müzikallerin biraz dışına çıkarak, oyuna dijital enstalasyonlar ile arka planda destek verebileceğimizi düşündük. Çalışmaya başladığımızda Alice ile alakalı üretilmiş tüm içerikleri inceleme fırsatımız oldu. Müzikal, tiyatro, film, edebiyat ve animasyon anlamında birçok eser mevcut. Fakat gerçekleştirdiğimiz iş aslına bakarsak üretilmiş bu eserlerin dışında, hikayeye çok farklı bir yerden yaklaşan; onu modernize eden ve günümüz insanının dijitalleşme yolculuğu ile birleştiren bir uyarlamaydı, dolayısıyla multimedya içerikleri müzikalin taşıyıcı öğesi haline geldi. Projenin yönetmeni Serdar Biliş de benzer bir vizyon ile üretimlerimize özgürlük alanı sağladı ve bu, daha soyut ye modern bir yaklaşım ile tasarımlarımızı ele alarak vizyonumuzu en doğru şekilde işe yansıtmamıza olanak sağladı.

Pek çok tasarım disiplininin aktif olarak yer aldığı Alice projesinde dekor, müzik, ışık, dans gibi farklı disiplinlerle birlikte bir üretim ortaya koymak nasıl bir deneyimdi?
Biz, Illusionist olarak yaptığımız her işin izleyicide farklı bir algı yaratmasını önemsiyoruz. Bu sebeple teknoloji kullanımı, farklı disiplinleri bir araya getirmek ve bunu insan unsuru ile birleştirebilme çabası bizim vizyonumuzun çok önemli bir parçası. Aslında gerçekleştirdiğimiz projelerin neredeyse hepsinde multimedya teknolojileri, dekor, müzik, ışık, dans gibi farklı disiplinleri bir arada kullanıyoruz. Fakat konuyu bir müzikal ve biletli gösteri olarak ele aldığımızda hem ülkemizde gerçekleştirilen sahne sanatları adına hem de Illusionist adına bu işi ayrı bir yere koyabiliriz. İşinde uzman ve alanının en iyisi olan farklı geçmişlere sahip insanları bir araya getirmek ve kolektif bir proje ortaya koymak hiç de kolay değil, fakat bu iş bizim reflekslerimizin bir parçası olduğu için süreci başarılı bir şekilde yönetebildik. Müzikalin yapımcısı Nisan Ceren ve yönetmeni Serdar Biliş’in farklı disiplinlerdeki kişileri bir araya getirmedeki özeni ve herkesle ortak paydada buluşabilmesi de proje için önemliydi. Alanında profesyonel birçok sanatçı, besteci, oyuncu, tasarımcı ve teknisyenin bu denli büyük bir prodüksiyonun izleyici karşısına çıkarılması için çalıştığı bir projenin heyecanına ortak olmak, yaptığımız işleri büyük kitlelere ulaştırabilmek gerçekten gurur vericiydi bizim için.
İlk kez bu projede 3B tarama teknolojisini kullanılarak oyuncuların dijital ikizlerini yarattınız. Bu teknolojinin detayları ve uygulama süreci hakkında bilgi verebilir misiniz?
Projede yaratmayı amaçladığımız temel illüzyon, kullandığımız sahneleme teknikleri ile oyuncuları tasarladığımız dijital dünyanın içine almak ve animasyon oyuncu birlikteliğini interaktif bir şekilde izleyici ile buluşturmaktı. Bunu gerçekleştirebilmek için, oyunculara yarattığımız 3 boyutlu dünyanın içinde sınırsız bir hareket alanı sunmayı planladık. İlk etapta 2 gün süren greenbox çekimleri gerçekleştirildi. Bu çekimlerde temel amaç oyuncuları bulundukları alanın ve dekorun ötesinde, sihirli bir dünya ile çevreleyebilmekti. Bu dünyanın içine oyuncuları entegre edebilmek için photogrammetry adı verilen teknik kullanılarak 3 boyutlu tarama yapıldı ve oyundaki karakterlerin dijital benzerleri yaratıldı. Elimizdeki bu dijital karakterleri canlandırmak için motion capture teknolojisini kullandık. Kablosuz sensörlerle örülü bir kıyafet içindeki oyuncunun yaptığı tüm hareketler dijital ortama aktarıldı ve bu veriler oyuncuların 3 boyutlu karakterlerini canlandırmak için kullanıldı.

10 yıldır multimedya alanında yenilikçi projeler üreten bir ekip olarak, gelecek 10 yılda bu alanda nasıl gelişmeler öngörüyorsunuz?
Geleceğe dair hangi teknolojinin öne çıkacağını özellikle hızla değişen günümüz şartlarında kestirmek güç; ancak yeni teknolojilere olan ilgi ve merakımızı sanat ile birleştirerek Türkiye’de bu anlamda ilk diyebileceğimiz projelere imza attık. Motion capture teknolojisini realtime kullanarak yarattığımız Cem Yılmaz - Çelik şovu, devasa Kuka robot kolları programlayarak performans sanatçıları ile uyum içerisinde bir deneyime dönüştürdüğümüz Mess 60. yıl kutlaması, yenilikçi multimedya teknolojilerini entegre ettiğimiz Alice Müzikali gibi ödüllü projelerimiz bunlardan sadece bazıları. Farklı disiplinler ile uyum içerisinde üretmeye ve sanat/teknoloji entegrasyonuna dayanan yaklaşımımızı sürdürerek bu alanda öncülük etmeye devam etmek istiyoruz. Gelecek 10 yılda gerçekleşecek inovasyonları deneyimleyen ve projelerinde kullanan ilk ekiplerden olacağımızı söyleyebiliriz.
Gelecek planlarınızı da merak ediyoruz, hayalini kurduğunuz bir proje var mı?
Hayalini kurduğumuz elbette birçok proje var, bu konudaki iştahımız sonsuz. Haliyle bu da kendimiz ile durmak bilmeyen bir yarışın içine sokuyor bizleri. Yenilikçi olmaktan ve stüdyomuzda hayalleri gerçekleştirmenin sürekli yeni yollarını aramaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz. Heyecanımızı hiç kaybetmeden Türkiye’de başarılı ve öncü varlığımızı sürdürmek, global projelerimizin de devamlılığı ile Türkiye’nin dijital sanat/multimedya anlamında öncü ülkelerden biri olmasına katkıda bulunmak ise gelecek planlarımızın temelini oluşturuyor.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
PREMIUM'A ÖZEL
Alice Müzikali'nin arkasındaki ekip, tasarımcıların yeni oyun alanı festivaller
25 Ara 2022

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

